GIDA DOSYASI /// ERDAL AKALIN : GDO Dedikleri !..

GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar), son yıllar günlük kullanıma girmiş bir terimdir. Gıda tüketimimiz ile ilgili, henüz hakkında yeterli bilgimiz olmayan, bazılarına göre yaşamsal önemi olan ama bazılarına göre de yaşamımızı olumsuz etkileyecek bir gelişmedir.

Bu yazımız, Prof. Dr. Selim Çetiner’in bir bilimsel makalesinden ilham alınarak hazırlanmış ve kişisel görüşlerimizde araya sıkıştırılmıştır.

İnsanoğlunun birincil dürtülerinden en önemlisi beslenme eylemidir. Avcılık ve toplayıcılık dönemini izleyen dönemlerde de gıda seçimi sırasında seçicilik duygusu dikkati çekmiştir. İnsanlar, avladıkları ve topladıkları gıda ürünlerinde kendilerince bir değerlendirme yaparak türler arası tercihlerde bulunmuşlardır.

İlerleyen yüzyıllar boyunca artan nüfus sayısı bir açlık endişesini de beraberinde getirmiştir. Özellikle Malthus, insanoğlunun sonunun açlıkla geleceğini vurgulaması belki de uyarıcı olmuş ve XX. yy ile birlikte adına ‘yeşil devrim’ denen bir yeni gıda harekâtı başlatılmıştır. Burada etkili olan etmenler tarım ve hayvancılıkta mekanizasyon, türlerin ıslahı, ilaçların hastalıklara karşı koruyuculuğu ve modern gübreleme teknikleri olmuştur. Ki, bu çalışmalar ile gıda ürünlerinin üretiminde % 100’e varan artış sağlamıştır.

Ülkemizde de yeşil devrimin etkileri olmuştur. 1950’li yıllarla başlayan çalışmalar sonrası sulak alanlar ve bazı göller (örneğin Amik Gölü gibi) kurutulmuş ve bozulan otlaklarla birlikte tarım alanları genişletilmiştir. Keza tohum ve hayvan seçimi dikkate alınarak türler arası ıslah çalışmaları yapılmıştır. Ancak bu başarıların bir faturası da çıkmış, tarım için gereken su kaynakları azalmaya başlamış ve doğanın ekolojik dengesi yanlış uygulamalar ile kısmen bozulmuştur.

2025 yılında dünya nüfusu 8 milyarı aşacak görülmektedir. Özellikle buğday ve mısır üretiminin % 80 oranda artması gerekli görülmektedir. İşte bu noktadan hareketle yeni bir atak yapılması kararlaştırılmış ve adına ‘biyoteknoloji’ denen gelişmelerle gen ıslahına başlanılmıştır.

Bu yeni gelişme moleküler teknikler kullanılarak genleri oluşturan DNA dizinlerinin transferine kadar varmıştır (transgenik teknoloji). Burada amaç; daha bol ürün elde etmek, hastalıklara dayanıklı türler geliştirmek, nispeten suyu az kullanarak tarımsal üretim yapmak fikrini öne çıkarmıştır. Bu gelişmeleri günümüzde kısaca ‘GDO’ olarak tanıyoruz.

Bunun ilk örneği raf ömrü uzatılmış domatestir. FlavrSavr adı verilen bu tür, pazarlama yanlışları nedeni ile arzu edilen başarıyı yakalayamamıştır.

Sonra ki adım ise mısır, kolza ve patates üzerinde gelişmiştir. Keza pamuk türleri de geliştirilmiş ekimi başlanmıştır. A.B.D., Arjantin, Kanada ve Çin bu konuda öncü olmuşlardır.

Güneydoğu ve doğu Asya için çok önemli olan çeltik üretimi de unutulmamıştır. Adına ‘Altın Pirinç’ denen yeni tür ekimi için yapılan seri çalışmalar sonrası halen 70 kadar türün patenti alınmıştır ve 170 milyonu aşkın insanı besler duruma getirilmiştir. Altın pirinç ile verim artmış, hastalıklar azalmış ve su kullanımı asgariye inmiş, en önemlisi de pirincin içerdiği A vitamini düzeyi yükseltilmiştir.

Bitki ve hayvanların genleri ile oynanması, insanlarda da genetik bozulmaların ön nedeni olabilir mi sorusunu gündeme taşımaktadır. Bu amaçla ‘biyogüvenlik’ çalışmalarına hız verilmiştir. A.B.D.’nin yüksek güvenirlikli kurumlarının onayları olmakla birlikte (FDA, Tarım Bakanlığı ve Çevre Koruma Komisyonu), endişeler yok sayılamamaktadır. Bu amaçla Uluslararası Biyogüvenlik Protokolü devreye sokulmuştur.

Yeşil devrimden biyoteknoloji devrimine geçiş, ülkemizde de sorgulamaları beraberinde taşımaktadır. GDO’lu ürünlerin insan sağlığına olumsuz etkilerinin neler olabileceği halen ülkemizde de tartışılmaktadır. Henüz adı kesin olarak konabilmiş bulgulardan yoksun olmamızla birlikte kuşkularımızı zamana yayarak gözlemlere devam etmek fikri ağır basmış görünmektedir. Buna karşın, bir şekilde piyasaya GDO’lu ürünlerin sürülmekte olduğunu da bilmekteyiz. Muhtemelen ilerleyen yıllarla birlikte dünyanın sahip olacağı bilgilere bizler de ortak olacak ve yolumuzu bir şekilde çizeceğiz!..

Erdal Akalın (20.05.2015)

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: