TARİH /// 25 NİSAN : ANZAKLAR’IN ÖLÜME YÜRÜYÜŞÜ

Kemal_Cicek19

25 NİSAN: ANZAKLAR’IN ÖLÜME YÜRÜYÜŞÜ

On binlerce Anzak askeri Paris ya da Viyana’ya gitme ve Alman askerleriyle savaşma hayaliyle yola çıktılar. Limni Adası’nda verilen son molada Çanakkale’ye çıkarma yapılacağı söylendiğinde hayal kırıklığı yaşadılar.Karaya çıkar çıkmaz Osmanlı askerlerinin yoğun ateşi altında kaldılar. Yanlış taktik ve manevralarla göz göre göre ölüme sürüldüler.

25 Nisan günü şafak vaktinde on binlerce Anzak İngiltere donanması tarafından Gelibolu plajlarına bırakıldılar. Kolay bir zafer ümidiyle karaya çıktılar. Ancak 10 ay boyunca Osmanlı askerine karşı birbirine çok yakın siperlerde ölüm-kalım savaşı verdiler. Ne düşmanlarını tam olarak tanıyor ne de neden bu savaşa girdiklerini biliyorlardı. Centilmence savaşmasalar, belki de hiçbiri evine dönemeyecekti.

Geçen hafta “Anzak Mirası” konulu bir sempozyuma katılmak üzere Avustralya’ya gittim. Bu ülkede Anzak Günü ve I. Dünya Savaşı’nın 100. yıl dönümü dolayısıyla çok sayıda konferans, toplantı ve sergi düzenlendiğine şahit oldum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar’ın genelde I. Dünya Savaşı ve özelde Çanakkale savaşlarına karşı ilgilerinin bizden çok fazla olduğunu öğrenmek beni şaşırttı. Bu ilginin sebeplerini araştırdığımda, bildiğimiz Çanakkale’den çok farklı bir hikâye ile karşı karşıya olduğumu anladım.

ALMANYA’YA HAD BİLDİRME

Birinci Dünya Savaşı başladığında Avustralya Kraliyet Devleti ve Yeni Zelanda Britanya Krallığı’na bağlıydı. Bu yüzden Winston Churchill Avustralya ve Yeni Zelandalılar’ın da cepheye asker göndermesini talep etti. Yapılan kampanyalar sayesinde binlerce kişi ezeli düşman olarak bildikleri Almanya’ya haddini bildirmek için orduya yazıldı. İngiltere ilk etapta 21 bin Avustralya ve 10 bin Yeni Zelandalı’yı Mısır’a gönderdi. İki ülkenin askerleri Mısır’da birleştirilerek bir kolordu meydana getirildi. Artık onlar Avustralya ya da Yeni Zelandalı olarak değil “Anzak” olarak anılacaktı.

YANLIŞ TAKTİK VE MANEVRA

Anzak olarak anılan askerlerin Avrupa kıtasına gitmek ve Almanya’ya karşı savaşmak hayalleri 25 Nisan günü şafak vakti şimdi Anzak koyu olarak bilinen yere yapılan çıkartma harekâtı ile son buldu. Britanya Krallığı ve kraliçenin onuru için savaştığına inanan Anzaklar, karaya çıkar çıkmaz siperlerinde kendilerini bekleyen Osmanlı askerinin yoğun ateşi altında kaldılar. Anzaklar’ın karşısında sadece Türk askeri değil, çıkması olanaksız sarp kayalıklar vardı. Buna rağmen İngiliz General Hamilton onları akın akın plaja dökmeye devam etti. Generalin yanlış taktik ve manevralarla kendilerini göz göre göre ölüme göndermesi üzerine Anzaklar bu savaşı ve Britanya Krallığı için ne ifade ettiklerini sorgulamaya başladılar.

ANZAKLAR NEDEN SAVAŞTILAR?

Çanakkale cephesindeki Anzak askerleri savaşma sebeplerini sorgulasa da, Avustralya ve Yeni Zelanda tarihçileri savaşa girmekten başka çareleri olmadığını savunuyor. Geoffrey Blainey’e göre savaşta tarafsız kalmak düşmana bağlıdır. Almanya Pasifik Okyanusu’ndaki donanması ile Avustralya’yı işgal edebilecek güçteydi. Aslında bu tespit Osmanlı Devleti için de geçerlidir. Avrupa’nın birbirine rakip imparatorluklarının sömürge yarışına girdikleri ve Osmanlı topraklarını paylaşmak için birbirleriyle savaştıkları bir savaşta, Osmanlı’nın savaşta tarafsız kalabileceğini iddia etmek, tarih bilmemekle açıklanabilir.

DÜŞMAN KİM BİLMİYORLARDI

Anzak askerleri arasında okur-yazar oranı çok yüksekti. Çoğu günlük tutuyordu. İşte bu günlüklerden öğreniyoruz ki Anzak askerlerinin ne gittikleri yer ne de karşılarındaki düşman hakkında hiçbir bilgileri yoktu. Limni adasında verilen son molada kendilerine Çanakkale’ye çıkartma yapılacağı söylendiğinde çoğu büyük bir hayal kırıklığı yaşadılar. Hayallerinde Paris’e veya Viyana’ya gitmek, Alman ordusuna karşı savaşmak vardı. Komutanları onları teskin etmek için “Kolay bir zafer ve erken barış” vaadinde bulundular. Birkaç gün içinde Çanakkale geçilecekti. Ancak Churchil’in ifadesiyle koskoca Britanya İmparatorluğu “Şu birkaç millik bayır ve fundalığı” bir türlü alamamıştı.

JONNY TÜRK YA DA ŞEREFLİ DÜŞMAN

Savaş sırasında Britanya Krallığı propaganda bürosu, askerlerini motive etmek için sürekli Türk askerlerinin barbar, cani, namert olduğunu anlatan broşürler dağıttı. Türk askerlerine asla esir düşülmemesi tembih edildi. Propagandalara göre Türk askerleri esirlere işkence yapıyor, yaralıları sakat bırakıyor, Hıristiyanlar’a karşı çok acımasız davranıyordu. Ancak savaş sırasında yaşananlar Anzaklar’ın fikrini tamamen değiştirdi. Türk askerleri çok centilmence savaşıyor, yaralıları tedavi ediyor, sakat kalanları tedaviden sonra birliklerine gönderiyorlardı. Hastane çadırları hedef alınmıyordu. Bir defasında yanlışlıkla Kızılhaç’a ait bir katırı öldürdükleri için özür dilemişlerdi. Onlar için Türk askeri artık “barbar” değil, “Johnny Türk” yani saygı değer bir düşmandı.

ANZAKLAR ÇANAKKALE SAYESİNDE MİLLİ BİLİNÇ KAZANDILAR

Çanakkale, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın tarihlerindeki en büyük savaştı. Bu savaşta Britanya Krallığı’nın bekası ve kraliçenin onuru için verdikleri mücadele onların milli bir bilinç kazanmasına yol açtı.

Anzaklar’ın kayıpları o kadar fazla fakat İngiliz komutanların duyarlılığı o kadar azdı ki her Anzak askeri kendisinin sadece bir kurban olduğunu anladı. Diğer taraftan seferberlik çağrısına katılan 417 bin Avustralya genci ülkenin kendi kendine yeterliliğinin bir göstergesi olarak algılandı.

KURBAN EDİLDİKLERİNE İNANDILAR

Anzak askerlerinin yazmış oldukları günlükler Çanakkale savaşları ve İngiltere’ye bakışın nasıl değiştiğini tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. C. Pugsley adlı bir asker günlüğünde şunları yazıyor.

“Cephedeki tükenmişlikten sonra değişen ve zenginleşen yemekler de işi tamamlıyordu. Askerlerden bir kısmı Limni’yi ve adadaki kampları “Kurban edilmeden önce besiye çekilen koyunlar kampı” olarak tanımlıyordu.

Yeni gelenler, hiçbir şeyin farkında değildiler, olup bitenleri bilmiyorlardı. Bu konuda fazla bir şey de konuşulmuyordu. Ancak, eskilerin bakışlarından ve tükenmişliklerinden, siperlerdeki durumun ne olduğu anlaşılabilmekteydi”.

HER BEŞ ANZAK’TAN BİRİSİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Britanya Krallığı, Çanakkale’nin geçilmez olduğunu anlayıp, Gelibolu’dan çekilme kararı verdiğinde manzara korkunçtu. İtilaf Devletleri’nde 130 bin asker ölmüş, on binlerce asker yaralanmıştı. Binlercesi kayıp olarak kayda geçmişti. Ölüler arasında 8 bin 700 Avustralya, 2 bin 779 Yeni Zelanda askeri vardı.

ÖLDÜRMEYE GELDİLER DOST OLDULAR

Çanakkale cephesinde savaşan Anzak askerleri günlüklerinde Türk askerlerinden her zaman sitayişle bahsettiler. Birbirlerine çikolata, konserve ve tütün ikramında bulunduklarını, yaralıları ve ölülerini toplamak için sık sık ateşkes yaptıklarını anlattılar. İngilizler’in Türkler hakkındaki söylediklerinin asılsız olduğunu tecrübe ederek öğrendiler. “Bir daha savaşsak sizin tarafınızda oluruz” diyen Anzak gazilerine bu yüzden şaşmamak gerekir.

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: