ERMENİ SORUNU DOSYASI /// Aydın Engin : Tutun ki Soykırım Dendi, Tutun ki Denmedi…

Aydın Engin Demis ki… ( Cumhuriyet19 Nisan 2015 ) (YAZISI AŞAĞIDA)

"…Ancak 1915’te bir milyonu aşkın Ermeni vardı, şimdi yok. N’oldu onlara?"

500,000+ Suriye ve Irak’taki kamplara sag salim ulasti (Kaynak: Near East Relief raporlari)

400,000+ Kafkaslara goc etti ( "Ermeni Dosyasi", Kamuran Gurun)

100,000+ Avrupa ve Amerika’ya goc etti (Yusuf Halacoglu)

200,000+ Istanbul ve Anadolu’da kaldi (Kemal Cicek)

54,000+ Turk tarih Kurumu tarafindan öldüğü belgelendi; bunlarin 8,400 u intikam almak icin oldurulenler, gerisi hastalik, aclik ve diger nedenlerle olenler. (Ermeni propaganda makinasinin 1,5 milyona cikarttigi rakam bu iste.)

"… Peki, diyelim Ermeniler öldürülmedi güle oynaya Suriye’nin Deyr-i Zor çölüne gittiler. Peki, onların mülkleri, tarlaları, evleri, konakları, değirmenleri, atelyeleri n’oldu? Kimlere verildi?…"

Kimse gule oynaya hicbirsey yapmadi Birinci Dunya Savasinda. Adi ustunde, savas. Ama Ermeniler de zorla terrorizm- isyan-ihanet sarmalina sokulmadilar. Kendileri planladi ve adim adim uyguladi. Hem de bir savas aninda. Hem de ulke dort bir yandan saldiri ve isgale ugrarken. Hem de gokten, denizden, karadan tum Turk topraklarina olum yagarken…

Gidenlerin mallari, ileride dondukleri zaman kendilerine verilmek uzere, "Emval-i Metruke" ye devredildi. Duzneli kayitlari tutuldu. (Halacoglu)

Ama Ruslar da ayni anda milyonlarca Turk ve Muslumani olum ve zulum kullanarak Anadolu’ya kacmaya zorlayinca bu zavalli insanlarin bir kismi buralara yerlestirildi. Unutmayin ki ayni trajedi Balkan Turk ve Muslumanlarina da uygulaniyrodu. Onlar da olum ve zulum nedeniyle Anadolu’ya kacmaya zorlanmisti. Onlarin da bir kismi buaralara yerlestirildi.

Sonra Lozan konferansinda bu mallar konusu tartisildi ve karara baglandi. Buna gore uc sene icinde donenlere mallari geri verildi. ABD ile de Misyoner okullarinin ve Ermeni kokenli Amerikalilarin malvarliklari icin hem 1923 ve hem de 1934 te iki adet anlasma yapildi. 1934-1937 arasinda zamanin parasi ile bir milyon dolara yakin tazminat taksitlerle odendi. Yani bu konu hukuken de kapandi.

Ama tarih bilmeyen cahil gazeteciler, bu konuyu "insan haklari, demokrasi, merhamet duygulari" gibi nedenlerle bilmeden, anlamadan ve sadece sahsi cikarlari icin tahrik etmeye hala devam ettikce sakin, uygar ve yapici tartismalarin icine bir turlu giremiyoruz.

Bu cahil gazeteciye ulasabileniniz varsa lutfen bu yaniti okumasini isteyin. Turkiye’nin sorunlarindan biri de iste bu: bilen bilmeyen herkesin ahkam kesmesi… Her onune gelene kose verirsen olacagi budur!

Saygilar,

Ergun KIRLIKOVALI

Papa 1915’in yüzüncü yıldönümünde konuştu ve “soykırım” dedi…
Ardından Avrupa Parlamentosu karar aldı, “1915’te Ermenileresoykırım uygulandı”dedi.
Bugüne kadar 22 ülke 1915 olaylarını resmen soykırımolarak niteledi. Yüzüncü yıla denk geldiğinden bu sayı hızla artabilir…
Sıra Obama’da. Birkaç gün sonra 24 Nisan. Acaba Obama bu kez “soykırım” diyecek mi, demeyecek mi?
Peki, ne değişir?
Gelin filmi başa saralım.
Papa 1915’in yüzüncü yıldönümünde konuştu ve soykırım demedi.
Ardından Avrupa Parlamentosu karar aldı. Kararda 1915 olayları için “soykırım”denmedi…
1915 olaylarını soykırım olarak kabul eden 22 ülkeye yenileri katılmadı; dahası 22 ülke de o kararlarından vazgeçtiler; artık soykırım demiyorlar.
Birkaç gün sonra 24 Nisan. Obama konuşacak ve yine “soykırım”demeyecek
Peki ne değişir?

***

Bugünlerde ha bire bu tartışılıyor: Soykırımdı, değildi… Şuydu, hayır buydu… O da değildi tastamam şuydu…
Bu arada tartışmaya daha rafinekatılmayı yeğleyen “ağır abiler”de var: “Efendimsoykırım yani genoside, yani holocaust kavramı uluslararası hukuk literatürüne1948’den sonra girdi. Binaenaleyh 1915’te vuku bulmuş bir hadise için kullanılamaz”diyorlar. Hukuka böylesine sığ bir biçimsellikle sığınan mızmız mantığa okkalı bir cevap ararken Ufuk Urasarkadaşım bir tweet’le imdadıma yetişti; sordu: “Kâbil’in Habil’i öldürmesi cinayet sayılmaz, çünkü o zaman ceza hukuku yoktu mu diyeceğiz?”
Ama asıl tartışma “1915’te ne oldu” sorusuna cevap aramak yerine “1915’te olanlara ne ad verilmeli” gibi saçma sapan bir düzlemde yürümekte. Buyrun size Avrupa Parlamentosu’nun kararından sonra medyadan bir seçki:
1915’te Ermenileresoykırımuygulandı… Hayır hayır soykırım değil. Bak Ermeniler bile soykırım demiyor “büyük felaket”anlamında Medz Yeğern diyorlar… Türkçede böyle durumlar için “kırım” sözcüğü var. Bence bunu kullanmalı…Yav bırakın kelime aramayı. Katliam işte. Önce Ermeniler Türklere katliamyaptı, sonra da Türkler Ermenilere… Ama o da yanlış. 1915’te Türklerle Ermeniler arasındamukatele oldu. Yani karşılıklı cinayetler işlendi, birbirlerini boğazladılar… Ne mukatelesi? Ermeniler Ruslarla birlik olup Türkleri öldürdüler. Osmanlı da onları zorunlu göçe tabi tuttu. 1915’e olsa olsa tehcirdenir.

***

Yukarıdaki seçkiden dileyen kendine uygun olanını çekip kullansın. Orada yoksa kendi terimini üretsin. Ancak 1915’te olanlara ad verme itiş kakışından bir an önce çıkıp iki temel soruya cevap arasın:
Biiir:1915 24 Nisanı’ndan önce bu topraklarda Osmanlı nüfus kayıtlarını esas alırsak 1milyon 290 bin, Ermeni kilisesinin vergi kayıtlarına bakarsak 1milyon 914 bin, Britannica Ansiklopedisi’ne göre 1.750.000 Ermeni yaşıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927’de bu topraklarda yaşayan Ermeni sayısı “100 bin civarında” diye açıklandı. Bugün hemen hepsi İstanbul’da yaşayan 60 bin dolayında Ermeni yurttaşımız var.
Şimdi soralım: Bu toprakların en kadim halklarından Ermeniler 1915’te vardı, bugün yoklar. N’oldu onlara?
İkiiii:Geçen yüzyılın başlarında (yani 1915’lerde) Anadolu’da zenaat erbabı olarak Ermeniler açık ara ile öndeydiler. O kadar ki Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı kitabında Kurtuluş Savaşı sırasında Trabzon Limanı’nda biriken cephane ve silahların cepheye sevk edilememesini “Kağnı ve araba tekerleği yapacak Ermeni ustalar kalmadığından…” diye açıklıyor.
Şimdi soralım:Peki, Ermeniler bu topraklarda yok edildikten sonra atelyeleri, işlikleri, küçük çaplı fabrikaları, tarlaları, evleri, konakları, değirmenleri n’oldu? Kime kaldı?Yağmalanmadığı, devlet denetiminde uygun kişilere ve ailelere dağıtıldığı biliniyor. Ama o kişilerin, ailelerin kimler olduğu bir devlet sırrı. Açıldı denen arşivlerde nedense bu sorunun cevabını verebilecek belgeler yer almıyor.

***

Özetleyelim:
Peki kabul, soykırım filan değildi.
Peki kabul, büyük felaket de değildi.
Peki, kabul Türkler Ermenileri değil, Ermeniler Türkleri öldürdü.
Ancak 1915’te bir milyonu aşkın Ermeni vardı, şimdi yok. N’oldu onlara?
Peki, diyelim Ermeniler öldürülmedi güle oynaya Suriye’nin Deyr-i Zor çölüne gittiler. Peki, onların mülkleri, tarlaları, evleri, konakları, değirmenleri, atelyeleri n’oldu? Kimlere verildi?

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: