HDP DOSYASI /// ERDAL AKALIN : Yeni Bir Algı Girişimi !..

Algı; zihinle ilişkilendirilen duyum, algılamak ise bir olayı veya nesnenin varlığını duyum yolu ile ve yalın şekli ile bilinç alanına almak (idrak etmek) olarak kabul edilir. Reklamcılık sektörü ve sosyal mühendislik alanında vazgeçilemez bir kuraldır.

Algı operasyonlarına AKP döneminde sıklıkla tanık olmaktayız. Özellikle AKP’nin seçim stratejileri algı yaratmak üzerine kurgulanmıştır, kurgulanmaktadır.

Genel seçimlere çok az kalmışken, bu kez yeni bir algı girişiminin HDP üzerinden yapıldığını izlemekteyiz. Bu kez ülke partisi görünümü ile genel seçime katılacak olan HDP’nin handikabı, seçim barajını aşıp aşamayacağı üzerinde yoğunlaşmıştır.

Hesaplara bakılırsa, barajı aşabilmesi halinde elli civarında sandalye kazanacak olan HDP, AKP’nin oylarını ciddi boyutta düşürecek ve belki de 300 milletvekilinin altına indirebilecektir. Bu nedenle, bazı kesimler seçmenlerin bir şekilde içlerine sindirmeyi başararak, AKP’yi kösteklemek için HDP’ye oy vermelerini telkin etmektedirler.

İşte bu da tam bir algı operasyonu olarak karşımızdadır!

HDP’nin seçim bildirgesini okuyanlar vardır. Doğru bulanlar veya eleştirenler de olması doğaldır. Ancak tüm algı operasyonuna karşın, bir gerçek vardır ki, kanımca bu seçim bildirgesi HDP’nin Türkiye partisi olmaktan öteye başka bir amacı varmış izlenimini vermesidir.

HDP’nin seçim bildirgesi, Hedefimiz Yerinden Yönetim ve Doğrudan Demokrasi ön başlığı ile dikkati çekmektedir. Burada özetle; Yerel yönetimler ve Halkların geleceklerinin ellerine geçmesi şeklinde kristalize edilmiş bir kopuş sinyali algılamak olasıdır. Bu başlık altında; “Şehir Senin” sloganı ile kent hakkı eşittir yurttaş hakkı vurgusu vardır.

HDP’nin seçim bildirgesine devam edersek, dikkat çeken kıstaslar şöyle sıralanmıştır;

– Adaletsizlik ve eşitsizlik tırmanmaktadır;

– Kamusal alanlar yağmalanmaktadır;

– Yerel yönetimler merkezileştirilmekte ve sermayenin emrine aktarılmaktadır;

– Güvenlik politikaları muhalefeti kırmak üzere programlanmaktadır.

HDP seçim bildirgesi, doğal olarak partinin kurulma amacına koşut yaklaşımlar sergiliyor. Doğuş nedenine bağlı olarak ülkenin başlıca sorunu Kürt sorunu imiş gibi düzenlenmiştir. Kürt sorununun çözümü için; barışçı, demokratik, eşit haklara ve gönül birliğine dayalı çözümü öne çıkarmaktadırlar. Sanki bu ülkenin tüm vatandaşları Kürt diye tanımladıklar insanlar imiş ve özellikle de Türk diye tanımlanan bir büyük çoğunluk yokmuş yaklaşımındadırlar. Kanımca son derece yanlış ve hepimiz tedirgin edecek bir kurgulamadır.

HDP seçim bildirgesi, belki de algıyı yönetmek için tekrar edilmesi yarar görülmüş aşamaları da sıralıyor. Ki, bunlara hayır demek tabii ki olası değildir;

– Yerel demokrasinin teessüsü;

– Ekolojik dengenin korunması;

– Toplumsal kamu hizmeti;

– Cinsiyet yönünden eşitliğe saygı ve kadınları özgür kılan bir yaklaşım.

Buraya kadar özetlenenlere dikkat buyrulursa, tüm bu taleplerin ana hedefi Anayasa değişikliği üzerinden arzu edilen noktalara ermekten geçmektedir. HDP, barajı geçebilse bile anayasayı değiştirecek çoğunluğa erişemeyeceği için, tek şansı kader birliği yapar göründüğü AKP ile birleşmek ve koalisyon kurmakla projelerini gün ışığına çıkarmaktır. Zaten adına Dolmabahçe Mutabakatı denen 10 maddelik ön anlaşma ile bu yakınlaşmanın ve işbirliğinin temelleri atılmıştı. Seçim sonrası; al gülüm-ver gülüm tokalaşması ile yeni bir anayasayı birlikte kurgulamalarını beklemek sürpriz olamaz!

Sayın Demirtaş, parti grup konuşmasında Sayın Tayyip Erdoğan’a hitaben üç kez ‘Seni Başkan Yaptırmayacağız!’ demiş olsa bile, siyasetimizin Sayın Demirel’den kalma alışkanlığını işleterek; ‘Dün dündür, bugün bugündür!’ demesi yadırganmayacaktır!

Yani; ver bize özerk federasyon yapısını ve al sana başkanlık titrini demek bu bildirgenin gereğidir!

T.C. Vatandaşları, kuşkusuz bu gerçeğin farkındadır. AK-ŞAKA olarak HDP’nin baraja takılmasını istememekle birlikte, oylarımızı kullanırken bu tür talepleri gözden kaçırmamak gerektiği inancındayım. HDP, barajı geçmelidir ama bu vatan topraklarının çoğunluğunun Türk Ulusu olduğu gerçeğini de seçim öncesi söylemlerinde inkâr değil, itiraf etmelidir. Unutulmaması gereken nokta, Türk’ü yok sayarak sadece Kürt varlığını ortaya koymaya çalışmak ve seçime böylece girmek, kanımca abesle iştigaldir!..

Kıssadan hisse: “İnsan vardır, fark edilmez süsünden / Kimi farksızdır koyun sürüsünden / Her gördüğün şekle kapılma / İnsan anlaşılamaz görüntüsünden!” (Anonim).

Erdal Akalın (27.04.2015)

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: