ARAŞTIRMA DOSYASI : YEZİDİLER KİMDİR ! EZİDİLİK NEDİR ? EZİDİLER VE DİNİ İNANÇLARI ?

Ezidilerin yaşayışı hakkında kısa kısa notlarla başlayalım; yaşamları, dini inançları, köklerine değinerek….

Kürtçe konuşan etnik dinî topluluğa verilen ad ve bu topluluğun Zerdüştlük ve eski Mezopotamya dinlerinden uzanan dinî inançlarına verilen isim. Yezîdiler, temel olarak tarihte Asurluların bir parçası olan Irak’ın Ninova bölgesinde yaşamaktadırlar. Ermenistan, Gürcistan, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Yezîdi toplulukları gittikçe azalma ve Avrupa, başlıca da Almanya’ya göç etme eğilimindedirler.

Yezîdî dîni, İslâm Peygamberin emriyle babası "El-Hakem ibn-i Ebî el-ʿAs" ile birlikte Mekke’nin güneyindeki Taif kentine sürülen dördüncü Emevî Hâlifesi I. Mervan ile aynı soydan gelen Şeyh Adî bin Musafir tarafından 12. yüzyılda Zerdüştlük ve yerel Mezopotamya inançları ile İslâm Sûfîliğinin kaynaştırılması neticesinde oluşturulan bir dinî inanç sistemidir. Bu inançta Yezid bin Muâviye – "Sultân Êzi" (Yerin Nûru ve İnsanlığın Sevinci), Adî bin Musafir "mürşid" kabul edilir ve soyu, Emevî Hâlifesi I. Mervan ile birleşmektedir.

Arap kökenli Şeyh Adî tarafından kurumlaştırılan bu dinde inananların çoğunluğu Kürtçe konuşmakta olup ağırlıklı olarak Irak’ın Musul kentinde yaşamaktadırlar. Bâzı araştırmacılara göre Yezîdîler, Kürtler tarafından asimile edilmiş Asurilerdir Tarih öncesi dönemlerden beri Asurlularda kuş şeklinde simgeleştirdikleri ve kutsal kabul ettikleri bir Şeytan’a tapmaktadırlar.

Şeyh Adî Suriye’den Laliş’e taşındığında orada Şeyh Şems ed-Dîn, Şeyh Fahr ed-Dîn, Şeyh Sacâdîn ve Şeyh Nâsir ed-Dîn isimli dört aziz kişiyle tanışmış. Bu kişiler Ēzdîna Mîr adlı bir adamın oğulları olup bu gruba daha sonra Yezîdîler tarafından al-Hassan al-Basrî olarak anılan Şeyh Hesen de katılmış. Bu beş kişi, Şeyh Adî ve Melek Taus ile birlikte Yezîdîlerin Heft Sirr dedikleri "Yedi Sır"’ını oluşturur.

Nasıl Yayıldı?

Ermenistan, Gürcistan, İran, Suriye ve Türkiye’de de cemaatleri bulunan Yezîdîlerin bugünkü toplam sayısının 800.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bâzı bilimsel araştırmalar ise Yezîdîlerin nüfusunun çok daha fazla olduğu yönündedir. Ayrıca başta Almanya ve İsveç olmak üzere Avrupa ülkelerinde de birçok göçmen Yezîdî yaşamaktadır.

Eskiden Şanlıurfa, Yezîdîğin kalesiydi. 1970’li yıllara kadar özellikle Urfa-Viranşehir’de yoğun olarak yaşayan ve sayıları 80.000’i bulan Türkiye Yezîdîleri, 1980’lerle beraber yurtdışına göç etmeye başlamışlardır.

1985 yılında 23.000’e inen sayıları, 2007 yılında 377’ye kadar (Urfa’da 243, Batman’da 72, Mardin’de 51, Diyarbakır’da 11 kişi) gerilemiştir. Türkiye Yezîdîlerinin büyük bir kısmı bugün Almanya’da yaşamaktadır, Avrupa Parlamentosu üyesi Feleknas Uca ve Sol Parti üyesi Ali Atalan bunlardandır.

Yezidilik Dini Nedir?

Laliş, Şeyh Adî’nin mezarı, Irak-Kürdistan Bölgesel Yönetimi.

"Yezîdî" kelimesi bu dinin tanrısı olan Azda kelimesinden türetildiği iddia edilmektedir. Kürt dilinde "Tanrı" ismini karşılayan iki kelime mevcutur: Bunlar "Ezda" ve "Xweda"’dır. Ezda beni yaratan, veren ve var eden anlamlarına gelmektedir. Xweda ise kendiliğinden var olan anlamına gelmektedir.

Yezîdîliğin önceki ilahî dinlerde anlatılan Düşmüş Melek’in yaratıcının buyruğuna rağmen insan karşısında eğilmeyip saygı göstermemesi, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm Evren’e ispatıdır ve yaratıcı tarafından sınanmıştır. İşte bu sınavı başarı ile verip tüm insanlığın ve dünya işlerinin başına geçme hakkını kazanmış diye düşünülür.

Ancak burada Düşmüş Melek’in sahip olduğu özellikler, diğer dinlerden farklıdır. Yezîdîlikte tanrı, Dünya’nın sadece yaratıcısıdır, sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Düşmüş Melek, bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Düşmüş Melek, Melek Tavus olarak adlandırılır ve bir tavus kuşu ile simgelenir. Gururlu bir melek olduğundan tanrıya isyan etmiş, ceza olarak 40.000 sene orada yanmış, sonunda döktüğü göz yaşları bu ateşi söndürmüştür. Artık tanrıyla barışıktır. Düşmüş Melek, yemek pişiren ve yangın çıkaran ateş gibi, Dünya gibi hem iyi, hem de kötüdür. Yezîdîler için Melek Taus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan’dır. Bu ismi ağzına almak, mukaddes olduğundan yasaktır. Tanrı, özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil, içi kötülüklerle dolu olana, Tavus’a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus’tur. Âhiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre Dünya Cennet’e de, Cehennem’e de dönüşebilir. Melek Tavus, bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu Dünya’daki gölgesidir.

Ayrıca Yezîdîlikteki Melek Tavus inancı, eski Zerdüştlük ve Mitraizm’den etkilenmiştir. Günümüzde Yezîdîler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini devam ettirmektedirler. Kuşlara ve yılanlara olan hürmetin 6000 sene öncesine dayanan kuşa tapan inançlardan gelmiş olması muhtemeldir.

Yezidilere Göre Yaradılış Nasıldır?

19. yüzyılın sonlarında Mardinli Yezîdîler.

Başlangıçta Tanrı Azda, kendi ateşinden Melek Tavus’u yaratır ve ona Evren’i ve insanı yaratma görevini verir. Bununla birlikte yaradılış işinde Tavus’a yardımcı olacak altı melek daha yaratır. Bunun üzerine Melek Tavus, Azda’nın verdiği buyruk doğrultusunda ve yine Azda’dan aldığı bir toz ile Erkek ile Kadın’ı ve Evren’i, ayriyeten ayak işlerini görmesi için dört cin yaratır.

Daha sonra Melek Tavus, yarattığı bu iki insanı takdim etmek üzere Azda’nın yanına gider ve Azda, Melek Tavus’a "Bundan sonra bu iki insana tâbî olacaksın" der. Bunun üzerine Melek Tavus, "Bu iki insanı yaratan, yoktan vareden benim. Niçin onlara tâbî olayım? Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.

Bu ilk iki insandan toplam 80 çocuk Dünya’ya gelir. Daha sonra bu ilk iki insan, ideal insan konusunda anlaşmazlığa düşerek kavgaya tutuşurlar ve sınavdan geçirilmelerine karar verilir. Her ikisi de ruhlarını, düşüncelerini bir küpe doldururlar ve ağzını kapatırlar. 40 gün sonra Erkek olanın küpünden Şahid bin Car adında güzel bir genç çıkar. Kadınınkinden ise akrepler, çıyanlar, sürüngenler.

Adam, Şahid bin Car’ı o kadar sever ki diğer 80 çocuğuyla artık ilgilenmez olur. Bu da kadın ve 80 çocuğu arasında kıskançlık ve nefrete neden olur. Karar verirler, Şahid bin Car öldürülecektir. Kadın, bir parola belirler ve suikastın yapılacağını bu parolayla bildireceğini söyler. Ancak her şeyi bilen ve duyan Melek Tavus’u hesaba katmamıştır. Melek Tavus, yarattığı dört cine emir verir ve cinler gece olunca bu 80 çocuğun ağızlarına üflerler. Uyandıklarında 80’i de farklı dil konuşmaktadırlar. Bu sebeple annelerinin söylediği parolayı da anlayamazlar. Şahid bin Car, böylelikle Melek Tavus’un sayesinde kurtulur.

Daha sonra Şahid bin Car’a dişi bir melek gönderilir ve bundan olan çocuklar, Yezîdîlerin atalarını oluşturur. Diğer 80 çocuktan Dünya’ya gelenlerse diğer insanları oluştururlar.

ORTADOĞU DA OLAN BİTENLER VE SON DURUMLARI…

Irak’ın kuzeyinde, Bölgesel Kürdistan Yönetimi’nin kontrolü altındaki yerlerde Ezidilerin derme çatma kamplarda ve hatta köprü altlarında yaşam mücadelesi verdiğini görmek mümkün.

Öte yandan, uzmanlar 4 bin 500 Ezidinin hâlâ IŞİD’in elinde olduğunu söylüyor. Bunlardan 3 bin kadarının ise kadın ve çocuk olduğu tahmin ediliyor.

IŞİD’in genç Ezidi kadınları ‘savaş ganimeti’ olarak gördüğü ve kontrol altında tuttuğu bölgelerde esir Ezidilerin alınıp satıldığı belirtiliyor. Şu ana kadar IŞİD’in elinde esir düşen Ezidilerden sadece birkaçı kaçıp kurtulmayı başarabildi.

Adla adlı genç bir kadın sadece birkaç gün önce Zako şehri yakınlarındaki bir kampta tekrar kocasına kavuşabilmiş. 38 gün önce köyündeki diğer kadınlarla birlikte IŞİD tarafından esir alındığını söylüyor.

"Başta bizi Musul’daki büyük bir eve götürdüler. O evde sadece kadınlar kalıyordu" diyen Adla, titreyerek konuşmaya devam ediyor:

"Evin tüm kapı ve pencerelerini kilitleyip etrafına da nöbetçiler diktiler."

Evin neredeyse her gün farklı farklı erkekler tarafından ziyaret edildiğini söyleyen Adla, "Başörtülerimizi çıkartmamız söyleniyordu. Gelen erkekler almak istedikleri kadınları seçiyorlardı" diyor. Ardından da; "Kadınlar saçlarından sürüklenerek evden dışarı çıkarılıyorlardı" diye eklemeyi unutmuyor.

IŞİD’in elinde kaldığı sürece birçok farklı yere götürülen Adla, arkadaşlarının oldukça şiddetli biçimde dövüldüğüne ve tecavüze uğradığına şahit olduğunu belirtiyor.

Bir esir kadın silah zoruyla oğlundan ayrılmak zorunda kalmış.

Hamile olduğu için uzun süre militanların kendisine bir şey yapmadığını söyleyen Adla zaman geçtikçe giderek daha endişeli hale geldiğini ifade ediyor ve "Bir gün bir sürü erkek yine aramızdan kadınları seçmeye geldi. Biz de aramızda konuşup kaçmaya karar verdik. Yakalanıp öldürülsek de artık farketmezdi. O şekilde yaşamaya devam etmektense ölmek daha iyi" diyor.

Çatışma bölgelerinde zor duruma düşenlere yardım etmeye çalışan azınlık çalışmaları uzmanı Hıdır Domle IŞİD’in esir Ezidileri nerelerde tuttuğuna dair bilgileri derlemek için uğraşıyor.

Bazı esirler hapishanelerde, bazılarıysa eski saray ve düğün salonlarında tutuluyor.

Esir kadınların bazılarıyla sakladıkları cep telefonları sayesinde konuşabilen Domle, "Özellikle Musul ve Telafer’de durum içer acısı" diyor.

"Uluslararası örgütler durumu araştırmıyor" diyen Domle, birçok kuruluşun bu kadar fazla Ezidi kadının IŞİD tarafından kaçırıldığına inanmadığını da belirtiyor.

IŞİD’in Ezidileri özellikle hedef aldığını ifade eden Domle, "Hem topraklarını kontrol etmek istiyorlar hem de inançlarına karşı ayrı bir nefret besliyorlar" diyor.

Ezidi kadınların İslam’a dönmemeleri halinde köle haline getirildiğini söyleyen Domle, "IŞİD militanları Ezidilerin İslam Devleti içerisinde yeri olmadığına inanıyor" diyor.

Bir okulda 20’li yaşlarının başındaki bekâr bir genç kızla karşılaşıyorum. Bana IŞİD’in elinde esir kaldığı günlerde yaşadığı korkunç olayları ve işkenceleri anlatıyor.

"Bizi kablolarla dövüyorlardı. Yemek vermiyorlardı ve yüzümüzü zorla petrolle yıkatıyorlardı" diyor.

Kız korkunç hikayelerine "Bir arkadaşımızı alıp götürmek istediler ama kız bileklerini kesti. İki arkadaşımızda kendilerini asarak intihar ettiler" diyerek devam ediyor.

IŞİD’e yönelik hava saldırıları sırasında kaçmayı başaran kız, üç gün yürüdükten sonra güvenli bölgelere gelebildiğini söylüyor. Şimdiyse geride kalanlar için endişeli.

"Dokuz yaşın üzerindeki her kızı parayı kim verirse ona satıyorlar" diyen kız, "Bazı adamlar aynı anda üç, dört hatta beş kız birden alıyordu" diyor.

Anlatılanları dinleyen kızın teyzesi ağlamaya başlıyor. Teyzenin de iki küçük kızı şu anda IŞİD’in elinde esir.

"Felaket, felaket" diye ağlayan kadın, "Bütün kızlarımızı aldılar. Onlar bizim her şeyimiz. Dünya bize yardım etmeli" diyor.

Erbil’deki bir evde Irak’ın tek Ezidi milletvekili Vian Dakhil ile buluşuyoruz. Ev 30’dan fazla mağdur için barınak haline gelmiş durumda.

Geçtiğimiz ay Şengal dağına yardım götürmeye çalışırken helikopterin düşmesi nedeniyle yaralanan Dakhil hâlâ koltuk değnekleriyle yürüyebiliyor.

Batılı ülkelerin IŞİD’e karşı giriştiği harekatın Ezidi esirlerin kurtulmasını sağlayabileceğini düşünen Dakhil, "Medyada görünürlük de gerekli.

Michelle Obama’nın Boko Haram tarafından kaçırılan Nijeryalı kız öğrenciler için devreye girmesi gibi bir görünürlük" diyor.

Ezidiler olarak Irak’ta azınlık olduklarını söyleyen Dakhil, Bağdat’ta güçlü bir etkinliklerinin de bulunmadığını ifade ediyor ve "İnsan haklarına ve insanlığa önem veren ülkelerden yardım istiyoruz" diye sesleniyor.

Kızları IŞİD elinde esir olan Ezidi aileler için zaman giderek daralıyor. Eğer yakında çocuklarını bulamazlarsa bir daha hiçbir zaman kızlarına kavuşamayacaklarından korkuyorlar.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: