FETULLAH CEMAATİ DOSYASI /// YENİ AKİT GAZETESİ : Paralel Yapı’yı ilk kez Rusya deşifre etmişti

Fetullah Gülen liderliğindeki Paralel Devlet Yapılanması ilk olarak 2000 yılında Kafkaslar’da Rusya tarafından deşifre oldu.

Türkiye’de Said Nursi’yi, ABD ve Avrupa’da Mevleviliği sömüren Fetullah Gülen liderliğindeki paralel yapı Kafkaslar coğrafyasında açtıkları okullarda Atatürkçülüğü kullanmaktadır. Hatta okullarında Atatürk ile ilgili dersler verirken, bu okulların amacının aslında ABD ye hizmet olduğunu perdelemek amacını gütselerde, Putin ve Rus istihbaratı bu oyunu kısa sürede çözmüş, hatta kontrollerindeki bölgelerde bu okulları ya kapatmış ya da sıkı denetim altına almıştır. Hatta Türkmenistan Aşkabat yönetimi, ülkenin idari ve kültürel yapısına sızmaya çalışıldığı ve okullardan seçilen başarılı gençlerin ABD için casusluk yapmak üzere devşirildiği gerekçesiyle "Türk Okulları" adıyla faaliyet gösteren Gülen Cemaati’nin okullarını kapattığı açıklanmıştı.

Özbekistan da ise. Okulların dini propaganda yaparak Özbek halkının birliğine aykırı davrandığı, bu okullardaki öğrencilerin Amerika’nın amaçlarına hizmet ettiği gerekçesiyle ülkedeki cemaat okulları kapatıldı. Hatta Devlet Başkanı İslam Kerimov 1999’da kendisine yönelik suikastın arkasında cemaat okullarının olduğunu açıklayarak okullara baskın düzenlemişti. Bu tarihte dini örgüt ve cemaatler, ile bu cemaatlerle ilgili faaliyet yürütmek kanunlarla yasaklandı.

Gülen Cemaati’nin Rusya’daki faaliyetleri Rus gizli servisi FSB tarafından 2001’de mercek altına alındı. Gülen’e ait okullardaki faaliyetleri takip eden FSB, bu okullarda Rusya’nın ulusal güvenliğine aykırı eğitim ve öğretim yapıldığını ortaya çıkardı. Bu okullarda çalışan öğretmenlerin, ABD adına ajanlık yaptığı, Türki cumhuriyetlerinde bazı darbe girişimlerine karıştığı, yine bu ülkelerde patlak veren bazı iç karışıklıklarda rol oynadığını saptadı.

FSB nin bu tespitleri üzerine Rus yetkililer, Tataristan’da 8, Başkurdistan’da 4, Karaçay-Çerkes, Yakut-Saha, Astrahan ve Dağıstan’da birer olak üzere toplam 16’ı okulu kapattı. Onlarca öğretmeni sınır dışı etti. Gülen’in Rusya’daki temsilcisi Tolerans Vakfı Başkanı Mustafa Kemal Şirin’in 2003’ten bu yana ülkeye girişi yasaklandı.

ABD’li öğretim üyesi eski FBI danışmanı Paul L. Williams 2010 nisanındaFethullah Gülen hakkında içinde ciddi suçlamaların yer aldığı bir makale kaleme aldı. Williams CIA’nın uzun yıllardır Gülen’i desteklediğini yazmıştı.

Yazar CIA’nın neden Gülen’i desteklediği sorusunu ise; Gülen bu parayla gelişmekte olan ülkelerin petrol ve doğal gaz rezervlerini kontrol altına alabilmek için Özbekistan, Azerbeycan, Kazakistan, Türkmenistan ve yeni kurulan Rus cumhuriyetlerinde radikal medreseler ve cemaatler kurdu. Şeklinde yanıtlamıştı.

CIA tarafından korunan ama FBI tarafındanda sıkı takibe alınan Gülen’i sadece Ruslar değil aynı zamanda Çin’de sıkı takip altına almış durumda. Rusya tespit ettiği Cemaatçileri çeşitli sebeplerle ülkeye sokmazken Afrika’da büyük ticari atak yapmış olan Çin ile bu konuda işbirliği yaparak Afrika’da tespit ettiği Gülencileri ve faaliyetlerini Çin İstihbaratı ile paylaşmakta. Rusya ve Çin İstihbarat servisleri Gülen cemaati ile iligili ortaklaşa faaliyet sürdürmekte.

Özellikle son günlerde Paralel yapının Türkiye’de Devlet, Hükümet ve İş dünyasındaki faaliyetlerinin deşifre olması AB ülkelerinde dikkatle izlendiği gibi kendi içlerindede ciddi araştırmaların başlamasına neden oldu. Bir çok AB ülkesinde resmi olarak açıklanmamakla birlikte Gülen ve Cemaati tehditler arasında yerini aldı.

Merkel’in ABD tarafından dinlendiğinin ortaya çıkmasından sonra güvenlik önlemlerini en üst düzeye çıkartan Almanya, ülke güvenliğine yönelik tehditler listesini tekrardan düzenlerken Gülen ve Cemaatini listeye aldığı gelen bilgiler arasında. Bununla birlikte Alman siyasetine yer alan Türk kökenli kişilerde töhmet altına girdikleri gibi, derin bir araştırma sürdürülmekte.

Ancak tüm bunların dışında AB ülkelerinin gizli servisleride Cemaate göz dikmiş durumda. İstihbarat uzmanlarına göre, bu boyuttaki uluslararası bir organizasyon her istihbarat servisinin dikkatini çeker ve iştahını kabartır. Ayrıca ellerindeki arşiv bir istihbarat servisi için paha biçilemez durumda. İstihbaratçılar öncelikle Türkiye gibi ortadoğuda çok önemli hatta en önemli stratejik konumda olan bir ülkeyi kontrol edebilmek için her şeyi ve her türlü pazarlığı yaparlar. Örneğin TİB-Emniyet – Ordu -Mit – Hükümet – Devlet bürokrasisi gibi yerlerden gelecek olan ve kendi ülke çıkarlarına faydası olacak bilgileri takas yoluyla elde ederler. Örneğin okul açma karşılığı kesintisiz bilgi. Bu durumda para işlemez çünkü cemaatin bu şekilde gelecek paraya ihtiyacı yok. (20-25 milyar dolar hacmi olan bir örgüte zaten para teklif edilmez) Cemaat Yaşam alanları yaratma peşinde olduğu için onlara ancak yaşam alanları verilir. Karşılığındada ülke güvenliğini neredeyse yok edecek bilgilere ulaşırlar.

Gerçeğin ve yalanın gizlenemediği, süresi ne olursa olsun mutlaka ortaya çıktığını belirten uzmanlar FETÖ örgütünün sonununda geçmişte benzerleri ile aynı olacağını belirtiyorlar. Uzmanlara göre özelliklede bu durumda çalışan organizasyonların sonun aslında hep aynı olduğu ve belli bir noktadan sonra bulundukları her ülkede o ülkenin istihbaratının köle muhbirlerine dönüştürülürler. Artık kendi ülkelerinde hem vatan haini, hizmet ettikleri ülkelerdede güvenilmez vatanını satan onursuzlar olarak bir yaşama sürüklenirler. .

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: