İSTİHBARAT DOSYASI /// ERGÜN DİLER : İstihbarat savaşı

Bizim devletin ketumluğundan mı nedir bilemem ama çok şeyi bilmiyoruz!

Koca bir devletin, koca bir sistemin kendisine saldıranlarla nasıl mücadele ettiğini ıskalıyoruz! Dedim ya devletimiz renk vermiyor!

Dün yazmaya çalıştım ama eksik kaldı!

Rahmetli Özal, MİT’in kabadayı olarak tanınan isimlere Fransa’da görev vermesinden sonra karşısında ASALA‘nın değil Fransız devletinin olduğunu anladı! Özal, BATILILAR‘ın diliyle konuşmayı çok iyi bilirdi!

Hiç uzatmadan "Savaşmak istiyorsanız savaşırız!" dedi.

Arkasından ise AIRBUS dosyasını açtı! Ve THY Airbus’la tanıştı, o tarihten sonra ASALA hızla tükenişe doğru yol aldı! İşte eksik kalan yer de tam burasıydı!

O tarihte ASALA’nın en kuvvetli ve akıllı iki lideri ATİNA ile SELANİK’te yaşıyordu! MİT bunu öğrendiği an harekete geçti! İnanılmaz bir plan yapıldı! En iyi MİT ajanları bu göreve verildi! Hani adamlar "MÜNİH filmi çekiyor ya kendilerini anlatsınlar" diye, MİT’in operasyonu bunları gölgede bırakırdı!

MİT iki elemanı iki hedefe yönlendirdi!

Her ne olursa olsun Fransa ile sorun çözülecek ama İKİ LİDERİN hayatta kalmaması da şarttı! Ankara böyle düşünüyordu! Sınırı tersten geçen iki MİT görevlisi hedeflerine akıllıca ve sessizce yaklaştı! Günlerce yapılan alan araştırmasını atlıyorum! ASALA liderlerinin hangi gün nerede kiminle ne yaptığı, ne konuştuğu, ne yiyip içtiğine girmiyorum bile … Her şey ortaya çıktıktan sonra asıl lider için EMİR GELİYORdu! Zaten hazırlıklar da bittiği için geri sayım başladı! Hedef, tren istasyonunda bekliyordu! Tabii MİT görevlisi de hemen yanında! Tren duruyor, kapılar açılıyor ve ASALA’nın lideri kalabalık bir vagona oturuyordu! Güvenliği elden bırakmıyordu yani… Tren hareket ettikten sonra da sık duraklar nedeniyle vagonda hareketlilik hiç eksik olmuyordu! Son noktanın nerede konulacağını hesap eden GÖREVLİ önceden belirlediği istasyona gelinmişken kimseler görmeden silahını çıkarıyor ve şaşkın bakışlar arasında büyük soğukkanlılıkla tetiği çekiyordu! Yıllarca Türk diplomatlara tuzak kurup ölüm kusanların lideri artık cansız bir şekilde koltuğunda oturmaktaydı!

Vagondakiler şaşkınlığı atamadan gözü kara Türk hemen atlayıp izini kaybettirdi! Ancak arkasında koca bir orduyu görünce Türk köyüne sığındı!

Daha sonra çok iyi dost olacağı o kişi kendisini sakladı! Ancak çok geçmeden Fransız istihbaratının baskısıyla Yunanistan istihbaratı köyü çevirdi! Bütün yolar tutuluyor, bütün evler aranıyordu! Geriye tek çıkış kalıyordu! Ancak o da çok riskliydi!

Ama yapacak başka da bir şey yoktu!

Üzerinde hiçbir belge, doküman, silah tutmayan görevli kendini MERİÇ’e bıraktı!

Tüm gece o soğukta yüzerek Edirne’ye geldi! Sahile çıktığında can verecek gibiydi! Zaten bulunduğunda "ÖLDÜ DENİLEREK" hastaneye kaldırıldı! Baygın bir vaziyette! Kendine gelmesi günler aldığı için kimse onun özel görevli bir Türk olduğunu bilemedi! Fransız ve Yunan istihbaratının aradığı ismi Türk istihbaratı da arıyordu! Ama hiç kimse bulamıyordu! KİMLİKSİZ Türk iyileşince operasyon açığa çıktı! Ama o vagon Fransızlar’ın ASALA’yı boşaması için yeterli sebepti! İki kurşunda ASALA bitmişti!

Peki bizimkiler İKİ LİDERE nasıl ulaşmıştı? Bu da film konusu!

Dedim ya devlet pek çok şeyi bilir!

Eğer içeriden satılmamışsa bir şeyi atlamaz! Bakın TAKVİM’in bugünkü manşetinde Aydın Bey’in, malum yapının, CHP’nin destek verdiği görülmeyen koalisyonla barajı aşmasını istedikleri HDP var! Demirtaş’ın lideri olduğu parti tabii ki Türkiye partisi! Tabii ki Türkiye gerçeği! Buraya kadar normal! Ama bu partinin yani hep birlikte BARAJI aşması için çaba gösterilen partinin başkanının ABİ’si Kandil’de ortaya çıktı! Ki önceki Genel Başkandı! Yani sıradan biri değildi!

MİT operasyonunu hatırlayın! "KCK’nın içine adam soktu!" diye MİT’e saldırıldı!

Emre Taner, Afet Güneş ve Hakan Fidan alınacaktı! Sebep? Terör örgütüne adam yerleştirmek! Dünyada bütün örgütler içeriden yıkılırdı! Birinci adam olmuyorsa ikinci, o da olmuyorsa üçüncü adam devşirilirdi!

Ya da oraya kendi adamının çıkması sağlanırdı! İstihbarat teşkilatları bunun için vardı! Dün MİT’e "KCK’ya adam soktu!" diye saldıranlar şimdi Diyarbakır’da KCK ile yanyana görülmekteydi! Onlar aşağıda iş tutarken birileri de yukarıda yani KANDİL’de boş durmuyordu! Elde silahla Selahattin Demirtaş’ın nerede olduğunu bilmediği ABİ’sini fotoğraflıyordu!

Dedim ya devleti hafife almayın! 16 devlet sandalyede kurulmadı!


Rahat olun!
Geçen gün sanırım bizim kanaldaydı!

27 Nisan muhtırasının belgeseli… Tam izleyemedim! Ancak bakabildiğim kadarıyla yine işin rengini veremiyorduk! Birileri iyi niyetle konuşuyor ancak ANA FİKRİ söyleyen çıkmıyordu! Benim üstüme vazife değildi ama yine de konuya dahil olmak istedim! Evet! 27 Nisan e-muhtırası çok çirkin ve şiddetle karşısında durulması gereken bir olaydı! Yapılmaması gerekiyordu! Kararı alanların sonuç alamayacaklarını hesap etmesi gerekiyordu!

Olmadı, gece yarısı muhtıra yayınlandı!

Peki neden?

Hiç konuşulmaz ama benim gördüğüm kadarıyla ordu içindeki bir güç Abdullah Bey’i istemiyordu! Muhtıra Sayın Gül’e karşıydı! Son günlerde çok sık duyar oldum!
Abdullah Bey’i sessiz sananlar çok yanılıyordu!

Sadece nerede ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu! Bence tabii! O dönemde de böyle oldu! En sert tepkiyi vermekten hiç çekinmedi! Çok kararlıydı! Belki yanılıyorum ama muhtıra Abdullah Bey’e verildi!

Kendisi de gereğini yaptı! Abdullah Bey’den söz etmişken Tayyip Bey’e geçelim…

Belli gruplar HUKUKUN alt üst olduğunu, Erdoğan’ın kendi hukuk sistemini kurduğunu falan yazıyor çiziyor! Rasyonel olarak kimsenin bunu yapma ihtimali yok! Bu bir! İkincisi ise Tayyip Bey’in en zayıf olduğu yer hukuktur! Garip bir söz ama konuşulduğu için bu saptamayı yapmak zorunda kalıyorum! Çünkü Tayyip Erdoğan ve KAPATMA DAVALARINI düşünün! 17 ve 25 Aralık’ı düşünün, hep HUKUKLA VURULMAK istendi! Neden?

Çok güçlü olsa buradan gelebilirler miydi? Haksız mıyım? Malum Yapı ile ilgili uzun zamandır yazmıyorum! Yazmama gerek yok! Herkes her şeyi yanlış anlıyor! Alınganlık yapan çok temiz insanlara üzülüyorum! Bu nedenle uzak duruyorum! Ama son olayı gördünüz!

Hakim, Silivri, Savcı üçgeninde bir şeyler yapıldı edildi… Herkes bu kareyle ilgilenirken ben gülüyordum! Neden mi? Gezi, 17 Aralık, 7 Şubat gibi operasyonları bunların kendi başlarına yapamayacağı ortayı çıktı da ondan! O kadar acemiler ki!

İnsan bastığı yerden izini siler en azından!

Yok! Acemi mangası tek başına sonuç almaya çalışıyor! Ama olmuyor! ÜST AKIL tatilde sanırım! Dışarıdan gelenlere eksiksiz itaat edeceklerine biraz akıllarını kullansalardı iyi olurdu! Bugünlerde lazım oluyor işte!

Biraz da dışarı çıkalım…

Biliyorsunuz Beyaz Saray’a 50 kilometre uzaklıktaki BALTIMORE karıştı! Siyahların polise isyanı nedeniyle ortalık toz duman! Ne oldu peki? Cevap Amerika’da değil!

Fransa’da! 1 Ocak’tan beri Fransa istihbaratı kendi ülkesinde TERÖRİST avında! Camiler kundaklanıyor, Müslüman mahalleler ateşe veriliyor, göçmenler zarar görüyor, siyah tenliler ölüyordu! Fransız istihbaratı çalışmalar sırasında doğrudan CIA mensubu olan isimleri enseledi!

Devletlerarası hukukta karşılıklı ilkeler vardı! Sen karıştırırsan ben de karıştırırım!

Öyle oldu! Bu kez Amerika’da Baltimore karıştı! Sokağa çıkma yasağı ilan edildi!

Artık savaşlar istihbarat örgütleri üzerinden yapılıyordu! Fransız istihbaratı SİYAHLARI yine ayaklandırdı! Herkes evinin içinde zorlanıyordu! Dönem bu dönem! En güçlü olduğun yerde aslında en zayıftın! Fransa, ABD’ye bunu öğretiyor!

Fransa mı? Karışacak! Hem Paris hem Afrika’daki uzantıları! Kural değişmez!

Bir de Çin’e gidelim…

Çin Komünist Partisi Merkezi Disiplin ve Denetleme Komisyonu, Çin’in en büyük 500 şirketi listesinde birinci sıraya oturan petrol devi Sinopec’in Genel Müdürü Vang Tienpu’ya "ciddi disiplin ihlali" yaptığı gerekçesiyle soruşturma açıldığını duyurdu.

Peki Tienpu’nun suçu neydi?

Basit! Şirketin en özel bilgilerini İNGİLİZLER’e vermek! Bu kadar da değil

üstelik! Sırada 14 CEO daha var!

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: