ARAŞTIRMA DOSYASI /// YAKUP MUSA : 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ

Çanakkale Savaşı dünya tarihinin en kanlı ve TÜRKİYE tarihinin en büyük zaferlerinden biridir. İNGİLTERE ve FRANSA’nın yenilmez addettikleri zamanın üstün teknolojisine sahip Akdeniz donanmaları Çanakkale Boğazı’nı cebren geçerek İSTANBUL’a erişmek için deniz harekatına başlayıp, Osmanlıyı dize getirmeyi amaçlamışlardır.

Çanakkale Savaşını incelemeden önce yakın tarihimizde gerçekleşmiş olayları araştırmak, bu savaşın netice ve sonuçlarından yola çıkarak şu anki dost ve düşmanlarımızı tespit edip yeniden belirlememiz, geçmişte icra edilen savaşın neden ve sonuçları yönünden önemlidir.

İNGİLTERE’ye savaş öncesi iki savaş gemisi siparişi vermiş olduğumuz, hatta bu gemilerin inşa ücretini de peşin ödemişizdir. Fakat İNGİLTERE ücreti peşin ödenmesine rağmen gemileri Osmanlıya teslim etmemiştir. Tüm verilen ültimatomlara rağmen paramızda geri ödenmemiştir. Daha sonra İNGİLTERE bu iki savaş gemisine (SULTAN OSMAN, REŞADİYE) ki bu gemiler zamanının en modern savaş gemileridir. Kendi ve sömürge koloni ülkelerinin askerlerini bindirerek Çanakkale’de üstümüze yollamıştır. İNGİLTERE’nin bu yaptıkları ile ne kadar Müslüman/Türk düşmanı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Henüz daha savaş başlamadığı halde İngilizler SEDDÜLBAHİR adlı gemimizi bombalamış, askerlerimizi şehit etmişlerdir. Bu savaşta Enver Paşa’nın Alman hayranlığı koca bir imparatorluğun batmasına neden olmuştur. Savaşa girişte en büyük sorumluluk Enver ve Cemal Paşaların gizli emriyle daha önce İngiliz Filosu’nun önünden kaçan GOBEN ve BRESLAU sonradan YAVUZ ve MİDİLLİ adı verilen savaş gemilerine Osmanlı Sancağı çekilerek Enver ve Cemal Paşa’ların yine gizli emri ve bilgisiyle, Enver Paşa’nın bizzat kendisinin vermiş olduğu savaş emriyle RUSYA’nın ODESSA ve SİVASTAPOL liman şehirleri topa tutulmuştur. Buna cevap olarak RUSYA 02 KASIM 1914’te Osmanlı Devletine savaş açtı. İNGİLTERE’de 03 KASIM 1914’te bombardımana başlama emrini vermiştir. İNGİLİZ ve FRANSIZ Donanmaları Çanakkale önlerine kadar geldiler. Yaklaşık 200 senedir yenilgi bilmeyen bu muhteşem filo kendilerinden emin olarak Çanakkale Boğazı’nda ilerlemeye başladılar. Batılı ve ülkemizdeki yerli işbirlikçi sözde aydınların adını Kızıl Sultan’a çıkardığı Sultan Abdülhamit Han padişahlığı zamanında Çanakkale tabyalarını sanki tarihin gidişatını tahmin ederek güçlendirmiş, tabyaları yenilemiş, yeni tabyalar da ilave etmiştir. Alman Kurpp topların büyük bir kısmı Sultan Abdülhamit tarafından alınmış olup, yine onun zamanında Çanakkale’ye yerleştirilmiştir. Anılan topların Çanakkale savunmasında, savaşın başarıya ulaşmasında payı çok büyüktür. Bu ileri görüşlülük bir savaşın kazanılmasında tamamen teknik güce karşı imanın kazanması olarak sonuçlanmıştır.

107 parçadan oluşan işgal donanması savaşın kazanılmasından o kadar emindi ki 5 çayını Marmara’da içilmesini bile planlamışlardı. Yaklaşık 107 parça gemiden ibaret Haçlı Müttefik Donanması saat 11.00’de toplam 506 top ile o zamana kadar dünya tarihinin en yoğun deniz bombardımanını açarak boğazda ilerlemeye başladı. Bu gündüz deniz harekatından bir gece önce NUSRET Mayın Gemisi’nin Komutanı Tophaneli Dz.Yzb. Hakkı bey çok kısıtlı imkanlara rağmen elindeki mayınları düşmanın aklına gelmeyecek şekilde kıyaya paralel olarak döşemiştir. İngilizlerin defalarca boğazı dikine mayın taraması yapmalarına rağmen mayınları tespit edememiştir. Düşman gemilerinin projektörlerle yaptığı tarama, yakalanma, görevi yerine getirememe heyecanına dayanamayan ve daha önce kalp krizi de geçirmiş olan Yüzbaşı Hakkı bu heyecana dayanamayarak kalbi durmuş ve şehit olmuştur. Ama mayınlar başarıyla dökülmüş, görev tamamlanmıştı.

Çanakkale Komutanı Cevat Paşa, 4 tabyadan 150 topla karşılık verdi. Bu suretle düşman donanmasının üçte biri tahrip edildi. 6,5 saat düşman topları ve bombardımanı ve bizim toplarımız karşılıklı atış şeklinde savaş cereyan etti. Denizden geçiş yapamayan düşman kuvvetleri 25 NİSAN tarihinde Gelibolu Yarımadası’na asker çıkartarak karadan harekat başlatması ile Çanakkale Savaşı başlamış oldu. Çanakkale Birliklerinin Komutanı Cevat ÇOBANCI Paşa (1870-1938) bir Mareşalin oğludur. 1919’da Genelkurmay Başkanı idi. Ölümüne kadar fiilen Orgenerallikte kaldı. 18 MART kahramanı diye anılmıştır. Şimdiki törenlerde adı bile geçmemektedir.

Düşman kuvvetleri 1916 senesi kışında bozguna uğratılarak çekilmesi sağlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın gidişini değiştiren Çanakkale Zaferi’nde; İngilizler 205.000. Fransızlar 47.000 kayıp verdiler. Bize de 250.000 şehide mal olmuştur.

Çanakkale Savaşı; imanın, azmin, vatan sevgisinin tüm teknolojilere karşı üstün geldiği yegane savaşlardan biridir.

Sözde müttefik ALMANYA, Çanakkale’de Türk Ordusunu yöneten Alman generali Liman Von SANDERS Çanakkale’de çıkartma yapılacak bölgeleri kasıtlı olarak yanlış hesaplayıp, bizleri ve İngilizleri olabildiğince birbirimize kırdırıp, İngiliz ve Fransızların dikkatini Çanakkale’de toplanmasına, bu sebeple savaşın Alman Ordusunun daha rahat hareket etmesini sağlamıştır. Müttefiğimiz olan ALMANYA’nın öteki batılı emperyalist Hıristiyan devletlerden bir farkının olmadığı, emperyalist amaçlarına ulaşmak için her türlü yola başvurabileceklerini kanıtıdır.

Çanakkale zaferi, Mustafa Kemal ATATÜRK ve diğer paşalarımızın ve adı dahi geçmeyen/unutulan Çanakkale Birliklerinin Komutanı Cevat ÇOBANCI Paşanın üstün gayret ve tecrübeleriyle başarıya ulaşmıştır.

Başarıyla kazandığımız bir Çanakkale zaferinin ardından, bir yandan ırkçı, emperyalist güçlerle siyasi birliktelik oluşturmak, Seyyid Onbaşı’sız Çanakkale Zaferi kutlamak, Siyonist kuruluşların yurdumuzdaki uzantılarının ülkemizde cirit atmasına, yerleşmesine müsaade etmek sonra Çanakkale Zaferi kutlamak halkımızı aldatmaktan başka bir şey değildir.

Şehitlerimiz yabancı kültürlerle kaynaşalım diye değil, İslami hayatımızı daha rahat özgürce yaşayalım, batılı Hıristiyanların boyunduruğundan tamamen kurtulalım diye şehit olmuşlardır.

Şunu da unutmamalıyız ki, Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşımız batı taklitçiliği bir anlayışla değil milli inanç ve şuurla gerçekleştirilmiştir.

O zamanki düşmanlarımız silahla, kaba kuvvetle yapamadıklarını bugün “BOP Projesi ve AB Kriterleri”, dayattıkları “Açılım (bölünme) aldatmacası” adı altında gerçekleştirmektedirler.

Churchill “Bizi Müslüman Türklerin maddi gücü değil manevi gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak bir atımlık barutları dahi kalmamıştır” sözleri Türkün vatan uğruna ne gibi büyük işler yapabileceğini itiraf etmektedir.

Selam ve saygılarımla.

Yakup MUSA

18.03.2015

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: