BOP DOSYASI /// Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN : B.O.P. Büyük İsrail Projesidir ?

B.O.P. Buyuk Israil Projesidir ?

Prof. Dr. Anil CECEN

Buyuk Ortadogu Projesi aslinda Amerikanin kuresellesme surecinde dunyaya hakim olma hedefi dogrultusunda dunyanin jeopolitik merkezine yonelik bir yeniden yapilanma projesidir. Israil merkezli olarak ele alinip degerlendirilirse o zaman Buyuk Ortadogu Projesi’nin buyuk Israil projesi ile ayni anlamda ortaya ciktigi gorulmektedir. Yani Israil’le Amerika’nin birbiriyle kesisen cikarlari dogrultusunda Buyuk Ortadogu Projesi gundeme gelmistir.

Projenin dogusu nereye dayanmaktadir? Yeni bir proje midir?

Hayir bu proje yeni bir proje degildir. Bu proje dunyanin jeopolitik merkezi olarak kabul edilen bu bolgede dunya tarihinde aldigi bicimlerden ders alarak bir bolgesel siyasi yapinin kurulmasi projesidir. Daha once bu bolgede yer alan Selcuklu, Osmanli, Abbasi, Emevi, Roma Imparatorluklari gibi buyuk devletler cercevesinde Ortadogu’nun gecmisine bakarsaniz bunlarin hepsinin bolgesel buyuk siyasi yapilanma ve devlet modellerini hedefledigini gorursunuz. Buyuk Ortadogu Projesi de bu dogrultuda bir buyuk Ortadogu birlesIk devletleri ya da bir Ortadogu konfederasyonunu eski Osmanli, Bizans hinterlandinda var olan devlet yapilarini parcalayarak, eyaletler halinde bir bolgesel yapiya kavusturmayi hedeflemektedir.

Projenin kapsamina baktigimizda Kuzey Afrika ulkeleri, Kafkas ulkeleri dahil Turkiye ve Afganistan’i da icine aldigini goruyoruz. Projenin kapsaminin bu kadar genis alinmasini nasil degerlendiriyorsunuz?

Kuzey Afrika’ya yonelmesini ben gayet dogal goruyorum. Cunku Osmanli Imparatorlugu da. Roma Imparatorlugu da ve bu bolgede kurulan butun diger buyuk devletler de Kuzey Afrika’yi sinirlari icerisine katmisti. Yani Ortadogu’da bir buyuk devleti ayakta tutabilmenin yolu Kuzey Afrika’nin kontrolunden gecmektedir. Cunku Kuzey Afrika’yi kendi haline birakirsaniz Avrupa ile yakin iliskiler icerisine girer, yeni bir siyasi yapilanma Akdeniz uzerinden ortaya cikar ve Ortadogu’daki siyasi yapiyi tehdit eder. Zaten bugunku yapilanmaya da bakarsaniz ABD ve Avrupa arasinda Akdeniz’in kontrolu icin ciddi bir yaris oldugunu gorursunuz. Akdeniz’in kontrolunu butunuyle Avrupa’ya birakmamak ve Ortadogu’daki yeni siyasi yapilanmayi guvence altina almak icin Kuzey Afrika ulkeleri Ortadogu’nun bir uzantisi olarak projenin icerisine alinmistir.

Amerika’nin acikladigi amaclar var bir de projenin altinda yatan, dunya kamuoyunu da tedirgin eden varsayimlar var. Siz bu konuda ne dusunuyorsunuz?

Amerika’nin acikladigi amaclarla dunya kamuoyunun degerlendirmesi arasinda cok ciddi farkliliklar ve celiskiler var. Ben dunya kamuoyunun degerlendirmelerini daha dogru goruyorum. Amerika burada emperyal guc olarak bolgeye sizmak, bolgeye hakim olmak, bolgenin butun dogal kaynaklarini ele gecirmek, bolgede Israil’in guvenligini saglamak, Israil’in cikarlari dogrultusunda bolgeyi yeniden duzenlemek istedigi icin ve kendi emperyal surecinde yeni dunya duzenini Ortadogu merkezli yeni bir yapiya suruklemek istedigi icin gercekleri soylemiyor, acikca yalan soyluyor. Amerika kitle imha silahlari suclamasiyla Irak’a girmis ama simdiye kadar hala kitle imha silahlan bulunamamistir. Demek ki Amerika kendi ekonomik, siyasi cikarlari acisindan bolgeye girmek zorundaydi ama durduk yerde giremezdi, uluslararasi hukuku cigneyemezdi. Ayrica Amerika ile beraber Ingiltere de bu maceraya suruklenmis ve Tony Blair hukumeti ozellikle milli cikarlari savunan Ingiliz burjuvazisini karsisina almistir. Ingiliz basbakani ile Ingiliz milli burjuvazisi arasinda ciddi bir hesaplasma noktasina gelindiginde Ingiltere’de is BBCye Ortadogu ile ilgili gercek belgeleri veren bir uzmanin oldurulmesine kadar gitmistir.

Ortadogu’da Siyonist tirmanisin surmesi ve bu noktaya gelmesi asamasinda Israil’in de dunya kamuoyunu aldatma noktasinda ciddi yalan politikalari, yalan stratejileri urettigini goruyoruz. Iste bugun bunun en acik ornegini Kuzey

Iraktaki Turkiye’nin aleyhine olan gelismeler gostermektedir. Biliyorsunuz Kuzey Irakta fiilen bir Kurt devleti kurulmustur. Bu Kurt devletini Amerika kuruyor gorunmesine ragmen aslinda Amerika’nin uzerinden Israil’in kurdugu, Kurdistan ordusunu Israilli komutanlarin yetistirdigi, Kuzey Irakta Kurdistan bankasini Israil’in kurdugunu, Kurt universitelerini Israil’in kurdugunu yani Kurdistan denen siyasi varligi da bizzat Israil’in ortaya cikardigini goruyoruz. Butun kaynaklar ve butun basin bunu boyle yazmasina ragmen Israil otoriteleri bunu inkar etmekte yani ciddi bir inkarcilikla bunu ort bas etmek istemektedirler.

Atlantik Ittifaki yani Londra merkezli Ingiltere, Washington merkezli Amerika ile New York merkezli dunya Yahudi lobisinin bir araya gelmesinden olusan siyasi yapi, bugun Ortadogu’ya askeri olarak girerek tamamen kendi hegemonya duzenini Avrupa kitasi ve Asya kitasina karsi Afrika’yi dislayarak kurmak istiyor ve bunu gerceklestirmek icin ciddi bir yalan politikasina yoneliyor. Bu uclu bolgedeki Arap ulkelerine, Islam ulkelerine karsi ve dunya kamuoyuna karsi Turkiye’yi kullanmak istemektedirler. Turkiye’yi Israil icin bir semsiye konumuna getirmek istemektedirler. Amerika ve Ingiltere ikilisi NATOyu Turkiye’ye getirerek Turkiye merkezli bir askeri us olusumunu bu bolgede gerceklestirmek, Avrupa ve Asya ulkelerinden gelebilecek askeri tehditlere karsi Turkiye’nin buyuk ulkesinden yararlanmak ve butun Turkiye’yi kendi cikarlari dogrultusunda bir askeri us noktasina donusturmek istemektedirler. Iste Turkiye’yi bekleyen esas kotu gelisme budur.

Ortadogu’daki catismalarin esas kaynagi Israil. Israil’in proje icerisindeki yeri ve etkisi tam olarak ne olabilir?

Israil su an bolgenin en kucuk ulkesi konumundadir ama dunyanin en buyuk gucudur. Yani bugun Amerika’yi Israil lobileri yonetmektedir. Bugun Avrupa’daki Ingiltere, Fransa, Almanya, Italya, Yahudi lobileri tarafindan ekonomik olarak yonlendirilmektedir. Dunyanin buyuk ulkelerinde ekonomi Yahudi lobilerinin kontrolunde oldugu icindir ki ekonomik gucleriyle medyayi finanse etmekteler ve medya gucuyle de kendi istedikleri siyasi kadrolari, iktidarlari bu ulkelerde basa getirmektedirler. Iste bu cercevede biz Israil’i sadece Israil olarak ele alirsak bir yere varamayiz. Israil’i bu bolgeye getiren Siyonizmin 300 yillik tarihine, 2000 yillik kutsal topraklara geri donus macerasina ve dunyaya yayilan Yahudi lobilerinin kontrol ettikleri buyuk ulkelerdeki ekonomik medya ve siyasi guclerine bakmak zorundayiz. Iste boyle bir noktada bu kucucuk Israil dunyadaki buyuk Yahudi ve Siyonist lobileriyle birleserek dunyanin en buyuk gucu haline gelmekte ve bolgede ve dunyada istedigi olusumlari gerceklestirebilmektedir. Son donemde dunyanin en buyuk super gucu olan Amerika’nin, Ortadogu’da Israil’in cikarlari dogrultusunda hareket etmesi de bu durumu acikca gostermektedir. Bunu bugunku Israil basbakani Ariel Saron soyle ifade etmektedir "Dunyayi Amerika yonetir, Amerika’yi da Israil yonetir". Yani Amerika’yi Israil yonetiyorsa dunyayi Israil yonetiyor.

Bu cerceveden baktigimizda Ortadogu’daki Israil meselesini sadece kucuk bir ulke meselesi, bir bolge meselesi olarak degil bir dunya meselesi olarak gormeliyiz. Yeni dunya duzeni Israil merkezli, Kudus’un baskent oldugu, Siyon tepesinin dunyanin guc merkezi haline geldigi yeni yapilanmada Ortadogu’da kurulmak isteniyor. Bu dogrultuda Israil sadece Filistin’i degil ama Lubnan’i, Urdun’u, Iran’i, Suriye’yi, Turkiye’yi, Suudi Arabistan’i, ve Misir’i hedef alan bir Ortadogu planlamaktadir. Bu da tamamen Buyuk Israil Projesi’dir. Yani bugun Buyuk Ortadogu Projesi denen sey aslinda tarihsel olarak, siyasi olarak buyuk Israil Projesi’dir. Bolge ulkelerinin hepsini hedef aldigi icin, devletleri tasfiye etmeyi hedefledigi icin, bolge ulkelerini parcalayarak eyaletler halinde Amerika ve Ingiliz ordularinin gucu ile Israil’e baglamayi hedefledigi icin bu proje maalesef bolgeye savas getirmektedir. Boyle bir surec eger Irak uzerinden Iran’a, Suriye’ye, Turkiye’ye, Misir’a, Suudi Arabistan’a sicrarsa o noktada Almanya-Fransa ortakligindaki AB’nin bir siyasi guc olarak buna karsi cikacagini soyleyebiliriz. Ayrica dunyanin en buyuk ulkeleri olan Rusya, Cin, Hindistan, Japonya gibi Asya devletlerinin de boyle bir gelismeye seyirci kalmayacagini, ozellikle petrol cikarlari acisindan olaya mudahale etmek isteyeceklerini soyleyebiliriz. Askeri mudahale yollari gundeme gelecek ve boylece 3. Dunya Savasi Israil yuzunden, buyuk Israil projesi yuzunden Ortadogu’da cikmis olacaktir.

Amerika’nin Afganistan’la baslayan ve Irakla devam eden isgal harekatina 11 Eylul saldirilarini gerekce gosterdigi malum. Isgal harekatinin ve sonrasinda planlanan yapilanmanin dayandigi gercek gerekceler sizce nedir?

11 Eylul olayinin gerceklestigi gun uc ayri televizyon programinda saatlerce bu konulari anlattim. Bakin, boyle bir hareket gelismis elektronik gucuyle, sibernetik biliminin verileriyle yapilir. Bunu Afganistan’da dagda gezen Taliban militanlari, Suudi Arabistan’da, Ortadogu’da gezen El Kaide militanlari yapamaz. Bu bir istihbarat orgutunun isidir ve burada cok onemli uzmanlar kullanilmistir. Amerikan devleti icinde ciddi bir Hiristiyan ve Yahudi kavgasi vardir. Ozellikle Israil’in cikarlari dogrultusunda Amerika’nin kullanilmasina karsi cikan Hiristiyan lobileri Yahudilerle ciddi bir cekisme icerisindedirler. Yani bu olay Amerikan devleti icerisinde bir kanadin obur kanada karsi yaptigi bir olay olarak dusunulebilir. Ya da FBI ve CIA tarafindan Amerika’nin kuresel saldiri planlarinda haklilik yaratabilmek icin gerceklestirilen bir Amerikan komplosu olabilir, ki ben Amerikan komplosu oldugu kanaatindeyim. Cunku 11 Eylul olmasaydi Amerika hicbir sekilde Cin’in yani basindaki Afganistan’a giremezdi. Afganistan’da bir ic savas vardi. Afganistan’in dogusu Cin’in, kuzeyi Rusya’nin, batisi da Iran’in kontrolundeydi. Ama Amerika Afganistan’daki bu bolunmeye karsi Pakistan uzerinden Benazir Butto hukumetini kullanarak Taliban orgutunu kurdu. Taliban bizzat Amerikan destegi ile yasadi. Aynen El Kaide gibi. El Kaideyi de CIA kurdu. Amerika durduk yere bir yeri isgal edemez. Demek ki Amerika’nin isgal edebilmesi icin El Kaidenin bir sey yapmasi lazim. Bu konuda El Kaide’nin acikca CIA ile isbirligi yaptigi veya CIA’in ileri karakolu olarak hareket ettigi soylenebilir, ki bu dusuncede ben yalniz degilim. Gercekten Amerika’nin Afganistan’a girmesinin uc nedeni vardir.

Birincisi Avrasya stratejisidir. Avrasya’yi dogudan kontrol etmek istemistir.

Ikincisi, Afganistan dunyanin en buyuk uyusturucu tarlalarinin bulundugu bolgedir. Uyusturucu trafigini kontrol etmek icin bu bolgeye girmistir. Iran’a, Rusya’ya ve Cin’e birakmak istememistir.

Ucuncusu de, Cin’in Orta Asya’ya saldirisi Afganistan uzerinden olacagi icin Cin’in onunu kesmek istemistir. Ve bakin, Amerika, Afganistan’in basina da NATO adina eski Turk Disisleri Bakani Hikmet Cetin’i getirerek Turkiye’yi isin icine bulastirmistir. Gelecekte Turk dunyasinin liderligine Turkiye’yi getirip Cin’in karsisina Avrasya hakimiyeti cercevesinde bir Turk yapilanmasi cikarmaya hazirlanmaktadir.

Yani daha Guneydogusunu kurtaramayan Turkiye Afganistan’i kurtarmaya Amerika’nin kuresel cikarlari icin suruklenmektedir. Buradan ben Hikmet Cetin’e seslenmek istiyorum. Kendisi Diyarbakirlidir. Turkiye’nin guneydogusunu uc yillik Disisleri Bakanligi doneminde kurtaramayan bir adamin Afganistan’da ne isi var? Bunu dusunmek lazim. Yani Turkiye bu sekilde kendi inisiyatifiyle kendi cikarlarini, kendi ulkesini, kendi potansiyelini koruyamaz bir noktaya itilirken, maalesef Turkiye Israil’in cikarlari icin Suriye’ye, Ortadogu’ya, Iran’a, Kafkasya’ya ve Orta Asya’ya Amerika’nin cikarlari icin suruklenme tehlikesiyle karsi karsiyadir.

Aslinda petrol ulkelerindeki uzun sureli seyhliklere bakarsaniz o seyhleri goreve Ingiltere’nin getirdigini, Amerika’nin destekleriyle petrol cikarlarini yuruttugunu gorursunuz. Ama bu seyhlikler yillardir somurulmekten biktilar ve guclendiler. Aynen Iran sahi gibi. Sah ekonomik olarak guclenip dunyanin dorduncu ulkesi ben olacagim dedigi zaman Humeyniyi getirip Sahi indirdiler. Halbuki Sah Araplara karsi Israil’in dostuydu. Bu cerceveden baktigimiz zaman bolgedeki isbirlikci iktidarlarla Amerika’nin ters dustugunu goruruz.

Oncelikle Amerikalilarla Suudilerin arasinda ciddi kavgalar var. Cunku artik Suudiler somuruye yeter biz sanayilesecegiz, ulkemize yatirim yapacagiz diyorlar. Amerika buna izin vermiyor. Bakin dikkat edin petrol ulkelerinin hic biri sanayilesmemistir. Sanayilesmelerine izin vermiyorlar, petrol ulkelerini surekli olarak kontrol altinda tutuyorlar, paralari bankalarda tutuyorlar ve silahlanmayi tesvik ederek, catismalari kiskirtarak o paralarin silah endustrisine kaymasini sagliyorlar. Iste bu oyuna Suudi Arabistan hayir dedi ve yavas yavas Rusya ve Cin’le yakinlasti. Iran zaten bastan beri buna hayir diyordu. Biliyorsunuz Almanya ve Rusya ile yakin iliskisi vardi. Misir yavas yavas artik bolge ulkelerinin lideri konumuna gelerek Amerika’nin bu girisimlerine hayir diyordu. Saddam bile acikca hayir dedigi noktada isgalle karsi karsiya kaldi. Cunku biliyorsunuz Irak petrolunun ucte biri Almanya-Fransa ortakligina verilme asamasina gelmisti. Irak devleti Rusya’yla, Almanya’yla, Fransa’yla cok buyuk petrol satis anlasmalari imzalamisti ama Amerikan isgalinden sonra butun bunlar iptal edilmistir ve yeni bir durum yaratilmistir.

Amerika’nin Buyuk Ortadogu Projesi sizce dunya kamuoyunda mesruiyet bulabilecek mi?

Evet simdi mesruiyet bulamayacagi bu aciklamalarimdan ortaya cikiyor. Cunku isin icinde yalan var, isin icinde isgal var, saldiri var. Icindeki her turlu insan haklari, demokrasi soylemlerine ragmen ciddi bir emperyalizm var. Cunku dunyanin butun petrol kaynaklari bu bolgededir. Petrol sonrasi enerji kaynagi olabilecek butun madenler bu bolgededir. Balkanlar, Kafkaslar, Karadeniz, Ortadogu, Orta Asya gelecekte dunyanin hakimi olmak isteyen gucun cikarlarinin bulundugu bolgedir. Bu cercevede buna hakim olmak isteyen dunya gucu Anglo-Sakson – Yahudi ittifakinin bu cercevedeki emperyalist saldirisi hicbir sekilde mazur gorulemez. Hicbir haklilik gerekcesi yoktur. Bu nedenle de mesruiyet kazanmasi mumkun degildir.

Amerika ve AB arasinda Irak mudahalesi sirasinda ortaya cikan fikir ayriliklari var. Bu proje, Amerika ve AB arasindaki iliskiler nasil surece tasiyacak sizce?

AB doguya dogru genislerken Amerika’nin cikarlari icin baslatilmis olan bu savasa karsi ciktiklarini goruyoruz. Iste bu karsi cikis dunya tarihinde yeni bir donemectir. AB bir Avrupa ordusu kurma asamasina gelirse Avrupa ulkelerinin NATO’dan yavas yavas cikacagini gorebiliyorum. Ben onumuzdeki gunlerde Avrupa ve Amerika’nin ayrilan yollarinin Ortadogu’da giderek rekabete donusecegini ve Ortadogu’daki yeniden yapilanma surecinde Buyuk Ortadogu Projesi’ne Avrupa’nin karsi cikacagini dusunuyorum. Nitekim AB son yaptigi toplantida Buyuk Ortadogu Projesi’ne karsi daha genis Avrupa adiyla yeni bir projeyi gundeme getirmistir. Avrupa’nin, Amerikanin okyanus otesinden gelerek bu bolgeye girmesini onlemek icin Balkanlar uzerinden Turkiye’yi, Kafkasya’yi, Gurcistan’i, Azerbaycan’i, Ermenistan’i icine alan Balkanlardan Anadolu’ya, Anadolu’dan Kafkasya’ya ve Ortadogu’ya yonelen bir gecisi genis Avrupa sureci icerisinde Buyuk Ortadogu Projesi’ne karsi gelistirecegi kanaatindeyim.

Hatta AB yetkilileri Turkiye’nin uyeligine karsi cikarken Gurcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’a hemen uyelige kabul edebileceklerini soylemislerdir.Bu dogrultuda ben AB’nin Ortadogu ulkeleriyle ozellikle Lubnan, Urdun, Irak, Iran, Misir’la gelecekte daha yakin iliskiler icerisine girebilecegini goruyorum. AB sadece Balkanlar uzerinden Ortadogu’ya degil ayrica Barselona’da yapilmis olan Euromed toplantisiyla baslayan AB -Akdeniz isbirligi cercevesinde Akdeniz’e kiyisi olan butun ulkelerle yani Suriye, Misir, Libya, Cezayir ve Tunus’la bir yakinlasma icerisine girecektir. Bu surec icerisinde Israil’le ve Turkiye ile de bir Akdeniz diyalogu kurmaya calisacaklardir. AB, Atlantik inisiyatifinin dunyanin merkezinde bir Buyuk Ortadogu Projesi gerceklestirmesini onlemek icin daha genis Avrupa’yi Akdeniz bolgesinde tamamlamak istemektedir. Iste boyle bir amaca yonelen AB eger bunlari gerceklestirirse o zaman dunyanin merkezinin tamamen Avrupa’nin Fransa ve Almanya’nin kontrol etmeye baslayacagini gorebiliriz. Buna Amerika da, Ingiltere de karsi cikmakta, Israil kesinlikle dunyanin merkezini Avrupa’nin inisiyatifine birakmak istememektedir.

Bu projede Turkiye’ye dusen rol nedir?

Buyuk Ortadogu Projesi eski Osmanli hinterlandini hedefledigi icin bunun gerceklesmesinde Turkiye merkez ulke konumuna gelmektedir. Osmanli Imparatorlugunun kurulu oldugu topraklarda daha once Roma Imparatorlugu vardi. Bu iki imparatorlugunda merkez ulkesi Turkiye idi.

Her iki imparatorlugun da baskenti Istanbul’du. Butun Osmanli hinterlandini kapsayan ve yeni bir Bizans Imparatorlugunu bolgesel bir konfederasyon biciminde kurmayi hedefleyen bu plan cercevesinde Istanbul’un yeniden baskent haline getirilmek istendigini ve bu cercevede Istanbul yerine Konstantinopolis kavraminin kullanildigini, Istanbul’daki Fener Rum Patrikhanesinin tipki Roma’da oldugu gibi Vatikan benzeri bir mahalle devletine donusturulmek istendigi ve bu dogrultuda giderek Istanbul merkezli bir yapinin onunun acildigini goruyoruz. Nitekim dikkat ederseniz NATO zirvesi tam bu asamada Ankara’da toplanmadi. Istanbul’da toplandi. Boylece Amerika Istanbul’u bolgenin baskenti ilan etti. Bush Amerikan devlet baskani olarak NATO’nun son gunu Avrupa’yla olan anlasmazlik nedeniyle toplantiyi terk etti bogaza gitti, Galatasaray Universitesinin bahcesinden arkasina Ortakoy camisini ve Bogaz koprusunu alarak butun dunyaya mesaj verdi. Istanbul’u, Batinin Avrasya ve Ortadogu’ya yonelik yapilanmasinda bir kopru olarak sectigini, arkasina camiyi alarak Islam dunyasina yonelik bir projeyi Istanbul bogazindan yonlendirecegini resmen dunya medyasina ilan etti.

Cunku Istanbul merkez haline getirilirken Ankara merkezli ulus devletin devre disi birakildigini, Ankara’nin tasfiye edildigini goruyoruz. Seker bank, Is bankasi gibi bankalarin genel mudurlukleri Istanbul’a tasindi. Yavas yavas diger bankalar ve kamu bankalari da Istanbul’a tasiniyor. Tabii bu Atlantik Ittifaki dedigimiz Londra, Washington, New York ucgeninin bir dayatmasidir. Bu cercevede dunyayi bankalar, BM ve uluslar arasi kuruluslar araciligi ile yoneten Amerika’nin yavas yavas okyanus otesinden Istanbul’a tasinmaya hazirlandigini goruyoruz. Yani Dunya devleti gelecekte New York degil Istanbul’da olacak. New York’taki gokdelenlerin benzerlerinin Istanbul’da, Levent ve civarinda gorulmesi tesaduf degildir.

Hocam Turkiye icin merkez ulke diyorsunuz ama Bush Turkiye icin agzindan cephe ulkesi lafini kacirdi. Bunun icin ne diyorsunuz?

Biliyorsunuz Almanya bugun AB’nin patronu durumuna geliyor ama II. Dunya savasi sirasinda cephe ulkesi konumunda idi. Almanya icin gecerli olan bu degisim bugun Turkiye icin meydana gelmistir. Turkiye biraz once soyledigim gibi bolgenin merkez ulkesidir. Ama Amerikanin Irak uzerinden bolgedeki Araplara ve Muslumanlara acilan savasta Turkiye’deki NATO usleri kullanmak istemesi ve Iraka Turkiye’den girmek istemesi Turkiye’yi bir merkez ulke olmasinin yani sira bir cephe ulkesi konumuna getirdigini ve butun saldiri planlarini Turkiye uzerinden yapmaya hazirlandigini gostermektedir. Evet Bush’un soyledigi gibi Turkiye maalesef merkez ulke konumunda olmasina ragmen Amerikanin cikarlari ve izledigi savas stratejisi dogrultusunda us olarak kullanildigi icin komsularina yonelik savasta Turkiye bir cephe ulkesi konumuna getirilmistir.

Turkiye’nin Buyuk Ortadogu Projesi icindeki rolu sizce ne olmali?

Amerika, Israil, Ingiltere Ortadogu’ya ve Islam dunyasina yonelik bu askeri harekatta bir Atlantik yapilanmasini dunya merkezine getirirken Avrupa’daki kitasal devleti ve Asya’daki kitasal olusumuna Turkiye’yi de kendi yanlarina alarak bu uc ulkenin tamamlayici unsuru bir dorduncu ulke konumuna getirmektedirler. Turkiye’nin bolgede bir alan haline donusmesi ama bir devlet, bir millet olmaktan cikmasi noktasinda Turkiye tamamen bu emperyal planlara alet olan, taseron olarak kullanilan bir ulke konumuna getirilmektedir. Turkiye’nin bu cercevede artik NATO’nun eski NATO olmadigi gercegini dikkate alarak NATO’ya karsi kendi ulusal guvenlik stratejisini gelistirmesi gerektigi acikca ortaya cikmaktadir.

Orta cag doneminde Ortadogu’daki Islam varligini yok etmek icin gundeme gelen Avrupa merkezli 11 tane Hacli Seferine karsi Turkler bu bolgeyi korumuslar ve savunmuslardir.

Bu cercevede Amerika ve Ingiltere isbirligi ile Islam dunyasina yonelik bu yeni saldiri 12. Hacli seferi olarak ele alinabilir. Bir Hiristiyan ordusu kusatmasi ile karsi karsiya kalan bolgedeki Islam ulkelerine bir Musluman ulke olarak Turkiye’nin sahip cikmasi, onlarin temsilcisi olarak bu emperyal plana alet olmamasi gerekir. Turkiye kesinlikle kendi bagimsizlik yolunu bulabilmeli, Amerikan baskisina NATO araciligi ile boyun egmemeli, Israil ve Ingiltere’den uzak durmali ve onlarin bolgeye yonelik hegemonya planlarina arac olmamali. Peki Turkiye tek basina butun bu emperyal baskilara bu Siyonist saldirilara karsi direnebilir mi, ayakta kalabilir mi diye sorabilirsiniz. Evet, Turkiye tek basina Amerika’ya karsi direnemez, evet Turkiye tek basina dunyanin en buyuk gucu olan Israil lobilerine karsi direnemez, evet Turkiye tek basina dunyayi 500 yil yoneten emperyal guc Ingiltere’ye karsi direnemez.

Ama Turkiye bolge ulkeleriyle bir araya gelerek oncelikle Suriye ve Iran’la daha sonra Misir ve Suudi Arabistan’la bir araya gelerek, daha sonra Iraki da bolge ulkeleri icine alarak Kafkasya’daki Gurcistan ve Azerbaycan’i da icine alarak Turkiye bolgede bir Merkezi Devletler Birligi kurabilir. Tipki Ataturk’un 1936 yilinda, II. Dunya Savasi oncesinde bu bolgeye Ingiltere’nin, Amerika’nin ve Avrupali emperyalist ulkelerin girmesini onlemek icin Iran, Suriye, Irak ve Afganistan’la birleserek kurmus oldugu Sadabat Pakti benzeri bir pakti bir Ortadogu Guvenlik ve Isbirligi Anlasmasi cercevesinde kurabilir. Ayrica NATO benzeri bolge ulkelerini bolge disi emperyal guclerin saldirisina karsi koruyacak bir Ortadogu savunma orgutu Middle East Treaty Organization (METO) kurabilir. Turkiye ve Iran bunun onculugunu yapmali ve bolge ulkelerinin bir araya gelecegi AB gibi bir merkezi devletler birligi bir an once kurulmalidir.

Hocam butun bu anlattiklarinizla birlikte Israil-Filistin arasindaki catismalari. Irakta duzenin saglanamamis olmasini, Turkiye’deki durumu ve bolge ulkelerinin projeye bakisini goz onunde bulundurursak sizce Buyuk Ortadogu Projesinin basan sansi nedir?

Oncesinde ben bu dusunceleri bir Turk bilim adami olarak savunabildigime gore ve siz bir sendika yayin organi olarak bu konulari yayinlamak istediginize gore ben bu projenin gerceklesme sansinin zayif oldugu kanaatindeyim. Evet Amerikalilar, Ingilizler, Israilliler akillarindan gecirebilirler ama unutmamak lazim bugun Turkiye milli sinirlan icerisinde 800 bin kilometre karelik bir ulke, 75 milyonluk nufus, 80 yillik bir Cumhuriyet birikimi vardir. Ayrica bu 80 yillik Cumhuriyetin arkasinda da bin yillik devlet gelenegini dusunursek Turkiye eger bunlari goruyorsa tartisiyorsa

kendisini yok edecek, tasfiye edecek, parcalayacak, dagitacak butun girisimlere karsi cikacaktir. Turkiye’nin bu degisim surecini ve emperyal planlari iyi algilamasi, Anglo-Sakson emperyalizmi ile Israil Siyonizm’ine karsi Turkiye’nin kendine koruyucu mekanizmalar gelistirmesi gerekir. Bu cercevede Turkiye’nin artik AB uyeligi hayali ile dovulmesine, dayak yemesine son verilmelidir. Turkiye’nin artik AB uyeligi bittigine gore Amerika, Ingiliz ve Israil cikarlari dogrultusunda bir hegemonik proje olan Buyuk Ortadogu projesinde de emperyalistlerin ve Siyonistlerin istedigi taseron ulke olmayacagini acikca ifade etmesi gerekir.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Yanıt Bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: