ERMENİ SORUNU DOSYASI : Ermeni Diasporası Hakkında

GENEL BİLGİ

Türkiye’nin yetersiz lobicilik yapılanması, hasım yabancı etnik yapıların birçok çalışmaları karşısında hazırlıksız yakalanması anlamına gelmiştir.

Geçmiş örnekleri, öncelikle "halkla ilişkiler" arenasında başlamış olan yabancı hasın lobi çalışmaları, yabancı dillerde yayınlanan sayısız tarih kitapları. araştırma çalışmaları, romanlar, hikayeler, konulu fimler, dokümanter çalışmaları gibi alanlarda Türkiye ve Türk dünyası aleyhindeki dezenformasyon girişimlerini hat safhada başarılı bir noktaya getirmiştir.

Halkla ilişkiler konusunda son derece büyük bir başarıya ulaşmış yabancı lobilerin oluşturduğu Türkiye aleyhtarı dünya kamuoyu ve basını karşısında, ülkemiz yaklaşık 80 yıllık bir kış uykusu dönemi ardından büyük ölçüde başarısız bir yakalamaca oyunu peşinde olmak gibi bir görünüm sergilemektedir.

* * *

Hasım yabancı etnik yapılanmaların en başında gelen Ermeni diasporasının geçmiş halkla ilişkiler çalışmaları eş zamanlı olarak bir çok başka alanda da önemli mesafeler kaydetmiştir.

Bunlardan birincisi Ermeni diasporasının başlattığı ve başarı ile devam ettirmekte olduğu "Ermeni soykırımı" sigorta tazminatları ödemeleri girişimidir. 2004’te Ermenilerin Amerikan New York Life şirketinden aldıkları 20 milyon dolar tazminat ödemesi ile ilk meyvelerini vermeye başlayan bir girişim Ermenilerin 2007 yılında Türk OYAK ile Fransız AXA ortaklığından elde ettikleri 14.4 milyon Frank ile devam etmiş ve de son olarak da 18 Eylül 2009’da Sabancılar’ın sahibi olduğu AVIVASA’nın ortağı olan İngiliz AVIVA’nın 10.000 Ermeni tarafından İngiltere’de mahkemeye verilmesi ile devam etmiştir. Sabancılar’dan ve dolayısı ile Türkiye’nin milli servetinden yaklaşık 40 milyon dolar daha almayı hedefleyen Ermeniler guruplar, sigorta girişimlerini, Osmanlı döneminde Ermenilere sigorta poliçeleri satmış olan yaklaşık 28 yabancı sigorta şirketi ile devam ettirmeyi amaçlamaktadırlar. Ermenilerin bu planları, New York Life sigorta sirketi ve AXA/OYAK girişiminin mimari olan Dr. Varteks Yeghiayan (Yağcıyan) tarafından halka açık konuşmalarında dile getirilmiştir.

2011 yılında yeni gelişmelere tanık olduk:

Amerika’nın Kaliforniya eyaletinin Los Angeles Federal Mahkemesi’nde Ermeniler yeni davalar açtılar:

1-Amerikalıların işlettiği İncirlik Hava Üssü arazisinin 3 Ermeni’ye iadesi veya karşılığı olarak 100 milyon dolar kadar bir meblağın kendilerine tazminat olarak verilmesi.

2-Ziraat Bankası ve TC Merkez bankaları aleyhine açılan davalarla 1915 öncesi varlıklarının Ermenilere iadesi. Adı geçen bankaların 19 Eylül, 2011 tarihinde yaptıkları savunmalar, son olarak 19 Aralık 2011 tarihinde mahkeme tarafından incelemeye alında ve karar Türkiye aleyhine çıkacak olursa, adı geçen bankaların ABD’deki varlıkların el konularak Ermenilere soykırım tazminatı olarak Amerikan devleti tarafından ödenebilecek.

3-Ermeniler son olarak da, Çankaya Köşkü arazisine göz dikmiş görünüyor. Kasapyan ailesinin bu eski mülkünün de gelecekte önemli bir tartışma ve mahkeme dava konusu olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

* * *

Türkiye, sigorta tazminatları konusunda bir yakalamaca oynamak bir kenara, bir oyun planı dahi olmadan gelişmeleri sadece seyretmekte, ve bu gelişmelerin gelecekte dünya mahkemelerinde Türkiye aleyhine yaratabileceği muhtemel hukuki gelişmeleri önemsememektedir ve bir A veya B planından yoksundur.

* * *

Ermenilerin, en azından dünya kamuoyu önünde ve örneğin UNESCO gibi uluslararası örgütler nezdinde mesafe kaydettikleri bir başka konular da vardır. Bunlar toprak, mülk tazminatları ve Türkiye’deki eski Ermeni yapıtları konularıdır.

Bu konularda da Türkiye’nin A planının dahi ne olduğu belirli değildir.

Örneğin UNESCO, Ermeni girişimleri ardından 1976 Azınlık hakları Raporu’nun 32. maddesinde çerçevesinde Türkiye’nin azınlıklara karşı uluslararası sözleşmelere yönelik "ihlalleri" karşısında şu bildirimde bulunmuştu:

"Birçokları, tarihi anıtların korunması üzerine geniş bir yönetim bürosu olan UNESCO’nun Türkiye’deki anıtları korumaya alması hakkında girişimlerde bulunmasını istemektedir. Ancak UNESCO’nun böyle bir girişimde bulunabilmesi için, yönetmeliğine göre, anıtların bulunduğu ülkeden davet alması gerekir. Ancak bazı uzmanlarımız bu konuda dikkatli olunması gerektiğini bildirmektedirler."

‘Türkiye’nin doğusundaki Ermeni anıtlarının daha iyi korunduklarını görmek isteriz, ancak bu yöndeki eylemlerin sadece geriye kalan anıtların harap edilmelerini hızlandıracağı nedeni ile, Türkleri bu konuda baskı altına almak konusunda UNESCO veya herhangi bir Batılı hükümetini uyarırız.’

Yani, bir başka değişle, UNESCO’nun raporu şunu söylemektedir: " Bu konularda Türkiye’yi uyarmak tehlikelidir, çünkü bu illet milletin iyice çığrından çıkma ve geriye kalan ve ayakta kalan 3-5 anıtı da inadına yerle bir etme ihtimali vardır".

* * *

Daha da vahim bir durum olarak da, Türkiye Ermeni çalışmalarını detaylıca incelememekte ve olaylar bir yakalamaca oyunu dönemine erişmeden kendisini hazırlayamamaktadır ve çoğu zaman, aleyhinde oluşan köklü gelişmeleri bertaraf edebilmek için Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi konumu, siyasi ve askeri konjonktürlerini bir levye olarak kullanmaya çalışarak geçmiş tembelliklerimizi bertaraf etmeye çalışmaktadır.

http://www.lobisav.org/diasporahaber.html

Harita: Vikipedi

http://www.yenidenergenekon.com/390-ermeni-diasporasi-hakkinda/

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: