Etiket arşivi: TEKNİK TAKİP DOSYASI

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Türkiye bağımsız mı ? (YENİ AKİT)

Farz edin ki, Amerikan istihbaratı MİT’le birlikte devlet adamlarını, orduyu, büyük şirketleri, dernekleri ve önemli kişileri dinledi. Yine farz edin ki, devletin en tepesindeki kişi, mesela Cumhurbaşkanı, dinlemelerden haberdar olmasına rağmen görmezden geldi. Ne düşünürdünüz? Türkiye’nin bağımsız olduğuna veya devlet yöneticilerinin vatana ihanet etmediğine inanır mıydınız?

Çok şükür ki Cumhurbaşkanımız da MİT de başkalarının güdümünde değil. Fakat Almanya’da durum tam da yukarıda bahsettiğim gibi. Alman istihbarat örgütü BND’nin yıllardır Alman hükümetini, diğer Avrupa ülkelerini ve bu ülkelerdeki büyük firmaları Amerikan güvenlik ajansı NSA adına dinlediği ortaya çıktı. Avrupa’daki dev ticari ve askeri firmaların teknolojik ve finansal sırları BND tarafından ele geçirilip, Amerika’ya servis edildi. Ancak Merkel hiç umursamadı bile. Çünkü Merkel dinlemelerden haberdardı ve görmezden geliyordu. Dahası BND’yi suçlayacağına sahip çıktı. İşin daha da ilginci Alman halkı da hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.

Çoğunluğu Amerikalı bazı yabancı ajan(s)lar bazen raporlar yayınlayıp, Türkiye’yi yarı bağımsız bir ülke gibi gösterirler. Almanya ise onlar için tam bağımsız ve demokratik bir ülkedir. Alman başbakanı ve ona bağlı çalışan istihbarat kurumu memleketini başka bir ülkeye peşkeş çekiyor ve Almanya hâlâ özgür bir ülke… Über Alman ve superior Amerikan aklını sevsinler.

Bu haberi okuyunca Paralelcilerin illegal dinlemelerinin ülkeyi nasıl bir esarete sürükleyeceğini ve onlarla yapılan mücadelenin ehemmiyetini daha iyi anladım. Eğer bir devlet adamının sırlarını biliyorsanız bu sırları ona karşı şantaj olarak kullanıp, onu hizaya getirebilirsiniz. Ona istediğinizi yaptırabilirsiniz. Devletin hayrına olacak her türlü icraatı engelleyebilirsiniz. Mesela yerli savunma sanayii projelerini durdurabilirsiniz. Faizi artırabilirsiniz. Aselsan’ın büyümesini engellersiniz. Füzeleri Çin’den alamazsınız. Bir firma yeni bir ürün geliştirdiğinde ürünün sırlarını yabancı ülkelere ulaştırabilirsiniz. İstediğiniz bakanı görevden alırsınız. İstediğiniz bürokratı istediğiniz pozisyona getirirsiniz. Özetle devleti ve milleti esir alabilirsiniz.

Gönüllü sürgün (!) ve ajanları son birkaç yılda tam da bunu yapmak istedi. Karşılarında Erdoğan değil de başkası olsaydı memleketin hali nice olurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sevmeyebilirsiniz. Ancak onun ülkenin bağımsızlığı için verdiği mücadeleye bu ülkenin ve kendinizin özgürlüğü adına destek vermekle yükümlüsünüz. Vatanınızın istiklalini kendi istikbalinize feda etmemelisiniz. Dümeninde olmadığınız gemide açacağınız delik sizi de batıracaktır.

Türkiye hiç olmadığı kadar sert bir bağımsızlık mücadelesi veriyor. Mehmet Akif, “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” derken 3000 yıllık tarihe atıfta bulunuyor. Son 100 yılda meydana çıkan ve yukarıdaki örnekle Ari ırktan adi ırka hızlı bir geçiş yapan Almanya gibi olmamak için devletimizi, kurumlarını ve onları koruyanları korumakla mükellefiz. Almanları esir alan ABD bile bize örnek olacak düzeyde değil. Biz söylesek komplo olarak görüleceği için, Ariel Şaron’un da dediği gibi; Amerika’yı Yahudiler yönetiyor. Amerikan devletinde görülmüş ve görülebilecek en büyük paralel yapılanma var. Medyası, sineması, üniversiteleri, bürokrasisi, bankacılığı, ticareti ve STK’ları Yahudilerin kontrolünde olan bir ülkenin nasıl bir şey olduğunu merak ediyorsanız yerli paralel yapının darbe yaptığını düşünün. İşte o zaman tam da ABD gibi bir ülke oluruz. Amerika’yı nasıl ki %2’lik Yahudi toplum yönetiyorsa, Türkiye’yi de %1’lik paralel yapı yönetecekti.

Türkiye bugüne kadar kendini koyun gibi gösteren aynalara bakarak çok vakit kaybetti. Birisi aynayı kırdı ve aslan olduğunu anladı. Şimdi bu aslanın ayakları yamyamlarca bağlanmak isteniyor. Birlik olunmazsa bu ali aslanı (milleti) bir 100 yıl daha uyuturlar. Artık bir daha uyandığında karşısındaki aynada kendini nasıl görür onu da siz düşünün.

Reklamlar

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Böcekçi sekreterin avukatı da Dokumacı (YENİ AKİT)

İstihbarat generalinin odasına böcek koyan ve konulan böceği yok eden sekreterin avukatlığını yapan ismin, tahrif edilen belgeyi TSK sistemine yüklerken yakalanan cemaatçi 3 astsubayın da avukatlığını yapan eski TÜBİTAK Hukuk Müşaviri Mustafa Dokumacı olduğu ortaya çıktı.

TÜBİTAK Hukuk Müşaviri olduğu dönemde paralel devlet yapılanması adına çalışmalarda bulunan Mustafa Dokumacı’nın, böcekçi sekreterin de avukatlığını yaptığı ortaya çıktı.

Kayseri 2’nci Hava İkmal Bakım Merkezi ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Rıdvan Ulugüler’in imzasının bulunduğu belgeyi tahrif ederek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sistemine yüklerken suçüstü olan Gülen grubuna bağlı üç üstsubayın avukatlığını yapan TÜBİTAK Eski Hukuk Müşaviri Mustafa Dokumacı’nın yeni bir skandalı ortaya çıktı.

İSTİHBARAT BAŞKANININ ODASINDAKİ BÖCEK, SEKRETERCE İMHA EDİLDİ

Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tümgeneral Erol Özgil’in odasına, dinleme ve elde edilen verileri başka yerlere aktarmaya yarayan “böcek” olarak tabir edilen cihaz koyduğu iddia edilen sekreterin avukatlığını da Mustafa Dokumacı’nın yaptığı bildirildi.
TÜBİTAK Hukuk Müşaviri olan Mustafa Dokumacı’nın, Tümgeneral Erol Özgil’in sekreterliğini yapan ve odaya böcek koymaktan yargılanan Hülya Karayazıcı’nın da avukatlığını yaptığı öğrenildi.

GENERALİN POSTACISI SEKRETERİN DİNLEME CİHAZINI ÇÖPE ATTIĞINI GÖRDÜ

Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı Tümgeneral Erol Özgil, general Ali Yılmazer ve Albay Gürsel Tokmakoğlu arasında geçen konuşmanın ses kayıtları internet sitelerine düşmesi üzerine Tümgeneral Erol Özgil’in postacısı Emrah Dinç, “böcek” olarak tabir edilen dinleme cihazını sekreter Hülya Karayazıcı’nın bulduğunu ve ortadan kaldırdığına şahit olduğunu Hava Kuvvetleri Adli Müşavirliği’ne aktardı.

KARAYAZICI: POSTASI ‘BU DİNLEME ALETİ’ DEDİ, BEN ÇÖPE ATTIM!

Hava Kuvvetleri Komutanlığı Adli Müşaviri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, Tümgeneral Erol Özgil’in odasına böcek konulmasına ilişkin soruşturma başlattı ve Tümgeneral Erol Özgil’in sektereri Hülya Karayazıcı’nın ifadesini aldı.

Karayazıcı, Tümgeneral Erol Özgil’in odasında bulduğu böceği çöpe attığını doğruladı.

Hülya Karayazıcı, Ahmet Zeki Üçok’a 26 Ağustos 2008 tarihinde verdiği ifadede; “Olayın geçtiği gün mesai bitmek üzereyken eşyalarımı toplarken ilaç şişelerindeki nemlendiricilere benzer yuvarlak bir nesne gördüm ve ‘Bu nedir?’ diye bakarken Emrah Dinç isimli bizim başkanın (Tümgeneral Erol Özgil) postası olan asker bana ‘Bu dinleme aleti’ dedi. Ben de baktım. Hiç de öyle bir şey olmadığını düşündüm ve çöpe attım. (…) (Ses kaydı) internette yayınlandığında haberdar oldum. Hatta niçin görevden alındığımı da bilmiyorum. Bu vesile ile görevden alınma sebebimi de öğrenmiş oldum” dedi.

Albay Ahmet Zeki Üçok, Hülya Karayazıcı’nın “böcek” denilen dinleme cihazını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle soruşturmada delillere ulaşılmadı.

DOKUMACI, SAHTE BELGE HAZIRLAYAN 3 SANIK ASTSUBAYIN DA AVUKATI

Kayseri 2’nci Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı’nda görev yapan ve Gülen Cemaati’ne bağlı olduğu ifade edilen üç astsubay Ali Balta, İsmail Dağ ve Orhan Güleç’in; Tümgeneral Rıdvan Ulugüler’in, 31 Aralık 2008 tarihinde yayımladığı kişiye özel belgede açıkça tahrifat yapmış. TÜBİTAK Hukuk Müşaviri Mustafa Dokumacı; Tümgeneral Ulugüler adına sahte belge hazırlayarak Genelkurmay Başkanlığı’nın sistemine yüklerken suçüstü olan 3 sanık astsubayın avukatlığını yapmıştı. Mustafa Dokumacı, gazetemizin, 16 Nisan 2014 tarihli, “Önce tahrif, sonra tahrik” başlıklı sürmanşet haberimizin ardından TÜBİTAK’taki görevinden alınmıştı.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : VIP dinlemede 1 numara Akyürek

Siyasetçiler, yargı mensupları ve bürokratların da dahil olduğu 48 ismi 4 yıl dinleyen istihbarat şubedeki Paralel unsurlara, Ankara merkezli 14 ilde operasyon yapıldı. ‘VIP dinleme soruşturması’nda bir numaralı isim, tutuklu polis müdürü Ramazan Akyürek… Akyürek’in halefi Ömer Altıparmak’la birlikte, 34 şüpheliden 25’i gözaltına alındı

Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na çöreklenen ve aralarında siyasetçi, gazeteci, vali, yargı mensubu, emniyet görevlisi, mühendis ve işadamlarını da bulunduğu 48 kişiyi 4 yıl boyunca değişik tarihlerde usulsüz dinleyen Paralel istihbaratçılara yönelik, dün 14 ilde operasyon düzenlendi. Soruşturmada Hrant Dink davası kapsamında tutuklu bulunan eski İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, VIP dinleme soruşturmasında bir numara olarak tanımlanırken, halefi Ömer Altıparmak ile eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven’in de aralarında bulunduğu 34 şüpheliden 25’i gözaltına alındı. Gözaltı listesinde Ömer Altıparmak ile Recep Güven’in yanı sıra, eski Bitlis Emniyet Müdürü Sadettin Akgüç, Ankara Emniyeti Terörle Mücadele’den sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı, eski İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcıcı Coşkun Çakar, 17 birinci sınıf emniyet müdürü ile emniyet amiri, başkomiser, komiser ve polis memurları bulunuyor. Gözaltı listesindeki emniyet amiri Yılmaz Angın Van’daki "Paralel Yapı" soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Şüphelilerden Komiser Yardımcısı Ahmet Şentürk’ün ise ABD’deki Türk Büyükelçiliği’nde misyon görevlisi olarak bulunduğu belirtildi.

ERBAKAN TERÖRE BAĞLANMIŞ

İşte soruşturmada öne çıkan çarpıcı detaylar:

Eski Başbakan merhum Necmettin Erbakan’ın, "Huvzullah Gültekin" takma ismiyle İBDA-C terör örgütüne bağlanarak dinlendiği belirlendi. 9 Temmuz 2009’dan itibaren 3 ay süreyle dinlenen Erbakan hakkında, dinleme talep eden isim ise eski İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Sadettin Akgüç’ün olduğu ortaya çıktı.

CHP’yi genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri üzerinden izleyen Paralel Yapı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu da özel kalem müdürü Şükran Kütükçü üzerinden kayda aldı. Kütükçü, 25 Eylül 2008 ve 26 Aralık 2008’e İBDA-C ile ilişkilendirilerek alınan dinleme kararıyla, 6 ay boyunca kayıt altına alındı.

BAHÇELİYE DE YAKIN TAKİP

İstihbaratçı polisler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Koruma Müdürü Murat Mantuş ve Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker’i de aylarca suç örgütü ile ilişkilendirerek telekulağa bağladı.

9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel doktoru Aylin Cesur da ‘Tahir Erdem Öztürk’ kod ismiyle, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı suçundan dinlendi. nParalel örgütün, Aselsan, TÜBİTAK, TAİ gibi savunma sanayisinin kalbi olan kuruluşları da takibe aldığı belirlendi. İnsansız Hava Aracı Projesi Müdürü Mehmet Demir Çiğdemoğlu. organize suçtan aylarca dinlendi. Örgütün Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli projelerini de hedef aldığı böylece ortaya çıkmış oldu.

MESLEKTAŞLARINIDA DİNLEMİŞLER

Paralel Yapı’nın istihbaratçı polisleri, kendi meslektaşlarına da kulak kabartmış. Usulsüz dinlendiği belirlenenler arasında, eski EGM Yardımcısı Emin Arslan, eski İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun ile Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Cihangir Ulusoy, Gafur Cem Cehdioğlu, Mustafa Aral, Murat Nemutlu gibi birçok emniyet mensubu bulunuyor.

İŞTE DİNLENEN VIP İSİMLER

NecmetinErbakan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ağan Ayaydın, Kırıkkale Valisi Ali Kolat, eski emniyetçiler Sabri Uzun ve Emin Arslan ile eski bakanlar Şevket Kazan ve Ömer Vehbi Hatipoğlu, Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, gazeteciler Fikret Bila, Abdülkadir Selvi, Mehmet Akif Beki, Ertuğrul Özkök ve Zeynep Koç’un bulunduğu müfettiş raporlarıyla tespit edildi. Sahte isimler üzerinden suç örgütleriyle ilişkilendirilip aylarca dinlenen; Mustafa Destici, Yılmaz Ateş, Zuhal Topçu, Koray Aydın, TOKİ Başkan Yardımcısı Mehmet Memduh Dizdar, Hüsamettin Cindoruk, Namık Kemal Zeybek, Süleyman Demirel’in doktoru Aylin Cesur ise şikâyetçi olmadı.

TEKNİK TAKİP DOSYASI /// AYM : ‘MİT’in, Sahte İsimle Telefon Dinlemesi Hak İhlalidir’

Anayasa Mahkemesi, Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Baransu, Markar Esayan, MİTAnayasa Mahkemesi (AYM), gazeteciler Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Baransu ve Markar Esayan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından sahte isim kullanılarak dinlenmesi sebebiyle haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Bireysel başvuru üzerine verilen kararda, gazetecilerin hukuka aykırı şekilde dinlendiğine vurgu yapılarak, mahkeme tarafından sahte isimle verilen dinleme tedbirinin haberleşme özgürlüğüne müdahale olduğu kaydedildi. AYM, dinleme kararına dayanak yapılan CMK hükmünün Anayasa ile AİHS’ye uygun olduğunu ancak hakim kararlarında gazetecilerin gerçek isimlerine yer verilmeyerek kod isim kullanılmasının kanuna aykırı olduğunu belirtti. Mahkeme, gazetecilere 3 bin 500’er lira tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), gazeteciler Yasemin Çongar, Markar Esayan, Mehmet Baransu ve Ahmet Altan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından sahte isim kullanılarak dinlenmesi sebebiyle haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Bireysel başvuru üzerine verilen kararda, gazetecilerin hukuka aykırı bir şekilde dinlendiğine vurgu yapılarak, mahkeme tarafından sahte isimle verilen dinleme tedbirinin haberleşme özgürlüğüne müdahale olduğu kaydedildi.

AYM, dinleme kararına dayanak yapılan CMK hükmünün Anayasa ile AİHS’ye uygun olduğunu ancak hakim kararlarında gazetecilerin gerçek isimlerine yer verilmemesi ve birtakım kod adları kullanılmasının kanuna aykırı olduğunu belirtti. Gazetecilere 3 bin 500’er lira tazminat ödenmesini kararlaştıran mahkeme, başvurucuların basın hürriyetinin ihlal edildiği yönündeki iddialarını ise somut delillerin sunulmadığı gerekçesiyle reddetti.

MİT, İstanbul 9’uncu, 11’inci ve 14’üncü Ağır Ceza mahkemelerinin değişik tarihteki kararları ile Çongar, Esayan, Baransu ve Altan’ın telefonlarını dinlemişti. Sahte isimlerle dinlenen gazeteciler, 10 Şubat 2012’de MİT görevlilerinin resmi belgede sahtecilik ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını işledikleri gerekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Başsavcılığın başlattığı soruşturma, MİT personelinin yargılanmasının başbakan iznine bağlanması üzerine durduruldu. 10 Ekim 2012’de MİT mensupları için Başbakanlık’tan soruşturma izni talep edildi.

Başsavcılığın talebine olumlu veya olumsuz bir cevap gelmemesi üzerine soruşturma izni verilmediği kabul edildi. Bu işleme karşı Danıştay’a itirazda bulunuldu. Bunun üzerine Başbakanlık soruşturma izni verilmemesine karar verdi. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara yapılan itiraz da reddedildi. Gazeteciler de AYM’ye başvurdu. Haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmeden Yüksek Mahkeme, başvuruculara tazminat ödenmesine karar verdi.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : ‘NSA Siemens’i izlemeye çalıştı’

Bild am Sonntag gazetesinin haberine göre Amerikan istihbarat servisi NSA, Alman istihbaratı BND’den teknoloji devi Siemens’i izlemesine yardım etmesini istedi.

Bild am Sonntag gazetesinin haberine göre Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA, BND’den Siemens’i izlemesine yardımcı olmasını istedi.

Habere göre Siemens’in eski Rus istihbarat servisi FAPSI’ye istihbarat amaçlı iletişim teknolojisi temin etmesi buna neden oldu. BND’nin Amerikan istihbaratına yardımcı olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.

Alman teknoloji devi Siemens’in sözcüsü konuyla ilgili açıklamasında, “şirketin sorumluluk alanının istihbarat servislerinin harekete geçmesini makul kılan herhangi bir nitelik taşımadığını” belirtti.

Almanya’da BND’nin Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’na (NSA) yardımcı olduğunun ve hükümetin bu durumdan yıllardır haberdar olduğunun ortaya çıkması kamuoyunda ve koalisyon ortakları arasında tartışmalara yol açmıştı.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Alman istihbaratından ‘ABD için taşeron dinleme’

NSA’nın ABD içerisinde yürüttüğü istihbarat faaliyetleri Washington’da da protesto edilmişti.

Alman istihbarat servisi BND’nin (Bundesnachrichtendienst) yıllarca Avrupa ülkelerinde ABD istihbarat örgütü NSA (National Security Agency) adına dinleme yaptığı iddia edildi.

Alman istihbaratı BND’nin bir raporundan sızan bilgiler, Fransa Cumhurbaşkanlığı sarayı ile Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Komisyonu’nun da dinlendiğine işaret ediyor.

‘Dostlar arasında’

Alman istihbaratı BND, ABD istihbaratı adına dinleme yapmakla suçlanıyor.

Önceki yıl NSA’nın Almanya Başbakanı Angela Merkel’in cep telefonunu da dinlediği ortaya çıktığında Merkel sert tepki göstererek "Dostlar arasında casusluk olmaz" demişti.

Sızdırılan yeni Alman istihbarat raporu, bizzat BND’nin Fransa ve Avrupa’daki diğer hedefleri Amerikan istihbarat örgütlerinden NSA adına dinlediğini gösteriyor.

BND’nin ayrıca yine ABD adına Avrupa şirketlerini de izleyerek, İran gibi ülkelere Washington tarafından uygulanan ambargoyu kırıp kırmadıklarını da kontrol ettiği anlaşılıyor.

Alman İçişleri Bakanı Thoman de Maiziere, istihbarat servisini bu konuda biran önce parlamentoya bilgi vermeye çağırdı.

TEKNİK TAKİP DOSYASI : Cemaat dinleme izlerini sildi

Avcı, yeni kitabında Cemaat’in, operasyonların başlayacağını anlayınca Emniyet’in KTS programını sildiğini belirtti. Avcı, F tipinin Perinçek düşmanlığına da dikkat çekti

ESKİ Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, yeni çıkan “Cemaat’in İflası-Hoca’nın Ayağının Kaydığı Yer” adlı kitabında, Cemaat operasyonlarının başlayacağının anlaşılması üzerine Emniyet’te Karar Takip Sistemi (KTS) denilen bilgisayar programının, “yeni versiyonunu yüklüyoruz” denilerek silindiğini belirtti.

Avcı bu programda Emniyet İstihbarat birimlerinin dinledikleri tüm telefonlarla ilgili her soruya cevap vermesinin mümkün olduğunu belirterek, “Cemaat’e yönelik tayin ve operasyonların başlayacağını anladıklarından, ‘programın yeni versiyonunu yüklüyoruz’ diyerek bilgisayarlardaki kayıtlı telefon dinleme kararlarıyla ilgili bilgilerin tamamının silindiğini” yazdı.

Avcı konuyla ilgili şu detayları aktardı: “Kararların hepsi bilgisayardan silindiği için kim, hangi numarayla, hangi isimle dinlenmiş diye sorgulama yapılamıyor. Ancak silinmiş olan bu bilgiler kâğıt ortamında duruyor. Alınan tüm kararlar İstihbarat şubelerinde, İstihbarat Daire Başkanlığı’nda, TİB’de, ayrıca dinleme kararı veren sekiz bölgedeki Özel Yetkili Mahkemeler ve 2012’den sonra Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. Maddesine göre kurulan Ağır Ceza Mahkemeleri’nin arşivinde bulunuyor.”

DİNLEME NE ZAMAN BAŞLADI?

Cemaatin yasa dışı dinlemeleriyle ilgili Avcı’nın kitabında önemli sorular hakkında şu çarpıcı bilgiler var:

Cemaat tüm illerde telefon dinlemelerine asıl olarak 2007 sonu ile 2008 başında, merkezde İstihbarat Başkanlığı ile İstanbul, Ankara ve İzmir illerinin Emniyet İstihbarat Şube Müdürlükleri ve ardından diğer illerin yönetiminin Cemaat mensuplarının eline geçmesiyle başladı. 17-25 Aralık operasyonlarına dek, yani 2013 sonu ile 2014 başına kadar devam etti. Cemaat amaçları için hukuka aykırı telefon dinlemelerini çok yoğun biçimde kullanmıştır. Sayısı hâlâ bilinmeyen, on binlerle ifade edilecek kadar telefon dinlenmiştir.

İstanbul ilinde hukuka aykırı sahte isimlerle yapılan dinlemeleri tespit etmek amacıyla görevlendirilen müfettişlerce yapılan incelemede, her yıl yalnız İstanbul İstihbarat Şubesi’nce 8 bin ila 9 bin civarında iletişime müdahale kararı alındığı tespit edilmiştir. İki yıllık bir dönem baz alındığında 60 bin civarında IMEI numarası üzerinden telefon dinlendiği, bunlardan rastgele seçilen 3 bin telefon incelemeye alındığında 300 civarında sahte isim ve uydurma suç isnatlarıyla telefon dinlemesi yapıldığı kesinleşmiştir.

Ancak aynı dönemde benim telefonum da dinlenmesine rağmen başkası adına kayıtlı olduğu için tespit edilememişti. Bu dikkate alındığında ülke genelinde hangi yoğunlukta sahte isim ve görev dışı amaçlarla dinleme yapıldığı tahmin edilebilir.

NASIL TESPİT EDİLECEK?

Bugün için ne kadar telefon dinlendi ve kimler dinlendi belli değil. Hâlâ bu işlemler yapılamadı… Daha önemlisi hukuka aykırı istihbari dinleme yöntemlerine göre bu kayıtlar (database) üzerinde, bilgisayarda sorgulama yaparak aynı şekilde sahte isimle yapılan ama kimsenin haberinin olamadığı diğer tüm dinlemeleri de öğrenebiliriz.

Bu yöntemle; Cemaat IMEI numarası ve sahte isimle dinlemiş ve bu yolu sık kullanmış ise o zaman biz bilgisayardan, IMEI dinlemelerinin o an kullandığı telefon numa-rasını bulup kontrol edebiliriz. Bu numara ve isim, telefon rehberinde bulunan kimlik ile alınan mahkeme kararında da aynı ise normal olabilir. Farklı isimse bu tür kayıtlar için bilgisayara “dinleme listesini çıkar” komutu verdiğimizde, bir iki saniyede tüm Türkiye’de sahte isim ve IMEI numarası kullanılarak yapılan dinlemeleri tespit edebiliriz.

Halbuki benim dediğim sistem kurulsa, bütün polis amirleri, savcılar, bütün müfettişler bir iki saniyede Türkiye’deki tüm hukuka aykırı dinlemeleri ortaya çıkartabilirler. Şüpheliler tespit edilerek ne kadar süreyle dinleme yapıldığı görülür. Genel dinlemeler ve amaçları hakkında bilgi sahibi olunur, savcılar soruşturma yapacağı olayı, mağdur ve şüphelileri anında tespit ederek, soruşturmaya başlar.

NEDEN DİNLEDİ?

Cemaat yargıyı her açıdan etkin kullandı. Sadece rakiplerini bertaraf etmek için değil, siyaseti tanzim etmek, siyasi partilerin yönetimlerini değiştirmek, toplumdaki etkinliği, ticari faaliyetleri, kamu kurumlarını ele geçirmek, hatta hükümeti yıkmak, kendi felsefesine uygun bir siyasi yapı oluşturmak için de bir araç olarak kullandı.

Yargıdaki mensupları aracılığıyla önce Emniyet’te kendisine engel olacak yöneticiler hakkında uydurma tahkikatlar, tutuklamalar yaparak hepsini saf dışı bıraktı, karşı çıkacaklara da gözdağı verdi. Sonra toplu tutuklama ve davalarla orduyu etkisiz hale getirdi.