TARİH /// YAKUP MUSA : 100. YILINDA ÇANAKKALE SAVAŞLARI

Aydınlık Gazetesi yazarı Sayın İlkin Başar ÖZAL’ın kaleme aldığı, ülkemize düzenlenen emperyalist bir saldırı olan Çanakkale Savaşı hakkında doğru bilgiler ihtiva eden yazısı halen batılı Hıristiyanların sözde Ermeni Soykırım İftirasını TÜRKİYE’nin bölünmesini sağlamada kullandığı ve sürekli gündemde tutarak Siyonist BOP Projesi kapsamında ülkemizi bölmeyi, Büyük Ermenistan, sözde bağımsız/özerk Kürdistan (Büyük İsrail) planlarının gündemde tutulduğu şu günlerde halkımızın doğru bilgilenmesi, tarihin doğru olarak bilinmesi amacıyla aşağıda sunulmuştur:

100. Yılında Çanakkale Savaşları!

Sanayileşmiş devletlerin sömürge paylaşım mücadelesi insanlığı ilk büyük sınavı ile karşı karşıya getirir:

Birinci Dünya Savaşı. İngiltere’nin imparatorluk sistemini kırarak gücünü yok etmeyi amaçlayan Almanya, yanına çektiği Avusturya-Macaristan ve İtalya ile 1883’te “Üçlü İttifak” grubunu oluşturur. İngiltere ve Fransa, Baltık Denizi’nden Akdeniz’e kadar uzanan bu İttifak oluşumu karşısında, Rusya’yı kendi aralarına alırlar. 1907 yılında “Üçlü İtilaf” böylelikle doğmuş olur. İlginç olan her iki bloğun da hedefinde; konumu, kaynakları, stratejik noktalara yakınlığı nedeniyle Osmanlı İmparatorluğu’nun bulunmasıdır. Osmanlı yönetimi her iki blokla denge siyasetine dayalı dostane ilişkiler sürdürür. Trablusgarp ve Balkan savaşları sonrası ordu modernizasyonu için Alman uzmanları görevlendirirken, donanmayı geliştirmek için de İngiltere’ye gemi siparişleri verilir. Buna rağmen “Hasta Adam” olarak nitelendirildiğinden savaşın hemen başında Osmanlı İmparatorluğu herhangi bir blok üyesi değildir.

28 Haziran 1914 tarihinde Avusturya-Macaristan Veliahtı’nın öldürülmesinin ardından Avrupa’da sıcak savaş başlar. İngiltere Deniz Kuvvetleri Birinci Lordu Winston Churchill, Osmanlılar için inşa edilmekte olan iki muharebe kruvazörü olan Sultan Osman ve Reşadiye’ye İngiltere tarafından el koyulduğunu açıklar. Uluslararası siyasal arenada yalnız kalmak istemeyen Osmanlı İmparatorluğu da 2 Ağustos 1914’te Almanya gizli bir ittifak anlaşması imzalar. 3 Ağustos 1914’te genel seferberlik ilan eden Harbiye Nazırı Enver Paşa, 4 Ağustos 1914’te Bahriye Nezareti ile Çanakkale’deki 3. Kolordu Komutanlığı’na şu emri verir: “Bahr-i Sefîd (Akdeniz) ve Bahr-i Siyah (Karadeniz) Boğazları derhal kapatılacaktır. Torpil (mayın) hattında ticaret gemilerinin geçişine müsait bir yol açık bırakılacaktır. İşaret şamandıraları kaldırılacak ve fenerler söndürülecektir.” Osmanlı yönetimi 10 Ağustos 1915 günü Çanakkale Boğazı’na giren Goeben ve Breslau zırhlılarının Almanya Hükümeti tarafından kendisine satıldığını açıklar. Ardından da Boğaz’a yapılacak herhangi bir “zorlama” girişiminde Boğazların kapatılacağını ilan eder. Osmanlı Donanma Komutanlığı’na getirilen Amiral Souchon’un Karadeniz’de saldırdığı Rusya, Kafkaslarda Osmanlı sınırlarından içeri girer. İngilizlerin ve Fransızların hedefinde ise Çanakkale vardır.

DONANMA SALDIRILARI…

3 Kasım 1914 tarihinde İngiliz ve Fransız gemilerinin Çanakkale Boğazı’na yaptıkları saldırı 85 şehit ve 31 yaralı ile sonuçlanır. Bunu Osmanlı yönetiminin savaş ilanı ve Padişah’ın “Cihad-ı Ekber”i takip eder. 13 Aralık 1914 günü Boğaz’da sabit batarya görevi gören Mesudiye zırhlısı İngiliz B-11 denizaltısı tarafından batırılır. 1915 Ocak ayında Deniz Bakanı Churchill, donanmanın tek başına Çanakkale Boğazı’nı geçebileceği fikrine dayanan planının İngiliz Savaş Konseyi tarafından onaylanmasını sağlar. 19 ve 25 Şubat’taki saldırılarda Osmanlı’nın Boğaz girişindeki tabyaları imha edilir. Nihai saldırı ise 18 Mart 1918 tarihinde yaşanır. İngilizlerin Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson, Inflexible, Vengeance, Irresistible, Albion, Ocean, Majestic, Prince George, Swiftsure, Triumph, Canopus, Cornwallis ve Fransızların Gaulois, Charlemagne, Bouvet, Suffren zırhlılarından oluşan armada Boğaz’a saldırır. Gün sonunda Nusret’in mayınları ve Seyit Onbaşı’nın gülleleriyle tanışan donanmanın üçte biri savaş dışı kalır. Bu başarısızlık üzerine İtilaf devletleri, amfibi bir harekata karar verirler.

ÇIKARMA…

25 Nisan 1915 günü 200 kadar savaş ve taşıt gemisiyle uçakların desteği altında yaklaşık 80 bin kişiden oluşan bir kuvvet, Boğaz’ın her iki yakasına saldırır. Fransızlar Kumkale bölgesine çıkarlar. Seddülbahir’e beş ayrı noktadan çıkarma yapılır… Türk direnişi karşısında İtilaf kuvvetleri bulundukları yerlere çakılıp kaldığından mücadele “siper savaşı”na dönüşüp kilitlenir. İngilizler bu durumdan kurtulmak için 6-7 Ağustos gecesi başlattıkları yeni bir çıkarma gerçekleştirir. Bu kez hedef Suvla (Anafartalar) sahilidir. Kara savaşlarının dönüm noktası sayılabilecek Anafartalar Savaşları, Mustafa Kemal’in komutası altında zaferle sonuçlanır.

DENİZALTI SAVAŞLARI…

“Çanakkale Savaşları”, denilince akla ilk gelenler “18 Mart Deniz Zaferi”, “25 Nisan Çıkarması” ve “Anafartalar Savaşları”dır. Ancak savaş, denizin altında ve havada da yaşanmıştır. Çanakkale Savaşları sırasında Boğaz’ı geçmeye çalışan İtilaf denizaltıları ile Osmanlı suüstü gemileri ve Alman denizaltıları mücadele ederler. İngilizlerin “E sınıfı” denizaltıları, Fransızlarla karşılaştırıldığında, savaş sırasında daha fazla etkinlik gösterirler. E-15 Boğaz’ı geçmeye çalışan ilk denizaltıdır ancak etkisiz hale getirilir. Avustralya’nın AE-2 denizaltısı Boğaz’ı geçmeyi başaran ilk denizaltıdır. Kısa süreli bir takip sonrası Sultanhisar torpidobotu tarafından batırılır. E-14 denizaltısı ise Marmara Denizi’ne giren ve geri dönen ilk denizaltıdır. İngiliz denizaltılarından E-14 ve E-7 iki defa, E-11 ise üç defa Marmara’ya girip çıkmayı başarır. Hatta İstanbul Limanı’na kadar gelerek saldırılar düzenlerler… Çanakkale’de kullanılan savaşın yeni silahı sadece denizaltı değildir. İttifak ve İtilaf orduları tarafından görevlendirilen uçaklar arasındaki mücadele 1914 yılının Ağustos ayından neredeyse savaşın sonuna kadar devam eder.

HAVA HAREKATI…

Bütün cephelerde her iki tarafa ait uçaklar hareketli, balonlar ise sabit keşif ve gözetleme faaliyeti göstermeye başladıkları gibi uçaklar, kara ve deniz harekatında bombardıman destek unsuru olarak da kullanılırlar. Cephede bomba ve çivi atarak etkili olan uçaklar, şehir bombardımanlarına ve kendi aralarında çatışmaya da başlarlar. Çanakkale Savaşları’nın başında Osmanlının, Alman Yüzbaşı Erich Serno komutasında, 3 kara ve bir deniz uçağından oluşan bir uçak bölüğü bulunmaktadır. Çanakkale Cephesi’nde Şubat 1915 bombardımanları öncesinde İngilizlerin Ark Royal ve Fransızların Foudre uçak gemileri İtilaf filosuna katılırlar. Sayısı 55’e ulaşan uçaklar, Çanakkale Savaşları sırasında, birliklerinin taarruzlarını desteklerler. Tespit ettikleri Türk mevzilerinin üzerine savaş gemilerinin aşırtma atışlarını yönlendirirler. Denizaltılara hedef bile belirlerler. İtilaf filosunun Boğaz’dan geçişini kolaylaştırmak için tabyalara, denizaltı ağlarına ve mayın hatlarına saldırılar düzenlerler. İtilaf devletlerinin hava gücünün diğer bir unsuru ise sabit gözetleme görevi üstlenen balonlardır.

GEORGE S. PATTON JR VE ATATÜRK!

İkinci Dünya savaşı sırasında Kuzey Afrika ile Sicilya’da ABD Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapan General George S. Patton Jr. 1936’da yazdığı bir raporda Mustafa Kemal’den övgüyle bahsetmektedir. Gelibolu Savunması (The Defense Of Gallipoli) adını taşıyan raporunun birçok yerinde Mustafa Kemal’in; liderlik, komutanlık, inisiyatif kullanma, disiplin gibi özellikleri ön plana çıkarılmaktadır. “Mustafa Kemal’in elinde harita cephe içerisinde askeri yönlendirip kazanırken Avustralyalıları yöneten komutanların sahilde oturup kaybettiği” vurgulanır. 5.Ordu Komutanı Liman von Sanders’in savaş sırasında verdiği en akıllıca kararın Mustafa Kemal’i Anafartalar Grup Komutanlığı’na ataması olduğu ifade edilir. Raporun sonuç bölümündeki söylem ise can alıcıdır: “Suvla’da Liman von Sanders, Kemal Paşa ve Binbaşı Willmer; (İngiliz Komutanları) Hamilton, Stopford, Hammersley ve Sitwell’i yenilgiye uğratmıştır. Eğer bu iki komutan grubu yer değiştirseydi, (İngilizler için) Gelibolu büyük bir ihtimalle bugün anıldığı hezimet kadar büyük bir zafer olabilirdi.”

Ark Royal!

Ark Royal, uçak gemisi olarak inşa edilmiş ilk gemidir. Gemi normalde 8 deniz uçağı taşımaktadır. Ancak amfibi harekat sırasında gerekli durumlarda uçaklara silah ve yakıt ikmali de gerçekleştirir.

Denizaltılara top monte edilmesi…

İngiliz E-11 denizaltısının komutanı Nashsmith’in tavsiyesi üzerine denizaltılara top yerleştirilmesi sonrası imha edilen gemi sayısı arttığı gibi saldırılar kara hedeflerini de kapsamaya başlar. Bu uygulama ile ortaya çıkan denizaltı dizaynı (ana silah olarak torpido ve ikinci silah olarak üst güverteye yerleştirilen top) İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar kullanılır.

Torpido uçağı…

İngiliz uçakları, E-14 denizaltı gemisi tarafından yaralanan ve batmamak için baştankara eden Mahmut Şevket Paşa vapurunu uçağa yükleyerek attıkları “torpido” ile tahrip ederler. Bu deneyim “torpido uçakları” fikrinin doğmasına yolunda atılan ilk adımdır.

Zayiat!

Çıkmaza giren savaşın gidişatından endişe duymaya başlayan İtilaf devletleri üst düzey yöneticileri harekatın komutanı General Sir Ian Hamilton’ı görevden alırlar. Ardından çekilme süreci başlar. Aralık 1915’te Anzaklar çekilir. Ocak 1916 başlarında ise Seddülbahir boşaltılır. Çanakkale Savaşlarını zaferle kapatan Türk ordusunun verdiği zayiat (şehit, yaralı, kayıp, esir, hastalıktan ölenler dâhil olmak üzere) 213 bin 187 kişidir. İtilaf Kuvvetleri de yaklaşık 252 bin kişi zayiat verir.

KAYNAKÇA : İlkin Başar ÖZAL 19 NİSAN 2015 Aydınlık Gazetesi

Selam ve saygılarımla.

Yakup MUSA

26.04.2015

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: