Etiket arşivi: aşk

MİZAH : Aşkınızın Kıvamını Belli Eden 27 Sevgi Sözcüğü

Sevmek sevilmek herkesin hakkı. Ama bu hak öyle istihkak gibi dağıtılan bir hak değildir. Az biraz nasip kısmet, az biraz şans işi. Hele bir de ayakkabı kutunuz varsa hak hukuk, hudut tanımadan yaşarsınız aşkı. Ancak gönül sevince nasıl ferman dinlemez ise, dile de söz geçiremez oluyor. Bulduk bir sevgili ne diyeceğiz biz şimdi buna? Hani Nalan’ın eski bir şarkısı vardır “Canım mı desem, sana aşkım mı desem, ne desem az geliyor sana dayanamıyorum…” misali bir hal alır durumunuz. Herkesin illa kendi arasında kullandığı bir sesleniş vardır. Bir nevi şifredir bu. Öyle ki gün olur “Bana artık canım demiyorsun…” der üzgün surat yollar yarimiz. Gün olur “Amanın bana ismimle hitap etti!” der şoklara girer, “E ne diyecektik kuçu kuçu mu diyecektik?” diye düşünmeyeceksin orada vatandaş. Henüz sevgilinize bir kulp takamadıysanız buyrun seçin beğenin alın kullanın hayrını görün.

Not: Görsellerdeki ‘muhteşemlik’ sözcüklerdeki ‘muhteşemlikle’ doğru orantılıdır.

Şefkatli bünyeler için: Yavrum

Aglama-Yavrum-burhan-cacan-1986-otukenim.com-da-yesilcam-filmleri-izle
Yaş farkı da varsa eğer, ideal bir kelimedir “yavrum”. Sıcacık yapar kalpleri şöyle bir omzuna kolu atıp da “Yavrum” diyen diyebilen bilir tadını. Henüz dile getirmemişseniz deneyin bak çok başka bir lezzeti var damaklarda.

Klasikten vazgeçmeyenler için: Aşkım

askm
Kimisi için tek kelimede tamamdır her şey. Aşksa adı, aşkımsın işte ötesi yok. Temiz, düz ve net. Yalnız bu kelime Kezban ağzında “Aşgaaaaaaam” şeklinde ulama yapar, o boyutlara getirmemeye özen göstermek lazım.

Fantazi yan sanayi ürünü: Aşkitom

askitom
İlk duyduğunuzda sempatik gelebilir ama büyüklerin yanında, halk arasında yüz kızartabilir “Aşkitom”. Özel anlarda kıvamında kullanmak güzel olur. Bununla birlikte “Aşkolatam” , “Aşkonellam”, “Aşköküm” falan da eşantiyon olarak sunulabilir.

Erkeğiyle gurur duyanlara: Aslanım

aslan
Aslan ama ne aslan, evde süt dökmüş kedi, dışarıda canavar. Her erkek biraz kendine, biraz yarine aslandır ya işte ne yaparsın. Buluşmaya iki dakika geç geldi diye üç onluk delikanlıyı pıstır sen köşeye, ondan sonra “Aslanım” de. Bekleme bacım kükremez o aslan, Serengeti’ye staja gönder sen onu.

Yüzüne bakmaya doyamayanlara: Ay yüzlüm

ayyuz
Kimi yar olur cidden yüzü böyle dolunay gibi parlar içiniz açılır ya işte o yare yakışır bu kelam. Tabii zevkler ve renkler tartışılmaz.

Arıcılık geçmişi olanlara: Balım

armbalmpetem
Hangi çiçekten hangi çiçeğe kondun diye sormazlar mı adama “Balım” deyince? Abartır kimisi de arısına, peteğine, kovanına, arı sütüne kadar sıralar. Nedir bu bal aşkı, üç kavanozu yüz değil, seksen değil, elli liraya mıdır nedir?

Kreş kuracaklara: Bebeğim

bebem
Bizim bir arkadaş vardı, sizden çapkın, sizden sevgi pıtırcığı olmasın her sevgilisine “Bebeğim” derdi. Sanırsın kreş açmış vatandaş, gelenin gidenin beşiğini sallıyor. Tamam güzel, bebek tatlı bir şeydir sevilesi bir şeydir de sevgiliyi bir defa bebek gözüyle gördükten sonra o dudaklar nasıl varır French Kiss’lere? “Hani senin bebeğindim?” derler sonra adama olur olmadık bir anda, kalakalırsın. Haftada bir kereden fazla bebeğim demek yari bozar. Demedi demeyin.

Taşı gediğine koyanlara: Birtanem

birtanem
Al işte bak tertemiz, abartısız, niyeti belli eden ne güzel bir kelam. “Birtanem” yahu ötesi yok. İki tane olacak hali de yok elbet. Teksin, benimsin… Bitti. Söyleyene de söyletene de helal olsun.

Candan geçen Canan’dan geçemeyenlere: Canım

ne-baktin-canim_2662
Güzeldir, nettir. Bir canımız var o da sensin. Bitti gitti, ötesi yok, daha da iltifat bekleme bu dudaklardan.

Manasızlaştırmayı sevenlere: Can Tanem(?)

cantanem
Can tanem nedir arkadaş? Can’la başladın mı o kelimeyi Canım diye bitirdin bitirdin, öyle adama aşkın meşkin ortasında dolaylı tümleç üretmeyin. Can tane tane olan bir şey midir? Velev ki öyle olsun, koskoca salkımdan bir tanecik taneyi mi reva gördün be hey zalım yar? Bırak yer verme kalbinde, biz ayakta da gideriz…

Allah’ına kadar sevenlere: Delalım

bendemistimkapak
Sevgilim manasına gelir Delalım, öyle diyorlar… Ama ağza öyle bir oturuyor ki bu kelam. Yani bunu dedin mi bitmiştir. Nikah bassan o yare bu kadar iz bırakmaz yani. Öyle bir tok, öyle bir sağlam bir söz. Aşkın mührü mübarek.

Başı bitten kurtulmayanlara: Belalım

Mahsun-Kirmizigul-Belalim-6c152b_player
Delasını bilemeyiz tabii de belası fena olur yarin. Göz koymuş olanı olur, ailesi belalı olanı olur, beşik kertmesi olanı olur, ince hastalığı olan olur… Sevdi ya gönül bırakamazsın da. Belasını melasını artık baldıran zehri içer gibi (ki Baldıran Hatay’da bir köy adıdır bu bilgiyi de bir kenara yazıverin) içip aşka kucak açarsın. Allah kazadan beladan korusun efendim.

Adamına gaz vermeyi bilene: Delikanlım

2zhh5jq
Ben ne diyeyim. Yıldız abla bile açıklayamamış; kalbi duraksız haykırışlarda, ne yapsa ayrılamaz ondan asla, delikanlısı ya ötesi yok. Er kişiye seslen böyle, tek başına gitsin Kolombiya uyuşturucu çetelerini çökertsin gelsin.

Botanik kıvamda sevenlere: Gülüm

gulum
Öyle her çiçeğin adını veremezsin yare. “Devetabanım” olmaz, “Zambağım” olmaz, “Kasımpatım” olmaz. Diyeceksen gülüm diyeceksin. Aşkın sembolü değil mi gül? E o zaman ne dolaşıyorsun seralarda, bahçelerde. Yapıştır gitsin.

İnanmışlara: Kaderim

kaderim
Kader kısmet tabii sevmet sevilmek. Bilemezsin nereden çıkıvereceğini. Ama önemli olan yari kaderin bir cilvesi olarak görmeyip, kaderinizin bir parçası yapmaktır. Muadili olarak “Alınyazım” da yerli yerinde gider burada. Libidosu düşük bir kelam olmakla birlikte dini bayramlarda, kandillerde falan zikredildiğinde sevgilinizde bir huşu etkisi bırakacağı kesindir.

Ahretlik sevenlere: Meleğim

meleeem
Ölümden öte köy yok ya hani, artık kaderden girdin mi durmayacaksın. Namazım, niyazım, ezanım, kıblem, meleğim… Yapıştır gitsin. Melek iyilik timsalidir tabii zihinlerde, orada yarin saflığına temizliğine bir vurgu var. Nazar’ı dikkatini oraya çekmek lazım yarin.

Ruh güzelliğine önem verenlere: Ruhum

otkljd
Artık girdik ya bir kere öte dünyalardan mevzuya, çıkmak da mümkün olmuyor. Bir insanın ruhu her şeyidir, yoksa bu bedeni sıyır at köşeye kendi ütüsünü bile yapamaz. Ruh önemli bir maneviyat. Yarin ruhumuz olması da bir o kadar özel bir tanımlama. Gece belli bir saatten sonra söylenmesi tedirginlik uyandırabilir, yerli yersiz kullanmamakta fayda vardır.

Çelenk yaptıramayanlara: Çiçeğim

sevdaacicegimkopya
Çok türleri vardır bu çiçeklerin. Sevda çiçeği, kır çiçeği, çöl çiçeği… Uzar gider. Tabii çiçek bir güzellik sembolü, kadına yakışır. Erkek de “bal alabilen” yapısı gereği arıya yakın bir mahlukat… Yakışır. Uygundur. Sık sık kullanın.

Açık ve net olanlara: Sevgilim

sevgilim
Lafı uzatmaya ne gerek var değil mi? Sevgilimsin işte daha ne edebiyat parçalayayım sana?

Yüzyılı muhteşem geçirenlere: Sultanım

sultann
Monarşi yıkılalı uzun zaman oldu elbet ama tutup da yare; başbakanım, meclis başkanım, liderim diyemezsin. Her gönlün bir sultanı olur elbet. Taht, makam işi değil sevmek en nihayetinde. Rütbesini bilecek her yar.

Glikoz ihtiyacı olanlara: Şekerim

seker
Çok cici bir söylem gibi gelse de, içinde de garip bir iticilik barındırmakta. Hani böyle gönül eğlencesi hissiyatı verebilir, dikkatli kullanmakta fayda var.

Tatlı yiyip tatlı konuşanlara: Tatlım

6270_1
İlla ağzımız tatlanacaksa arkadaş, dilinizi korkak alıştırmayın hakkını verin aşkın meşkin. Tatlım dedin bitti orada, amaç belli net temiz. Sadri Baba’yla Hale abla arasında pek de tatlı bir münasebet olmadığı bakışlardan anlaşılmakla beraber, buzları eritmeye birebirdir bu kelam.

Fatality çekmeyi bilenlere: Helalim

helalimsin
Aşkın bir nevi “aduket”idir “Helalim”. Bir de alna öpücüğü kondurdun mu tamamdır. O yari artık çeyiz niyetine kaldır kerevetin arasına koy. Gerdek gecesine kadar kutsal emanet gibi naftalinlerin arasında sakla. Libidoyu feda etmek uğruna nikah masası garantili bu kelamı da aşk namına sıkacak son bir kurşunu kalmışlara öneriyoruz.

Sevimliliği elden bırakmayanlara: Tontiş

tonti
“Milletin itine köpeğine taktığı isimden sevgi kelamı mı olur?” demeyin olduranlar var. Sevimlidir bu tip insanlar, sana çomar der mel mel bakarsın, karakaçan der gülersin, artık petshop mu kurarsınız böylesiyle ne yaparsınız size kalmış.

Hayvan sevgisi ağır basanlara: Minnoş

yasar-okuyan-ve-kedisi-minnos
Yar mini mini bir şey olsa da olmasa da kediyi andırır bazen. Tutamazsın kendini çıkıverir ağzından. Hor görmemek lazım çocukluğunda hayvanlardan öte yareni olmamış zat’ı muhteremler için en kutsal aşk kelamıdır bunlar. Minnoş diyorsa bilin ki vermiştir size, kalbini yani. Allah yanlış anlaşılmalardan ırak eylesin.

Günde üç kere tok karnına: Yarim

yarim
Yar öyle güzel bir kelam ki. Hem yandaş olan hem de uçurum demek aslında… Aşk gibi değil mi? Ağız dolusu söyleyesi geliyor insanın. Boca edesi geliyor sevdiceğin üstüne “yar yar yar” diyerekten. Tabii burada Can-Kan şarkısının o lanet nakaratından söz etmiyor, Barış Akarsu’yu da rahmetle anıyoruz.

Göbekten zeytin yiyenlere: Kara Biberim

gulumbenim
Serdar Ortaç’sız aşktan meşkten bahsetmek olur mu hiç? O ki manası maksadını aşmış(!) dizeleriyle kaç sevdaya can vermiş insan. O ki “Yaralı müzesi” tabiriyle aşkın camekanını tuz buz etmiş yüce şahsiyet. Onun da elbette yüreğinin avcısına söyleyeceği bir kelamı vardır. Ne midir? Kara biberim’dir…

Peki siz nasıl sesleniyorsunuz sevdiceğinize? Aşka sevgiye boğun bizi yorumlarınızla. Hepinizi çok seviyoruz beyaz orkidelerimiz!

MİZAH : 14 Şubat Arefesinde Aşk Kavramına Anlam Katan 20 Çift

14 Şubat arefesinde sevgili olmak, aşk yaşamak hepimizin başına gelesi, inşallahlık bir durum. Ancak yıllarca medyadan takip ettiğimiz ilişkilere baktıkça kimi zaman özendik, kimi zaman yalnızlığı yeğledik ve hatta belki de karşı cinsten bile soğuduk. Ancak tüm bu ilişkiler silsilesi bizim de sevgililik kavramına yüklediğimiz anlam ve derin manayı da şekillendirdi bir yandan. Şu güne kadar gözümüzün önüne koyulmuş en nostaljik ilişkiler yumağını, aşık olmanın ne demek olduğunu hatırlamak için harman edip size sunmaya karar verdik. Özellikle Faik Enişte ile Safiye Soyman’ın fotoğrafları rahatlıkla en güzel fotoğraflar listesine girer.

Ne diyelim 14 Şubat aşk olsun inşallah.

Safiye & Faik

faik-ile-safiye-soyman-simit
Safiye abla her zaman hayatımızdaydı da Faik abi hangi ara gündem maddemiz oldu bir türlü anlayamadık. Ama sanki gerçek bir enişte gibi sahiplendik onu. Saftı Faik abi, samimiydi, rezil olmaktan hiç korkmuyordu. Belki de bu cesaretine tav olduk kendisinin… Sonuçta Safiye abla ve Faik abiden sevgililik hakkında şunu öğrendik: Aşk bile bile rezil olmaktır

Tülin & Caner

10333
Bir yarışmayla hayatlarımıza giren bu ikili, Caner’in dilini ısırıp kafasında bardak parçalamasıyla ansızın da çıkıvermişti. Uzun süre dönemin hükümetinin resmen ekmeğine yağ süren bu medyatik ilişki, gündemi tek başına işgal etmişti. Bu ilişkiden aşk namına ne öğrendik diye düşünecek olursak da, Caner’i göz önünde bulundurarak; Aşk manyaklıktır

Musa & Athena Gökhan pardon Sarah

41367_20101124012143
Sarah ile Musa modern bir Leyla ile Mecnun hikayesi olarak sunulmuştu bizlere. Saf anadolu gencinin güzeller güzeli olmasa da bir İngiliz kızla aşk yaşaması milli meselemiz haline gelmişti. Onları evlendirmek, onların düğününde halay çekmek, mümkün olsa onlarla gerdeğe bile girmek isteyen bir toplum olup çıkmıştık. Sonunun ne olduğunu internetten öğrenebileceğiniz bu ilişkiden öğrendiğimiz şey ise: Aşk Athena Gökhan’la olacak iş değildir

Arda & Sinem

arda_sinem_04
Biri ünlü bir oyuncu öbürü Türk futbolunun göz bebeği. “Sevmişler birbirlerini ilişki yaşıyorlar ne var bunda?” diyemedik ülke olarak. En son Erman Toroğlu’nun bu ilişki hakkındaki yorumu hatrımıza geliyor da bir tövbe estafurullah çekmeden edemiyoruz. Bu ilişkide özellikle Arda’dan çok öğrendiğimiz şeyler oldu en nihayetinde: Aşk sinema salonu kapatmaktır

Aysun & Emre

aysun-kayaci-ile-buyuk-ask-yasamisti_75785_3
Arda ve Sinem aşkının bir önceki sürümüydü onlar. Biri Türk futbolunun en yakışıklısı öbürü zaten ortada olan bir şey, oturup saadetlerini izlemek düşer bize değil mi? Yok düşmedi, her bir şeylerini takip ettik izledik didik didik. Sonunda ne oldu? Yitip gitti, bize de bundan bir anlam çıkartmak düştü; Aşk için illa birinin çirkin olması gerekir

Alpay & Cansel

dc5hur-5kf1ajyor54lf5tzdmf_layout
Aha bu da daha eski sürüm futbolcu aşkı. Şimdi burada Tanju & Hülya Avşar ilişkisine kadar indirmeyeceğiz elbette ama konuyu hatırlayanlar bilir; Cansel çok süründürmüştü bizim çift dalan Alpay’ı. Ama sonunda istediğini almıştı. Gerçi bu seferde rakip tribünlerin hiç tasvip edilmeyecek tezahüratlarından nasibini EFT ile yollamışlardı kendisine. Ama bize çok şey öğretmişti bu ilişki: Aşk vazgeçmemektir

İbo & Asena

asena-ibo1_640
İmparator’un kaçıncı ilişkisiydi hatırlamıyoruz ama işte kervana katılanlardan biriydi Asena da… İlişkinin sonunu hatırlayanlar gereken dersi almışlardır zaten; Aşk topuklarını gözden çıkartmaktır

Mahsun & Bade

b3f041d7be54ffa5d1c806011a4fbab2_1366367318
Bade İşçil nereden girdi hayatımıza diye düşünenler varsa aha onlara işte hayatımıza giriş anından bir kare. Mahsun Kırmızıgül daha lise çağlarında “keşfettiği” bade ile “sübyan” olmakla suçlanan bir ilişki yaşamış ve mezuniyet törenine mütakip olarak da sonlandırmıştı. Bu ilişkiden öğrendiğimiz şey nedir derseniz; Aşk geleceğe yatırım yapmaktır

Mehmet Ali & Nefise

birlikte-poz-verdiler-unluler-ibrahim-kutluay-demet-sener-1156647
Türk medyasının en vıcık ilişkilerinden biri olarak zorla hayatımıza sokulduğu yetmezmiş gibi, cıscıbıl pozlarıyla da ergenlerin aklını başından alan bir badireydi Mali ile Nefise’nin aşkı. Bitti tabii en nihayetinde de kurtulduk. Gerçi Mali’nin kaçıncı aşkıydı bilinmez ama en suyu çıkmış olanıydı. Bize de bir şeyler öğretmişti elbet bu ilişki; Aşk çırılçıplak olmaktır

Demet Akalın & İbrahim Kutluay

demet-akalin-ibrahim-kutluay
2000′li yılların başında medyatik sevgililerin de birbirlerini çok sevebileceğine inandırdılar bizi. Dönemin tüm paparazzileri de bizim gibi düşünüyor ve evlilik fotoğrafları sayesinde alacakları terfiyi hesaplıyordu. Fakat beklenen olmadı, İbrahim Kutluay başka bir Demet’i (Şener) seçti. Sonraları Türk halkı için acılı süreç başladı. Demet Akalın gerçekten başarılı olan aşk şarkılarıyla bir nesle anasınıfındaki sevgilisini hatırlatacak derecede acı çektirdi. Sonra seri evlilikler yaşayarak genç kızlarımızın ayarlarıyla oynadı. Bu kıssadan hisse ise şöyleydi: Aşk evlenmektir

Banu & Murat

F714B0F95EA1944284C5418Ar
En son Murat Bey’in elinin tersiyle Banu Alkan’a çakmasıyla sonlanan bu ilişki de Türk milleti için büyük bir imtihan olmuştu. Saçmalığa ne kadar tahammül edebilen bir toplum olduğumuzu bir kez daha kanıtlayan bu çiftten öğrendiğimiz şey açık ve netti; Aşk tahammül etmektir

Kaya & Hülya

hulya-avsar-kaya-cilingiroglu-156218
Hülya Avşar ve Kaya Çilingiroğlu bir ara az daha bütün Türk milletinin akrabası olacaklardı. Evlilikleri o kadar çok hayatımızın içindeydi ki, evde oturduğumuz yerden “Hülya kalk bir çay koy” diyeceknoktaya gelmiştik. Bu kadar göz önünde olmaya ne gerek vardı tabii biz bilemeyiz ama bu yitip giden ilişkiden anladığımız şey; Aşk halka mal olmaktır

Nihat & Seda

nihat-dogan-seda-sayan-53280
Nihat Doğan’ın Seda bacımızı alnından öpüp “Helalimsin” dediği ana kadar aslında her şey sıradan bir medyatik aşk olarak seyrediyordu. Ne olduysa o “Helalimsin” lafından sonra çarşı pazar karıştı. Evlenip çoluk çocuğa karışıp kendilerinden de garip canlıları dünyaya getirsinler diye beklerken kavga gürültüyle karşılaşmıştık. Ve bu ilişki bize şunu göstermişti:Aşk pişmanlıktır

Ahu & Meriç

r_20060920150743_ahu
Bir televizyon dışkısı olan bu ilişkiye dair görüntülere on saniyeden fazla mukavemet göstermek imkansızdı. Ölümcül düzeyde zehirlenmeye sebebiyet veren bu ilişkiden bize ders olabilecek tek bir şey vardı: Aşk saçmalıktır

Gülşen & Reha

reha_gulsen_deniz1
Gülşen, Reha Muhtar’ın ne ilk beklenmedik hamlesiydi ne de son… Genel izleyici kitlesi için iki yüz gram kıyma kadar bile çekiciliği olmayan Reha Muhtar nasıl olduysa tavlamıştı ergen rüyası Gülşen’i. İlişkileri artık hava durumlarında bile sunulur kıvama gelinceye kadar da randımanlı olarak önümüze servis edilmişti. Tüm bu ilişkiden bizim yaptığımız çıkarım ise şuydu; Aşkın açamadığı kapı kanatlanıp uçamadığı yer mi var (Saygılar Demet Akalın)

Bülent Abla & Armağan

reyting-icin-mi-eski-esini-konuk-etti-bulent-ersoy-armagan-uzunu-konuk-etti-64905
Her kadın gibi Bülent Ablamızın da hakkıydı elbet aşık olmak aşkı yakalamak. Aşk onu jüri üyesi olduğu bir programda bulmuştu. Zalım Eros’un oku bu ilişkiyi mühürlemek için yetmemişti de, Poseidon mızrağını zıpkınla atarak lojistik destek vermişti. Her ne olduysa olmuştu ve tövbeler tövbesi bir ilişki peydah edilmişti. Günler boyu manşetler zangırdamıştı. Yitip gitmişti elbette bu aşk da bir çoğu gibi. Bize de şunu anlamak düşmüştü; Aşk engel tanımamaktır

Bülent Ablanız & Cem Adler

saman-alevi-gibi-evlilikler-bulent-ersoy-demet-akalin-evlilik-hande-ataizi-meltem-cumbul-saman-alevi--986153
Eski eniştemiz Cem’i hatırlayan var mı acaba? Bülent Abla’nın yine olaylı başlayıp fenalı canavarlı biten bir ilişkisiydi bu aşk. Yaşanan türlü garip olaylar silsilesi, günlerce manşetlerden inmemişti. Bize de şunu anlamak düşmüştü; Aşk perişanlıktır

Kör bonusu: Mutlu abi

z1
Mutlu abi de isimsiz bir aşk kahramanı. Onun durumu hepimizi aşar. Bize tek bir çıkarım yapmak düşer: Aşk gönül gözüyle görebilmektir (Saygıyla eğiliyoruz abi)

Ölümcül Bonus: Ya nasip çifti

zz
Hep gelinin tekelinde değil ya, gün olur damat da ata biner “ya nasip” der icabında. Kara sevdanın bu isimsiz kahramanlarını da elbet gözünüz bir yerlerden ısırıyordur. Onlarınkisi nasıl açıklanır bilinmez ama anladığımız şudur: Aşk bir sudur iç iç kudur

Halkın sesi bonusu : ‘Muz’affer abi ve yengemiz

zzz
Onlar belki de aşkın en saf halinin timsali… Bir baş muzu paylaşabilmek belki de aşk. Bu kadar saf bu kadar temiz işte. Hayatın müşterek olduğunu bizlere hatırlatan bir çift onlar. Allah başımızdan eksik etmesin, bu ülkenin böyle çiftlere ihtiyacı var gelecek nesiller için. Onlara bakıp da şunu düşünmemek mümkün mü: Aşk paylaşmaktır

Sevgiyle kalın

ŞİRİN HANIM, “VEFA” DEDİĞİMİZ ŞEY İŞTE BÖYLE BİR ŞEYDİR /// @siring

Yaşlı bir adama sokakta yürürken bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış. Etraftakiler hastaneye götürmüşler.

Doktor, röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler, yaşlı adam huzursuzlanmış;
“acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş.

Hemşireler de merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

“Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş. Hemşire “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince;

Yaşlı adam üzgün bir ifade ile:

“Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.

Hemşireler hayretle:

“Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar.

Adam cevaplamış:

“Ama ben onun kim olduğunu biliyorum” .

Boşversene..Biz aşık olmayalım birbirimize.. /// @siring

Boşversene..Biz aşık olmayalım birbirimize..

Konserlere gidelim.

Maça gidip küfür edelim

Uçurtma uçuralım, kumsalda uzanıp deli gibi içelim.

Gecede yıldızlara bakabiliriz.

Bisikletle gezerken yagmur yağsın, sırıl sıklam olalım.

Benimle kek yap.

Balık tutalım, sonra tekrar denize atalım.

Boşver aşık olmayalım biz.

Aşk korkutucu.

NİLGÜN SİPAHİOĞLU : AŞKIMI YAZIYORUM /// @siring


Çoğunlukla insanlar, kendilerini yalnız hissetmek korkusuyla aşk peşinde koşarlar, aşık olmaya çalışırlar ya…Ben, öyle düşünmem; tam tersi…Her iki taraf için de özgürlüğü yeğlerim…İç içe, senli benli olmayı düşündüğüm sevgilim için; hissettiğim aşk, hiçbir zaman beni ona bağlamaz…

Çoğunlukla derler ya; “aşkımın yörüngesine girdim” diye…Böyle bir mantalite, bana oldukça ters gelmiştir, ömrüm boyunca…Ben ve aşkım, her zaman özgür kalmalı…İçimizdeki hapishanelere prangalı mahkumlar gibi; esir etmenin hiçbir anlamı olmadığını düşünmekteyim…

Kafeste öten kuşla, özgürce uçarak şakırdayan kuşun sesi asla aynı olmaz, bana göre…Kafeste olan kuş, her zaman dışarıdaki özgürlüklerin özlemini çeker…

İşte bu yüzden aşkımın, her zaman uçmasını yeğlemişimdir. Bana esir olmadan…Aşkını zincirlere vurmanın ne anlamı var?…

Bırak alabildiğince hür olsun…Onun için ölüyorum, onsuz yapamam demenin saçma bir mantığı olamaz…

Aşkımdan ayrı yaşayamam diyenlerin; birbirlerini öldürmeye gitmesinin deli saçmalığı kadar basit bir şey olamayacağını düşünmekteyim…Bırak aşkın serbest kalsın…

Aşk, sevdiğine sunduğun en güzel ve en anlamlı hediye olmalı…Aşkın karşılığını, bedelini istemeyecek kadar kendini yüceltmesini bil…Aşka şart koşma…Yoksa. yoksa beraberliğin hüsranla biter; sana yakın olan sevdiğin yıldızlar kadar uzak kalır; işte o zaman hayalleri bile seni boğar…

Aşkta seksi ararsan, egolarının esiri olursun…

Aşka kendi kanunlarını koyup; belli kalıplar içerisine alamazsın…Zorlayamazsın…Baskı kuramazsın…Her zorlamanda; silahın geri tepmesi gibi; seni omzundan yaralar…

Aşkına sahiplenemezsin…Sahiplendikçe zehir içmiş gibi her gün sinsice zehirler…Sahiplenmek tutkusu; gözü dönmüş kapitalistlerin baş vurduğu hırstan başka bir şey değildir…

Aşkta paylaşım vardır…Aşk, çoşan duyguların etrafa saçtığı mutluluk rüzgarıdır…

Bu mutluluk rüzgarından, güzelliğinden nasiplenemeyen aşıklar, kuyruklu yıldız gibi kaybolmaya mahkumdurlar…

Bütün dostlara güzel aşklar dilerim…:)))))

NİLGÜN SİPAHİOĞLU

Aşk nedir ? /// @siring

Avuçların mı terliyor, kalbin mi tekliyor, sesin mi kısılıyor?

Bu aşk değil hoşlanma.

Gözlerini ondan ayıramıyor musun, dokunmak mı istiyorsun?

Bu aşk değil, şehvet.

Onu herkese göstermek istiyorsun, aşkını haykırmak istiyorsun, öyle mi?

Bu aşk değil, gösteriş.

Onu istiyorsun çünkü yanında değil, öyle mi?

Bu aşk değil, zayıflık.

Sana aşkını itiraf ettiği için onunlasın, öyle mi?

Bu aşk değil, acıma.

Ona aitsin çünkü görünüşü seni cezbediyor, kalbini tekletiyor, öyle mi?

Bu aşk değil, vurulma.

Hatalarını görmezden geliyorsun çünkü onu önemsiyorsun, öyle mi?

Bu aşk değil, arkadaşlık.

Ona her gün, her an onu düşündüğünü mü söylüyorsun?

Bu aşk değil, yalan.

Sevdiğin her şeyi hatıra olsun diye ona mı veriyorsun?

Bu aşk değil, hayır işi.

Ama,

O üzgün olduğunda kalbin mi acıyor?

İşte bu aşk.

O iyiyken bile onun canı yanar diye ağlıyor musun?

Bu aşk.

Gözleri kalbini gerçekten görüyor ve ruhuna derinden işliyor mu?

Bu aşk.

Kör olmuş bir şekilde, acılar içinde kıvranırken bile hala onunla mısın?

Bu aşk.

Onu hatalarıyla kabul ediyorsun, çünkü hataları da ondan bir parça diye düşünüyorsun öyle mi?

Bu aşk.

Başkalarına da ilgi duyuyorsun ama her şeyinle, pişman olmadan onunla mısın?

Bu aşk.

Ona kalbini, hayatını, hatta ölümünü bağışlayabilir misin?

Bu aşk.

Şimdi gerçekten âşık mısın?

Bir kere daha düşün!

Ne zordur bir aşkı sadece kendinde yaşamak!… /// CC : @siring

Duyurmadan sessizce acısını tatlısını paylaşamadan sadece bencilmişçesine sırf kendine saklayarak…

Kalbinin en derin yerine sıkıştırmak ortaya nasıl çıkaracağını kara kara düşünmek…

Tam karşında iken ona dokunamamak sadece resimleri ile kendini avutmak, çalan bir müziğin sözlerinde onu yaşamak bir şiir’in iki satır mısrası ile gözyaşını içine akıtmak

Ne zordur!..

Gece rüyalarında buluşmak için dualar edip yatmak… Her gün onu görme umudu ile yataktan kalkıp ona aynalarda günaydın demek!

Bir araya geldiğinde elini ayağını koyacak yer bulamadan dilinin tutulmasına engel olamadan yüzüne basan kırmızılığın utancıyla yaşamak…

İtiraf ettiğinde kaybedeceğini hissetmek onu bir daha görememenin korkusu ile o iki sihirli kelime “seni seviyorum” demeyi becerememek

Ne ağırdır!…

Onu başkasının kolunda görünce yüreğe düşen sızının tarifi hiçbir kitapta yoktur. Merhaba diyişinde ki sıcaklık bütün dünyanı bir anda yakmaya yeter…

Bir kibrit ucunda ki alevin kıpraşımı kadar titrek olursun yanında, yokluğunda yanardağ alevlerinde yanarmış gibi kavrulursun!

Acısa da öldürmez şarkısının mısralarına sığınır kendi kendini yer bitirirsin…

Karşılıksız sevmenin O zor sınavı içinde kan ter içinde uyanırsın rüyalarından.

Öyle yada böyle hayatımızın mutlaka bir evresinde bu acıyı mutlaka yaşamışızdır!…

Kalbimizi sıkıştıran bizi yiyip bitiren bu duyguyu hissetmeyen yoktur diye düşünüyorum.Aşkın belkide en masum halidir platonik takılmak!…

İçinde hissetmek orada yaşayıp üzülüp kahrolup sadece kendi kendimizi yiyip bitirip gene son noktayı kendimizce koymak!…

İşte buna platonik aşk diyorlar! Acısı kederi üzüntüsü %100 tescilli …

Bu arada 14 Şubatı öyle yada böyle yaşayacak bütün aşıkların günü de kutlu olsun!…