Etiket arşivi: ABD

TARİH : ABD ve Rusya da kim ola ?

İrfan Özfatura

irfan.ozfatura

Doğrusunu isterseniz 16-17. yüzyılda Rusya devletten bile sayılmaz. Osmanlılar onların Çarlarını kaale almaz. elçilerini karşılamazlar. Bir maruzatları olursa Kırım Hanı’na anlatırlar.

Doğrusu onlara Kırımlılar yeter de artar. Bir ara Ruslar 350 bin kişilik bir orduyla Knotop Kalesi’nde Ukraynalıları sıkıştırırlar. Padişah, Mehmed Giray’a "Rusları dağıtın" diye bir emirname yollar. Kırımlılar Rusları Pripet bataklıkları civarında yakalar ve 120 bin askerini kırıp, 50 binini zincire vururlar ki Prens Trubeçkov bile ellerinden kurtulamaz.

Rus elçileri ancak Kırım Hanının muvafakatını aldıktan sonra Payitaht-ı cihana ayak basar, Veziriazamın karşısında oturamaz, er gibi ayakta dururlar.

Devleti aliyye, Rusların sulh müzakerelerini dinlemeye bile tenezzül etmez "gidin derdinizi Giray’a" anlatın deyip, Bağçeseray’a (Kırım Hanlığına) yollarlar.

Çar’ınıza söyleyin!

İşte Kara Mustafa Paşanın Rusya Seferi devam ederken Çar Feodor deli gibi muhatap arar. Kırımlılarla oturur muahedenin şartlarını kararlaştırırlar. Elçiler, Dersaadetin onayını almak için İstanbul’a gelmeyi arzularlar. Kara Mustafa Paşa onları lütfen kabul eder. Adamlar padişah 4. Mehmed’in av merakını bildikleri için binlerce emsalsız kürk, mors balığı dişi ve şahinlerle gelir ama padişahtan istediklerini koparamazlar.

Mehmed Han tek cümleyle "Çar’ınıza söyleyin" der, "Kırım Hanımızın haracını muntazam ödesin, sulh şartlarına uymazsa cezasız kalmaz bilmiş ola!"

Size göre azarlar gibi bir şey değil mi? Ruslar aksine bu tavra çok sevinir iyi ya da kötü muhatap alındıkları için adeta takla atarlar. Osmanlı ilk kez Ruslara imza bahşeder ki tarihçiler onu "Edirne Muahedesi" diye anarlar.

Elçiye zeval olmaz…

Sakın yukarıdaki satırlardan Osmanlıların kibirli olduğunu çıkarmayın Türkler Rusyanın potansiyalinin farkındadırlar, Çarlar eninde sonunda yörede söz sahibi olacaktır ama bunu ne kadar geciktirirlerse o kadar kar sayarlar.

Rusları da Allahın kulu sayar kalplerini kırmazlar hatta…

Hatta bir ara Padişahın cülusunu (tahta çıkışını) kutlayan Rus heyeti dönüş yolunda Tatarların saldırısına uğrar. Dersaadet derhal Kırım Hanı Mehmed Giray’ı vazifeden alır yerine Canbek Giray’ı atar. Mehmed Giray "ben ki Cengiz soyundan gelme bir asilzadeyim İstanbul’u takmam" deyince Kaptan-ı Derya Topal Mehmed Paşa’yla Giray’ı sıkıştırır, başarılı olamayınca Kaptan-ı Derya Hasan Paşa ile Banyalukalı Hüseyin Paşaları üstüne yollarlar. Bu iş için kan dökmeyi göze alır ve hesapsız altın harcarlar ama "elçiye zeval olmaz" sözünün gereği neyse onu yaparlar.

Peki ya Amerika?

Osmanlılar Amerika’yı da devletten saymadıkları için Amerikan başkanlarını tanımazlar. 1783 yılında Amerikan ticaret gemileri Akdeniz’e girebilmek için İstanbul’dan onay ister, onu Cezayir Beylerbeyine yollar, "Dayı ne diyorsa o olur" buyururlar.

Cezayir Dayısı, George Washington’dan her yıl 642 bin altın dolar alır, ayrıca 12 bin Osmanlı altını da haraç yazar. (1795)

Bu, Amerikalıların İngilizce dışında başka bir lisanla yaptığı ve haraç ödemeyi kabul ettiği tek anlaşmadır.

Dileriz son olmaz.

CIA DOSYASI : Eski ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA ajanı Marilyn Monroe’yu ben öldürdüm dedi

Eski ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA çalışanı Normand Hodges, 36 yaşında hayatını kaybeden Amerikalı oyuncu Marilyn Monroe’yu kendisinin öldürdüğünü iddia etti.

Amerikan Hükümetinin 1959- 1972 yıllarında suikast düzenlendiği isimler arasında Monroe’nun da ismini veren Hodges, ‘Ülkenin güvenliğini tehdit eden’ birçok kişiyi ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA tarafından verilen emirle ‘ortadan kaldırdığını’ açıkladı.

AMERİKA’NIN GÜVENLİĞİ İÇİN TEHDİTTİ

Taraf’ta yayımlanan habere göre, CIA’deki aktif çalışma yaşamı boyunca öldürdüğü bir kadının Mariyn Monroe olduğunun altını çizen Hodges, Monroe’yu öldürdüğü için pişmanlık yaşamadığını, meşhur yıldızın Amerika’nın güvenliği için o devre ağırbaşlı bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

FİDEL CASTRO İLE İLİŞKİSİ VARDI

Hudges Monroe suikastını şöyle anlattı; “Elimizde o devre Marilyn Monroe’nun yalnız Kennedy ile değil Fidel Castro ile de ilişkisi olduğunun bilgisi vardı. Dönemin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA üst düzey yetkilisi Jimmy Hayworth bana Monroe’nun hemen ortadan kaldırılmasını ve ölümüne intihar süsü verilmesi gerektiğinin emrini verdi."

Hodges, Monroe’nun yanı sıra CIA’ın 1959 – 72 seneleri arasında suikast düzenlediği isimlerin ağırlıklı olarak sendika üyeleri, aktivistler ve gazeteciler olduğunu da açıkladı. Hodges’ın itirafları üzerine Amerika Federal Soruşturma Bürosu FBI soruşturma başlattı.

ABD DOSYASI : ABD’nin Japonya’ya attığı Nükleer bombanın izleri

ABDnin 1945 Ağustosunda Hiroşima Ve Nagazaki kentlerine attığı ve 129 Bin insanın ölümüne yol açtığı Nükleer bombalarının etkileri, olayın üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen sürüyor.

Nükleere maruz kalan çevrelerde yaşayan insanların çocukları çok ilginc ve sıradışı hastalıklarla ve farklılıkla doğuyor..

1y43Gj.jpg


rQjaJm.jpg

7kYpyY.jpg


PqpAO5.jpg

TEKNİK TAKİP DOSYASI : RCS (Remote Control System) casus yazılım ı için 2.4 milyon dolar !

IMjv9ED.jpg

ABD Uyuşturucu ile mücadele polisinin, İtalyan bir firmadan 2012 yılından beridir hack araçları satın aldığı ortaya çıktı.

İsminin RCS (Remote Control System) olduğu belirlenen özel casusluk yazılımı, yerleştirildiği telefondaki aramalar, kısa mesajlar, sosyal medya mesajlarını merkeze iletiyor. Tüm servislerin şifrelerini toplayabildiği gibi aynı zamanda kullanıcının haberi olmadan webcam ve mikrofonu da aktif hale getirerek kayıt yapabiliyor.

Hükümet kayıtlarına göre RCS casus yazılımı için 2.4 milyon dolar ödenmiş durumda. Yazılım bir kez yerleştirildikten sonra istenildiği kadar anlık veri sızdırılabiliyor ve casusluk yapılabiliyor. Casus yazılımın kaynağı ise belirsizliğini koruyor. DEA yazılımı Cicom USA adında bir firmadan almış gözüküyor, fakat bazı kaynaklar Cicomun sadece 2011 yılından beridir devletlere casus yazılım satan yasa dışı bir hack grubunun bayisi olduğunu belirtiyorlar.

XeLOi7Q.jpg

t89x6CY.jpg

Bu hack grubu da oldukça kötü bir üne sahip. Bu siber suçluların daha önce YouTube ve Microsoft servisleri üzerinden hedefli zararlı yazılım saldırıları düzenledikleri söyleniyor. Bu saldırılarda kullandıkları açıklıkları da Fas, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere satıyorlar. Hack grubunun sözcüsü Eric Rabe DEA ile karşılıklı bir sözleşmelerinin olup olmadığı konusunda herhangi bir yorum yapmıyor.

Bu olay gösteriyor ki İngiltere MI6/MI8, ABD CIA/FBI, Almanya GCHQ gibi gizli servisler dışında başka devlet kurumları da casus yazılımlar kullanarak kendi vatandaşlarını veya yabancıları hacklemeye devam ediyorlar.

SLAYT SHOW : ALDIĞINIZ HER ABD MENŞEİLİ ÜRÜN ORTADOĞUDA MERMİ VE ÖLÜM DEMEK

AGLIYORSUNUZDUR.pps

ERMENİ SORUNU DOSYASI : ABD’li ve İskoç tarihçilerden Papa’ya tokat gibi cevaplar

Derin Tarih’in Mayıs sayısında Ermeni tehcirinin 100. yıldönümü nedeniyle hazırlanan dosyada ABD’li tarihçi Justin McCarthy ve İskoç tarihçi Norman Stone “soykırım” tezine şiddetle karşı çıkarken, Papa’nın soykırım söylemine de çarpıcı cevaplar verdiler.

Derin Tarih’e çarpıcı bir röportaj veren, soykırım karşıtı açıklamalarıyla tanınan ABD’li nüfus tarihçisi Justin McCarthy, Papa’nın soykırım açıklamasıyla ilgili şunları söyledi:

“Papa’nın bilgi dağarcığı Osmanlı tarihini kapsamıyor”

Ermeni milliyetçileri 100. yılda mesajlarını yaygınlaştırmak için yoğun bir çaba sarf ettiler. Parlamentolar, ünlü şahsiyetler ve hatta Papa, Ermeni Soykırımı’nın varlığını tanıdı. Kim Kardashian ve George Clooney, hayranlarına Ermeni tarihiyle ilgili ne söylemeleri gerektiği konusunda ders verdi. İki şey bütün bu açıklamaların ortak yönünü oluşturuyor:

1) Bu kişiler tarih hakkında hiçbir şey bilmiyor. Papa şüphesiz ki bilgili bir insan, fakat bilgi dağarcığı Osmanlı tarihini kapsamıyor. Peki ya yaşananların soykırım olduğunu ilan eden Avrupa Parlamentosu üyelerinin Ortadoğu’da 1. Dünya Savaşı üzerine detaylı analizler yaptığına inanan var mı?

2) Bu demeçlerin sahipleri hiçbir zaman “soykırım”la neyi kastettiklerini açıklamıyorlar. BM soykırımı bir gruba yöneltilen “topyekûn ya da kısmî” saldırı olarak tanımlıyor. Bu tanıma göre bütün ülkeler (İngiltere, Fransa, ABD, Ermeniler, Osmanlılar ve diğerleri) bütün savaşlarda soykırım suçu işlemiştir. Bu tür bir tanım anlamsız. Ne var ki Ermeni Soykırımı tanımı yapanların aynı standartları hiçbir zaman çok sayıda Türk ve Kürdü katleden Ermenilere ve Ruslara uygulamadığını görüyoruz. Yalnızca tarihi yok sayarsanız ölümlere tek taraflı bakabilirsiniz!

“Papa bize Arjantin’deki soykırımdan bahsetsin”

Dosya yazarlarından Norman Stone, yazısında soykırım tezini savunanların delillerinin nerede olduğunu sorgularken, kendi tezlerindeki hatalar ifşa edildiğinde neden sustuklarını da merak ediyor. Papa’nın “soykırım” ifadesini kullanması üzerine Stone’un yazısında Papa’ya verdiği cevap ise son derece çarpıcı:

“Diaspora ara vermeksizin faaliyetlerine devam ediyor. Görünüşe göre şimdi de her ne kadar üstü kapalı bir dille olsa da soykırımı tanıdığını ilan eden Papa’yı ele geçirmişler. Başbakan Davutoğlu Papa’ya verdiği cevapta Papa’nın memleketi olan Arjantin’in Güney Amerika’da yerli halkın yaşamadığı tek toprak parçası olduğunu (çünkü buradaki yerliler tamamen ortadan kaldırılmıştı) belirtmeyi unuttu.

Papa ihtiyatsız davrandı. Konu üzerinde çalışmalar yürüten ve yaşananları soykırım olarak tanımlamayan çok sayıda ciddi ve donanımlı akademisyen dururken yaşananların bir ‘soykırım’ olduğunu ilan etmek kendisine düşmediği gibi, tarihî olarak Katolik Kilisesi Osmanlılarla, Protestanlarla kurduğu ilişkilerden çok daha yakın ilişkiler kurmuştur.

Kilisenin Ortadoğu’daki deneyimi çok daha uzun süreli ve derindir; ayrıca Doğu Anadolu’daki durumun karmaşıklığını görebilecek düzeydedir. Vatikan muhtemelen Taşnakların entrikaları hakkında epey bilgi sahibi idi ve onları hiçbir zaman kendilerinin iddia ettiği gibi masum kişiler olarak kabul etmezdi. Açık bir şekilde Papa haddini aştı ve eğer bu yaptığı Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesine dönük baskıları artırırsa şüphesiz yaptığına pişman olacak.

ERMENİ SORUNU DOSYASI /// VİDEO : MEHMET PERİNÇEK – ABD CHICAGO KONFERANSI

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=GPDZAMjjeZA