Etiket arşivi: MK ULTRA PROJESİ

MK ULTRA PROJESİ /// Fransız Deneyi : CIA-LSD deneyi

Öncelikle LSD nedir?

Lizerjik asit dietilamidi

C20H25N3O

Albert Hofmann – 16 Kasım 1938

Algılama yapısını tamamen değiştirir ve kullanan kişiyi başka bir dünyaya (hayaller alemine) yollar. LSD etki sürecince, kişiyi gerçek dünyadan soyutlar ve kullanan kişinin ruh haline göre etki eder. Kişinin ruh hali duyduğu seslere, gördüğü görüntülere göre değişmekte, ses algısı dozuna göre değişmekle beraber görüntüleri çoklu, daha renkli ve farklı görmektedir.
Çok mutlu olan biri LSD kullandığında cennete gittiğini görebilmektedir.

Fransanın güneydoğusunda yer alan Gard bölgesinin küçük köylerinden Pont-Saint-Espritte Le Pain Maudit (Lanetli Ekmek) efsanesi hala anlatılıyor.

cia_lsd.jpg

16 Ağustos 1951′de köy halkı aniden korkunç yaratıkların ve ateş görüntülerinin yer aldığı halüsinasyonlar görmeye başlamışlar. Köylülerden biri, karnının yılanlar tarafından yavaş yavaş kemirilerek yendiğini iddia ederek kendini nehire atarak intihar etmeye çalışmış. 11 yaşındaki bir çocuk ise, büyükannesini boğarak öldürmek için saldırıda bulunmuş.

Yine köylülerden biri Ben bir uçağım diye bağırarak kendini ikinci katın penceresinden boşluğa bırakmış ve bacaklarını kırmış, ancak yine de kalkmaya gayret ederek yaklaşık 50 metre daha yürümeye çalışmış. Bir başkası, kalbinin ayaklarından dışarı çıkmak üzere olduğunu söyleyerek doktora kalbini yerine geri getirmesi için yalvarıp durmuş. Bu kişilerden çoğu, deli gömleği giydirilerek uzak bir kliniğe yerleştirilmişler.

colour-lsd-paint-psy-favim_com-497400.jpg

Albarelli isminde bir adam ise, bu olaylardan iki sene sonra 13′üncü kattan atlayarak intihar eden ve o zamanlar devletin ilgili birimi için çalışmış bir biyokimyager olan Frank Olsonun şüpheli intiharını araştırırken, şans eseri bazı CIA dökümanları bulmuş. Bu dökümanlardan birinde bir CIA ajanı ile Sandoz firmasının bir yetkilisi arasındaki bir konuşmaya yer veriliyor ve CIA ajanı konuşmada Pont-Saint-Esprit gizeminin tamamen diethylamide (LSDnin Dsi olan madde) kaynaklı olduğunu belirtiyormuş.

Reklamlar

ÜNLÜ MİT’Çİ KAŞİF KOZİNOĞLU ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ /// KÜRESEL İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN V E CEMAATİN HEDEFİNDEYDİ

Sayın İlgili;

Ergenekon Sanığı Kaşif KOZİNOĞLU Duruşmasına 10 gün kala iddiaya göre YOĞUN SPOR nedeniyle 13 Kasım 2011 tarihinde kalp krizinden öldü.

İddia bu şekildedir ama tespit doğru değildir. Otopside herhangi bir zehirlenme belirtisine de rastlanmamıştır.

Rahmetli Kozinoğlu’nu öldürenler ile rahmetli BBP LİDERİ Muhsin Yazıcıoğlu’na suikast düzenleyenler aynı gruptur.

Ek’te CIA ve NSA’deki dosya ismi olan MK ULTRA ya da diğer adları olan TELEGRAM, BETATRON, ELECTRO-MAGNETIC SURVEILLANCE hakkında bilgi yer alıyor. İncelediğinizde küresel gizli teknolojilerin ne boyutta olduğunu daha iyi kavrayacaksınız.

Sayın İlgili;

KAŞİF AĞABEY’imizin kanı yerde kalmıştır. Öldürenlerin cezalandırılmasıyla rahmetli abimiz yattığı yerde huzur bulacak.

Neden öldürüldüğüne gelince;

Fetullah Cemaati dünyanın her yerinde ılımlı islam maskesini takarak adeta bir maymuncuk gibi islam ülkelerinde istediği yere gelebiliyordu. Cemaat üyelerinin CIA ve NSA akademilerinde casus yetiştirme programları ile yetiştirilerek hedef ülkelere sızdığını kendi kaynaklarından öğrenip bunu MİT’e raporlamıştı. O zamanlar AK PARTİ ve FETULLAHÇILAR kanka durumdaydılar ama MİT’e gelen bir çok rapor cemaatin başka planları olduğunu gösteriyordu. Ama AK PARTİ başlarda müdahale etmedi. Ne zaman ki meşhur Hakan Fidan’ı tutuklama darbesi ve yolsuzluk olayı patladı Tayyip Erdoğan o zaman cemaatin fişini çekti.

Tabi Kaşif Ağabey’de cemaatin istihbari faaliyetleri ile ilgili deliller de mevcuttu, cemaat delillerin Kaşif ağabey de olduğunu fark edince TELEGRAM CİHAZI ile duruşmasına 10 gün kala infazı gerçekleştirdi. Arkasında hiçbir iz bırakmadan öldürüldü.

RAHMETLİ BÜYÜĞÜMÜZ KAŞİF AĞABEY ÇOK SIRADIŞI BİR İSTİHBARATÇIYDI.

ÖNEMLİ : KAŞİF KOMUTANIMIZIN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ KOMPLO TEORİLERİ /// Bir MİT’çinin hikayesi…

https://derinstrateji.wordpress.com/2014/11/06/onemli-kasif-komutanimizin-olumuyle-ilgili-komplo-teorileri-bir-mitci-nin-hikayesi/

ÖZEL BÜRO GRUBUNU VE FAALİYETLERİNİ DE YAKINDAN BİLİR VE DESTEK OLURDU.

KENDİSİYLE İLK OLARAK 2002 YILINDA MALTEPE’DE BİR ÇAY BAHÇESİNDE TANIŞMA İMKANI BULDUM. AFGANİSTAN’DA VE DAHA BİR ÇOK YERDE TÜRK BAYRAĞINI ŞEREFLE DALGALANDIRMIŞ BİR ÖZEL KUVVETLER SUBAYIYDI VE EN SEÇKİNLERİNDENDİ. BEN 22 OCAK 2011 TARİHİNDE TAHLİYE OLDUĞUMDA O HENÜZ AFGANİSTAN’DAN GELMEMİŞTİ, BU NEDENLE ONUNLA AYNI KOĞUŞTA KALMA ONURUNA ERİŞEMEDİM AMA AYNI DAVADA YARGILANDIĞIMIZ DOSTUM VE AĞABEYİM EMEKLİ YÜZBAŞI HASAN ATAMAN YILDIRIM ONUNLA AYNI KOĞUŞTA KALDILAR.

ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN BİR ÇOK TEORİ KONUŞULDUYSA DA ÖLÜM NEDENİ YOĞUN SPORA BAĞLI KALP YETMEZLİĞİ OLARAK AÇIKLANDI. TABİ BU DOĞRU DEĞİLDİ. ÇÜNKÜ O DA AYNI MERHUM BBP LİDERİ MUHSİN YAZICIOĞLU GİBİ TEKNOLOJİK BİR SUİKASTIN HEDEFİ OLMUŞTU. BU KONUDA BİLGİSİ OLANLAR ÇOK AZ VE KONUŞMUYORLAR. AMA GÜNÜ GELDİĞİNDE ARŞİVDEKİ TOZLU RAFLAR İNDİĞİNDE BU DA DİĞERLERİ GİBİ AYDINLANACAKTIR. EĞER BİRİLERİ BİZDEN ÖNCE DAVRANIP BİR RAF TEMİZLİĞİ YAPMAZSA TABİ.

Saygılarımla,

Erkut ERSOY

ERGENEKON SANIĞI

+90-539-570-2295

NOT : Eğer TELEGRAM konusunda detaylı olarak bilgi edinmek isterseniz lütfen aşağıdaki linkleri inceleyin.

/// DUYURU /// KÜRESEL GÜÇLER GİZLİ TEKNOLOJİLERİNİ TÜRKİYE’DE KULLANIYOR /// LÜTFEN TEPKİ VERİN ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/duyuru-kuresel-gucler-gizli-teknolojilerini-turkiyede-kullaniyor-lutfen-tep-ki-verin/

/// ÖNEMLİ /// MK-ULTRA & MIND CONTROL & ZİHİN KONTROLÜ HAKKINDA DÖKÜMANTER /// MKULTRA OFFICIALS ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/onemli-mk-ultra-mind-control-zihin-kontrolu-hakkinda-dokumanter-mkultra-officials/

/// VİDEO : YABANCI MK ULTRA MAĞDURLARININ AÇIKLAMALARI (İNGİLİZCE) /// MIND CONTROL VICTIMS ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/video-yabanci-mk-ultra-magdurlarinin-aciklamalari-ingilizce-mind-control-victims/

MK ULTRA PROJESİ : ABD ULUSAL GÜVENLİK TEŞKİLATINDAKİ (NSA) GİZLİ OPERASYONLAR ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-abd-ulusal-guvenlik-teskilatindaki-nsa-gizli-operasyonlar/

ARAŞTIRMA DOSYASI : ABD ULUSAL GÜVENLİK AJANSININ UZAKTAN KONTROL (REMOTE VIEWING) İLE İLGİLİ RAPORLARI ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/arastirma-dosyasi-abd-ulusal-guvenlik-ajansinin-uzaktan-kontrol-remote-viewing-ile-ilgili-rapo-rlari/

MK ULTRA PROJESİ : CIA’NİN MK ULTRA PROJESİ İLE İLGİLİ GİZLİ PROJE DOSYALARI ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-cianin-mk-ultra-projesi-ile-ilgili-gizli-proje-dosyalari/

MK ULTRA PROJESİ : BİR ZİHİN KONTROLÜ (MK ULTRA) KURBANININ BAŞINDAN GEÇENLER ///

https://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-bir-zihin-kontrolu-mk-ultra-kurbaninin-basindan-gecenler/

ÖZEL BÜRO GRUBU

Bu haber basında çok yankı buldu. İşte basından bir link :

http://www.superhaber.biz/serebro/kasif-kozinoglunun-olumuyle-ilgili-komplo-teorileri-bir-mitcinin-hikayesi-kose-yazisi-231y.html

MİT, 2004’te Gülen cemaatinin yurt dışı faaliyetlerini inceleyip Genelkurmay’a rapor sunmuş

İşte MİT’in mahkemeye sunduğu Kaşif Kozinoğlu raporu

90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler davası kapsamında Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne cezaevindeyken kalp krizi geçirip ölen Kaşif Kozinoğlu’yla ilgili belgeler gönderen MİT’in, Ağustos 2004’te yapılan MGK toplantısına sunulmak üzere Gülen cemaatinin yurt dışı faaliyetlerini inceleyip Genelkurmay Başkanlığı’na rapor gönderdiği ortaya çıktı.

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu’yla ilgili Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen raporda, Oda TV soruşturmasında aramalarda bulunan bir DVD’de yer alan “MİT takdimi, Fetullah Gülen yurt dışı faaliyetleri” başlıklı dosya klasörü için şu değerlendirmeler yapıldı:

“Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı’na yaptırılan incelemeden elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden , 10 sayfalık dijital verinin , Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısında sunulmak üzere Genelkurmay Başkanlığı ile kurulan koordinasyon neticesinde müsteşarlığımızca hazırlanan ve toplantının hazırlık çalışmaları çerçevesinde 21 Haziran 2004’te çıktısı alınarak, muhtemelen aynı gün Genelkurmay Başkanlığı yetkililerine intikal ettirildiği ifade edilen takdim metni olduğu, metni Milli Güvenlik Kurulu’na katılan diğer kurumlara da vermiş olabileceği, müsteşarlığımızdaki orijinal metnin ise bazı değişiklikler yapılmak suretiyle son olarak 22 Haziran 2004’te oluşturulduğu ve aynı gün çıktısının alındığı anlaşılmaktadır.”

90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne MİT’in gönderdiği belgeler arasında cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden MİT’çi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili rapor ve belgeler de yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ergenekon soruşturması kapsamında Kozinoğlu gözaltına alındıktan sonra yapılan aramalarda ve soruşturma kapsamında elde edilen belge ve bilgilerle ilgili MİT’e yazı yazarak bu bilgi ve belgelerin önem ve mahiyetini sorduğu ortaya çıktı. MİT Teftiş Kurulu’nun başsavcılığın yazısına istinaden 3.5.2011 tarihinde rapor hazırlayarak Başsavcılığa gönderildiği de yine belgelerde yer aldı. Belgede Kozinoğlu’nun MİT’e girişinden itibaren kurum içerisindeki başarısı ve geçirdiği soruşturmalara yer verildi. Öte yandan, Ergenekon soruşturmasında elde edilen 10 dijital veriden sorumlu tutulmaması gerektiği görüşü de savcılığa bildirildi.

İşte o rapordan bazı bölümler;

“Kozinoğlu’nun 1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu, TSK’den emekli olup ayrıldıktan sonra 1995 yılında teşkilata katıldığı, yurt içinde ve yurt dışında görevlerde bulunduğu, 1 Eylül 2010’dan bu yana müsteşarlık başmüşaviri olarak görev yaptığı belirlenmiştir.

Kaşif Kozinoğlu’nun teşkilatımızda görev yaptığı dönemde müsteşarlık makamı tarafından, 27 Aralık 2001, 29 Eylül 2006, 13 Aralık 2006, 5 Kasım 2007 ve 1 Nisan 2010’da teşekkür, 3 Nisan 2008 ve 10 Şubat 2010’da takdir ile ödüllendirildiği, Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra bazı (okunmuyor) madalya ve takdirlerine de mazhar olduğu belirlenmiştir.

Diğer taraftan adı geçenin, 19 Ekim 1995 tarihinde “üst makamların bilgisi dışında teşkilatı zor durumda bırakacak faaliyetlere tevessül ettiği, amirlerle ilgili dedikodu yaptığı, çirkin ithamlarda bulunduğu, amirlerle memurlar arasında güven kırıcı senaryolar ürettiği, ahlaki değerlere önem vermediği, elemanlarla münasebetleri teşkilat usul ve metotlarına uygun yürütmediği, personele karşı küfürlü ve huzursuzluğa yol açacak şekilde davrandığı, operasyonel çalışmalarda talimat dışı bağımsız hareket etme alışkanlığı edindiği” gerekçesiyle Operasyon Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mehmet Eymür tarafından kınama cezası ile tecziye edildiği, cezanın kanunla affa uğradığı,

Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile görüştüğüne ilişkin basında yer alan haberler üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığınca başlatılan inceleme neticesinde 15 Ağustos 2004 tarih , 53 sayılı ve 24 Ağustos 2004 tarih, 2 sayılı raporlar çerçevesinde herhangi bir sorumluluğunun tespit edilemediği, müsteşarlık çalışma prensiplerine uygun hareket ettiği kanaatine varılmıştır.

İstanbul C.Başsavcılığı’nın 27 Ekim 2004 tarih ve Hz. No: 2004972 sayılı iddianamesiyle “çıkar amaçlı suç örgütüne yardım ve yataklık” ile suçlandığı

11 Şubat 2005 tarihli yazılı basında yer alan “Enerji Bakanlığındaki enerji yolsuzluğunda gözaltına alınan Ezgi İnşaat Firmasının sahibi İbrahim Selçuk’un alacaklarının tahsili için Alaattin Çakıcı ile birlikte devreye girdiği” haberleri üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığınca başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan 10 Mart 2005 tarih ve 45 sayılı soruşturma raporunda kınama cezası ile tecziye edilmesinin ve 2937 sayılı kanunun 19.maddesi uyarınca başka bir kurum veya kuruluş emrine naklen atanmasının teklif edildiği, müsteşarlık makamının teklifleri çelişkili bulması nedeniyle uygulanmadığı,

İncelenen dosya münderecatından tespit edilmiştir.”

MİT Kozinoğlu’na yöneltilen sorular ve suçlamalar arasında olan belgelerle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı.

MİT, Odatv aramalarında elde edilen “koz.doc” isimli belge ile ilgili, “Koz.doc şeklindeki ismi ve söz konusu not, Kaşif Kozinoğlu hakkında şüphe uyandırmakta ise de savcılıkta bu iddiayı destekler mahiyette başka herhangi bir bilgibelge olmadığı takdirde , adı geçenin ifadesine itibar edilmesi gerektiği, sadece bu not nedeniyle suçlamada bulunulamayacağı değerlendirilmektedir.”

MİT Odatv aramalarında ele geçirilen belgelerle ilgili Kozinoğlu’na bir sorumluluk yüklenemeyeceğini belirtirken, PKK ile ilgili belgeler konusunda da Kozinoğlu’nun bu alanda görev almadığının altı çizildi.

‘Gülen-Nurculuk belgesi MGK öncesi gönderildi’

Öte yandan, aramalarda bulunan bir DVD’de yer alan “MİT takdimi, Fetullah Gülen yurt dışı faaliyetleri” başlıklı dosya klasörü için şu değerlendirmeler yapıldı:

“Bu klasörün içinde ‘Milli İstihbarat Teşkilatı- Müsteşarlık Takdimi- Fetullah Gülen grubunun yurt dışı faaliyetleri-24 Haziran 2004’ başlıklı ‘gizlilik’ dereceli, 5 numaralı sayfası eksik, toplam 10 sayfalık bir doküman ile ‘Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısı- Nurculuk faaliyetleri ve Fetullah Gülen konulu gündem maddesi için Genelkurmay Başkanlığı’nın takdim metni’ başlıklı, ‘gizli’ gizlilik dereceli, toplam 12 sayfalık bir dökümanın birlikte bulundukları görülmüştür.

Savcılık, Kaşif Kozinoğlu’nun ifadesini alırken bu dijital veri için “MİT’e ait olduğu anlaşılan’ tabirini kullanmıştır.

Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı’na yaptırılan incelemeden elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden , 10 sayfalık dijital verinin , Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısında sunulmak üzere Genelkurmay Başkanlığı ile kurulan koordinasyon neticesinde müsteşarlığımızca hazırlanan ve toplantının hazırlık çalışmaları çerçevesinde 21 Haziran 2004’te çıktısı alınarak, muhtemelen aynı gün Genelkurmay Başkanlığı yetkililerine intikal ettirildiği ifade edilen takdim metni olduğu, metni Milli Güvenlik Kurulu’na katılan diğer kurumlara da vermiş olabileceği, müsteşarlığımızdaki orijinal metnin ise bazı değişiklikler yapılmak suretiyle son olarak 22 Haziran 2004’te oluşturulduğu ve aynı gün çıktısının alındığı anlaşılmaktadır.

“Genelkurmay Başkanlığı Takdim Metni” başlıklı, 12 sayfalık diğer dokümanın ise müsteşarlığımıza ait olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Veri transfer sisteminde 21-27 Haziran 2004 tarih aralığında yapılan incelemede, söz konusu dokümana ilişkin herhangi bir veri transferinin gerçekleşmediği belirlenmiştir.

‘“Depodaki kitabın nasıl çoğaltıldığı tespit edilemedi’

Raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirmelere yer verildi:

“Sonuç olarak, İstanbul C.Başsavcılığı tarafından , ODATV’den ve ODATV Genel Yayın Yönetmeni’nin ikametgahından ele geçirildiği ifade olunan ve müsteşarlık baş müşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli olarak ifadesinin alınmasına ve akabinde tutuklanmasına neden olan 8’i dijital veri, 2’si basılı evrak sureti olmak üzere toplam 10 adet dökümandan herhangi birisinin adı geçenle dolaylı ve doğrudan ilgisi tespit edilememiştir.

Bununla birlikte, müsteşarlığımıza ait olup, MİT Eğitim Merkezi’ndeki depoda muhafaza edilen “irticai faaliyetler” adlı kitapla ilgili tereddütler maalesef giderilememiştir, 1999 yılından bu yana kitabın kimler tarafından, ne zaman ve ne şekilde çoğaltılarak ODATV’ye intikal ettirildiği hususu açıklığa kavuşturulamamıştır.

Diğer taraftan bu durum, MİT Eğitim Merkezi deposunda mevcut gizlilik dereceli kitapların muhafazasında ve kullanılması sürecinde güvenlik zafiyeti olduğunu ortaya koymuştur.”

‘ODATV aramalarında bulunan belgelerden Kozinoğlu işleme tabi tutulmamalı’

Netice ve kanaat bölümde, ODATV soruşturmasında elde edilen 10 dijital veriden Kozinoğlu’nun herhangi bir işleme tabi tutulmaması gerektiği yönündeki MİT’in kanaatine yer verildi. Devamında ise şöyle denildi:

“MİT Eğitim Merkezi deposunda mevcut gizlilik dereceli kitapların muhafazasında ve kullanılması sürecinde güvenlik zafiyeti olduğu ortaya çıktığından,

Muhabere Merkezi’nden faks cihazı marifetiyle dış kurumlara gönderilen evrakın güvenliğinin sağlanmasında bazı eksiklikler olduğu düşünüldüğünden,

Her iki birim için yukarıdaki maddelerde sıralanan ilave kontrol unsurlarının uygulamaya konulmasında fayda mütalaa edilmektedir.”

NSA GZL OPERASYONLAR.pdf

MK ULTRA PROJESİ /// VİDEO : CIA’in MK-Ultra Projesi ve Deneyleri

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=9MRq-7tvAlc&feature=em-uploademail

ÜNLÜ MİT’Çİ KAŞİF KOZİNOĞLU ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ /// KÜRESEL İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN V E CEMAATİN HEDEFİNDEYDİ

Sayın Vekilim;

Ergenekon Sanığı Kaşif KOZİNOĞLU Duruşmasına 10 gün kala iddiaya göre YOĞUN SPOR nedeniyle 13 Kasım 2011 tarihinde kalp krizinden öldü.

İddia bu şekildedir ama tespit doğru değildir. Otopside herhangi bir zehirlenme belirtisine de rastlanmamıştır.

Rahmetli Kozinoğlu’nu öldürenler ile rahmetli BBP LİDERİ Muhsin Yazıcıoğlu’na suikast düzenleyenler aynı gruptur.

Ek’te CIA ve NSA’deki dosya ismi olan MK ULTRA ya da diğer adları olan TELEGRAM, BETATRON, ELECTRO-MAGNETIC SURVEILLANCE hakkında bilgi yer alıyor. İncelediğinizde küresel gizli teknolojilerin ne boyutta olduğunu daha iyi kavrayacaksınız.

Sayın Vekilim;

KAŞİF AĞABEY’imizin kanı yerde kalmıştır. Öldürenlerin cezalandırılmasıyla rahmetli abimiz yattığı yerde huzur bulacak.

Neden öldürüldüğüne gelince;

Fetullah Cemaati dünyanın her yerinde ılımlı islam maskesini takarak adeta bir maymuncuk gibi islam ülkelerinde istediği yere gelebiliyordu. Cemaat üyelerinin CIA ve NSA akademilerinde casus yetiştirme programları ile yetiştirilerek hedef ülkelere sızdığını kendi kaynaklarından öğrenip bunu MİT’e raporlamıştı. O zamanlar AK PARTİ ve FETULLAHÇILAR kanka durumdaydılar ama MİT’e gelen bir çok rapor cemaatin başka planları olduğunu gösteriyordu. Ama AK PARTİ başlarda müdahale etmedi. Ne zaman ki meşhur Hakan Fidan’ı tutuklama darbesi ve yolsuzluk olayı patladı Tayyip Erdoğan o zaman cemaatin fişini çekti.

Tabi Kaşif Ağabey’de cemaatin istihbari faaliyetleri ile ilgili deliller de mevcuttu, cemaat delillerin Kaşif ağabey de olduğunu fark edince TELEGRAM CİHAZI ile duruşmasına 10 gün kala infazı gerçekleştirdi. Arkasında hiçbir iz bırakmadan öldürüldü.

RAHMETLİ BÜYÜĞÜMÜZ KAŞİF AĞABEY ÇOK SIRADIŞI BİR İSTİHBARATÇIYDI.

ÖNEMLİ : KAŞİF KOMUTANIMIZIN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ KOMPLO TEORİLERİ /// Bir MİT’çinin hikayesi…

https://derinstrateji.wordpress.com/2014/11/06/onemli-kasif-komutanimizin-olumuyle-ilgili-komplo-teorileri-bir-mitci-nin-hikayesi/

ÖZEL BÜRO GRUBUNU VE FAALİYETLERİNİ DE YAKINDAN BİLİR VE DESTEK OLURDU.

KENDİSİYLE İLK OLARAK 2002 YILINDA MALTEPE’DE BİR ÇAY BAHÇESİNDE TANIŞMA İMKANI BULDUM. AFGANİSTAN’DA VE DAHA BİR ÇOK YERDE TÜRK BAYRAĞINI ŞEREFLE DALGALANDIRMIŞ BİR ÖZEL KUVVETLER SUBAYIYDI VE EN SEÇKİNLERİNDENDİ. BEN 22 OCAK 2011 TARİHİNDE TAHLİYE OLDUĞUMDA O HENÜZ AFGANİSTAN’DAN GELMEMİŞTİ, BU NEDENLE ONUNLA AYNI KOĞUŞTA KALMA ONURUNA ERİŞEMEDİM AMA AYNI DAVADA YARGILANDIĞIMIZ DOSTUM VE AĞABEYİM EMEKLİ YÜZBAŞI HASAN ATAMAN YILDIRIM ONUNLA AYNI KOĞUŞTA KALDILAR.

ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN BİR ÇOK TEORİ KONUŞULDUYSA DA ÖLÜM NEDENİ YOĞUN SPORA BAĞLI KALP YETMEZLİĞİ OLARAK AÇIKLANDI. TABİ BU DOĞRU DEĞİLDİ. ÇÜNKÜ O DA AYNI MERHUM BBP LİDERİ MUHSİN YAZICIOĞLU GİBİ TEKNOLOJİK BİR SUİKASTIN HEDEFİ OLMUŞTU. BU KONUDA BİLGİSİ OLANLAR ÇOK AZ VE KONUŞMUYORLAR. AMA GÜNÜ GELDİĞİNDE ARŞİVDEKİ TOZLU RAFLAR İNDİĞİNDE BU DA DİĞERLERİ GİBİ AYDINLANACAKTIR. EĞER BİRİLERİ BİZDEN ÖNCE DAVRANIP BİR RAF TEMİZLİĞİ YAPMAZSA TABİ.

Saygılarımla,

Erkut ERSOY

ERGENEKON SANIĞI

+90-539-570-2295

NOT : Eğer TELEGRAM konusunda detaylı olarak bilgi edinmek isterseniz lütfen aşağıdaki linkleri inceleyin.

/// DUYURU /// KÜRESEL GÜÇLER GİZLİ TEKNOLOJİLERİNİ TÜRKİYE’DE KULLANIYOR /// LÜTFEN TEPKİ VERİN ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/duyuru-kuresel-gucler-gizli-teknolojilerini-turkiyede-kullaniyor-lutfen-tep-ki-verin/

/// ÖNEMLİ /// MK-ULTRA & MIND CONTROL & ZİHİN KONTROLÜ HAKKINDA DÖKÜMANTER /// MKULTRA OFFICIALS ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/onemli-mk-ultra-mind-control-zihin-kontrolu-hakkinda-dokumanter-mkultra-officials/

/// VİDEO : YABANCI MK ULTRA MAĞDURLARININ AÇIKLAMALARI (İNGİLİZCE) /// MIND CONTROL VICTIMS ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/07/video-yabanci-mk-ultra-magdurlarinin-aciklamalari-ingilizce-mind-control-victims/

MK ULTRA PROJESİ : ABD ULUSAL GÜVENLİK TEŞKİLATINDAKİ (NSA) GİZLİ OPERASYONLAR ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-abd-ulusal-guvenlik-teskilatindaki-nsa-gizli-operasyonlar/

ARAŞTIRMA DOSYASI : ABD ULUSAL GÜVENLİK AJANSININ UZAKTAN KONTROL (REMOTE VIEWING) İLE İLGİLİ RAPORLARI ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/arastirma-dosyasi-abd-ulusal-guvenlik-ajansinin-uzaktan-kontrol-remote-viewing-ile-ilgili-rapo-rlari/

MK ULTRA PROJESİ : CIA’NİN MK ULTRA PROJESİ İLE İLGİLİ GİZLİ PROJE DOSYALARI ///

http://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-cianin-mk-ultra-projesi-ile-ilgili-gizli-proje-dosyalari/

MK ULTRA PROJESİ : BİR ZİHİN KONTROLÜ (MK ULTRA) KURBANININ BAŞINDAN GEÇENLER ///

https://stratejikoperasyon.wordpress.com/2014/03/08/mk-ultra-projesi-bir-zihin-kontrolu-mk-ultra-kurbaninin-basindan-gecenler/

ÖZEL BÜRO GRUBU

Bu haber basında çok yankı buldu. İşte basından bir link :

http://www.superhaber.biz/serebro/kasif-kozinoglunun-olumuyle-ilgili-komplo-teorileri-bir-mitcinin-hikayesi-kose-yazisi-231y.html

MİT, 2004’te Gülen cemaatinin yurt dışı faaliyetlerini inceleyip Genelkurmay’a rapor sunmuş

İşte MİT’in mahkemeye sunduğu Kaşif Kozinoğlu raporu

90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler davası kapsamında Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne cezaevindeyken kalp krizi geçirip ölen Kaşif Kozinoğlu’yla ilgili belgeler gönderen MİT’in, Ağustos 2004’te yapılan MGK toplantısına sunulmak üzere Gülen cemaatinin yurt dışı faaliyetlerini inceleyip Genelkurmay Başkanlığı’na rapor gönderdiği ortaya çıktı.

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu’yla ilgili Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen raporda, Oda TV soruşturmasında aramalarda bulunan bir DVD’de yer alan “MİT takdimi, Fetullah Gülen yurt dışı faaliyetleri” başlıklı dosya klasörü için şu değerlendirmeler yapıldı:

“Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı’na yaptırılan incelemeden elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden , 10 sayfalık dijital verinin , Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısında sunulmak üzere Genelkurmay Başkanlığı ile kurulan koordinasyon neticesinde müsteşarlığımızca hazırlanan ve toplantının hazırlık çalışmaları çerçevesinde 21 Haziran 2004’te çıktısı alınarak, muhtemelen aynı gün Genelkurmay Başkanlığı yetkililerine intikal ettirildiği ifade edilen takdim metni olduğu, metni Milli Güvenlik Kurulu’na katılan diğer kurumlara da vermiş olabileceği, müsteşarlığımızdaki orijinal metnin ise bazı değişiklikler yapılmak suretiyle son olarak 22 Haziran 2004’te oluşturulduğu ve aynı gün çıktısının alındığı anlaşılmaktadır.”

90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne MİT’in gönderdiği belgeler arasında cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden MİT’çi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili rapor ve belgeler de yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ergenekon soruşturması kapsamında Kozinoğlu gözaltına alındıktan sonra yapılan aramalarda ve soruşturma kapsamında elde edilen belge ve bilgilerle ilgili MİT’e yazı yazarak bu bilgi ve belgelerin önem ve mahiyetini sorduğu ortaya çıktı. MİT Teftiş Kurulu’nun başsavcılığın yazısına istinaden 3.5.2011 tarihinde rapor hazırlayarak Başsavcılığa gönderildiği de yine belgelerde yer aldı. Belgede Kozinoğlu’nun MİT’e girişinden itibaren kurum içerisindeki başarısı ve geçirdiği soruşturmalara yer verildi. Öte yandan, Ergenekon soruşturmasında elde edilen 10 dijital veriden sorumlu tutulmaması gerektiği görüşü de savcılığa bildirildi.

İşte o rapordan bazı bölümler;

“Kozinoğlu’nun 1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu, TSK’den emekli olup ayrıldıktan sonra 1995 yılında teşkilata katıldığı, yurt içinde ve yurt dışında görevlerde bulunduğu, 1 Eylül 2010’dan bu yana müsteşarlık başmüşaviri olarak görev yaptığı belirlenmiştir.

Kaşif Kozinoğlu’nun teşkilatımızda görev yaptığı dönemde müsteşarlık makamı tarafından, 27 Aralık 2001, 29 Eylül 2006, 13 Aralık 2006, 5 Kasım 2007 ve 1 Nisan 2010’da teşekkür, 3 Nisan 2008 ve 10 Şubat 2010’da takdir ile ödüllendirildiği, Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra bazı (okunmuyor) madalya ve takdirlerine de mazhar olduğu belirlenmiştir.

Diğer taraftan adı geçenin, 19 Ekim 1995 tarihinde “üst makamların bilgisi dışında teşkilatı zor durumda bırakacak faaliyetlere tevessül ettiği, amirlerle ilgili dedikodu yaptığı, çirkin ithamlarda bulunduğu, amirlerle memurlar arasında güven kırıcı senaryolar ürettiği, ahlaki değerlere önem vermediği, elemanlarla münasebetleri teşkilat usul ve metotlarına uygun yürütmediği, personele karşı küfürlü ve huzursuzluğa yol açacak şekilde davrandığı, operasyonel çalışmalarda talimat dışı bağımsız hareket etme alışkanlığı edindiği” gerekçesiyle Operasyon Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mehmet Eymür tarafından kınama cezası ile tecziye edildiği, cezanın kanunla affa uğradığı,

Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile görüştüğüne ilişkin basında yer alan haberler üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığınca başlatılan inceleme neticesinde 15 Ağustos 2004 tarih , 53 sayılı ve 24 Ağustos 2004 tarih, 2 sayılı raporlar çerçevesinde herhangi bir sorumluluğunun tespit edilemediği, müsteşarlık çalışma prensiplerine uygun hareket ettiği kanaatine varılmıştır.

İstanbul C.Başsavcılığı’nın 27 Ekim 2004 tarih ve Hz. No: 2004972 sayılı iddianamesiyle “çıkar amaçlı suç örgütüne yardım ve yataklık” ile suçlandığı

11 Şubat 2005 tarihli yazılı basında yer alan “Enerji Bakanlığındaki enerji yolsuzluğunda gözaltına alınan Ezgi İnşaat Firmasının sahibi İbrahim Selçuk’un alacaklarının tahsili için Alaattin Çakıcı ile birlikte devreye girdiği” haberleri üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığınca başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan 10 Mart 2005 tarih ve 45 sayılı soruşturma raporunda kınama cezası ile tecziye edilmesinin ve 2937 sayılı kanunun 19.maddesi uyarınca başka bir kurum veya kuruluş emrine naklen atanmasının teklif edildiği, müsteşarlık makamının teklifleri çelişkili bulması nedeniyle uygulanmadığı,

İncelenen dosya münderecatından tespit edilmiştir.”

MİT Kozinoğlu’na yöneltilen sorular ve suçlamalar arasında olan belgelerle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı.

MİT, Odatv aramalarında elde edilen “koz.doc” isimli belge ile ilgili, “Koz.doc şeklindeki ismi ve söz konusu not, Kaşif Kozinoğlu hakkında şüphe uyandırmakta ise de savcılıkta bu iddiayı destekler mahiyette başka herhangi bir bilgibelge olmadığı takdirde , adı geçenin ifadesine itibar edilmesi gerektiği, sadece bu not nedeniyle suçlamada bulunulamayacağı değerlendirilmektedir.”

MİT Odatv aramalarında ele geçirilen belgelerle ilgili Kozinoğlu’na bir sorumluluk yüklenemeyeceğini belirtirken, PKK ile ilgili belgeler konusunda da Kozinoğlu’nun bu alanda görev almadığının altı çizildi.

‘Gülen-Nurculuk belgesi MGK öncesi gönderildi’

Öte yandan, aramalarda bulunan bir DVD’de yer alan “MİT takdimi, Fetullah Gülen yurt dışı faaliyetleri” başlıklı dosya klasörü için şu değerlendirmeler yapıldı:

“Bu klasörün içinde ‘Milli İstihbarat Teşkilatı- Müsteşarlık Takdimi- Fetullah Gülen grubunun yurt dışı faaliyetleri-24 Haziran 2004’ başlıklı ‘gizlilik’ dereceli, 5 numaralı sayfası eksik, toplam 10 sayfalık bir doküman ile ‘Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısı- Nurculuk faaliyetleri ve Fetullah Gülen konulu gündem maddesi için Genelkurmay Başkanlığı’nın takdim metni’ başlıklı, ‘gizli’ gizlilik dereceli, toplam 12 sayfalık bir dökümanın birlikte bulundukları görülmüştür.

Savcılık, Kaşif Kozinoğlu’nun ifadesini alırken bu dijital veri için “MİT’e ait olduğu anlaşılan’ tabirini kullanmıştır.

Güvenlik İstihbaratı Başkanlığı’na yaptırılan incelemeden elde edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden , 10 sayfalık dijital verinin , Milli Güvenlik Kurulu’nun 24 Haziran 2004 tarihli toplantısında sunulmak üzere Genelkurmay Başkanlığı ile kurulan koordinasyon neticesinde müsteşarlığımızca hazırlanan ve toplantının hazırlık çalışmaları çerçevesinde 21 Haziran 2004’te çıktısı alınarak, muhtemelen aynı gün Genelkurmay Başkanlığı yetkililerine intikal ettirildiği ifade edilen takdim metni olduğu, metni Milli Güvenlik Kurulu’na katılan diğer kurumlara da vermiş olabileceği, müsteşarlığımızdaki orijinal metnin ise bazı değişiklikler yapılmak suretiyle son olarak 22 Haziran 2004’te oluşturulduğu ve aynı gün çıktısının alındığı anlaşılmaktadır.

“Genelkurmay Başkanlığı Takdim Metni” başlıklı, 12 sayfalık diğer dokümanın ise müsteşarlığımıza ait olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Veri transfer sisteminde 21-27 Haziran 2004 tarih aralığında yapılan incelemede, söz konusu dokümana ilişkin herhangi bir veri transferinin gerçekleşmediği belirlenmiştir.

‘“Depodaki kitabın nasıl çoğaltıldığı tespit edilemedi’

Raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirmelere yer verildi:

“Sonuç olarak, İstanbul C.Başsavcılığı tarafından , ODATV’den ve ODATV Genel Yayın Yönetmeni’nin ikametgahından ele geçirildiği ifade olunan ve müsteşarlık baş müşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli olarak ifadesinin alınmasına ve akabinde tutuklanmasına neden olan 8’i dijital veri, 2’si basılı evrak sureti olmak üzere toplam 10 adet dökümandan herhangi birisinin adı geçenle dolaylı ve doğrudan ilgisi tespit edilememiştir.

Bununla birlikte, müsteşarlığımıza ait olup, MİT Eğitim Merkezi’ndeki depoda muhafaza edilen “irticai faaliyetler” adlı kitapla ilgili tereddütler maalesef giderilememiştir, 1999 yılından bu yana kitabın kimler tarafından, ne zaman ve ne şekilde çoğaltılarak ODATV’ye intikal ettirildiği hususu açıklığa kavuşturulamamıştır.

Diğer taraftan bu durum, MİT Eğitim Merkezi deposunda mevcut gizlilik dereceli kitapların muhafazasında ve kullanılması sürecinde güvenlik zafiyeti olduğunu ortaya koymuştur.”

‘ODATV aramalarında bulunan belgelerden Kozinoğlu işleme tabi tutulmamalı’

Netice ve kanaat bölümde, ODATV soruşturmasında elde edilen 10 dijital veriden Kozinoğlu’nun herhangi bir işleme tabi tutulmaması gerektiği yönündeki MİT’in kanaatine yer verildi. Devamında ise şöyle denildi:

“MİT Eğitim Merkezi deposunda mevcut gizlilik dereceli kitapların muhafazasında ve kullanılması sürecinde güvenlik zafiyeti olduğu ortaya çıktığından,

Muhabere Merkezi’nden faks cihazı marifetiyle dış kurumlara gönderilen evrakın güvenliğinin sağlanmasında bazı eksiklikler olduğu düşünüldüğünden,

Her iki birim için yukarıdaki maddelerde sıralanan ilave kontrol unsurlarının uygulamaya konulmasında fayda mütalaa edilmektedir.”

NSA GZL OPERASYONLAR.pdf

MK ULTRA PROJESİ /// VİDEO : Illuminertia – Mind Control

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=CHPv0xGRX2Y&feature=youtu.be

MK ULTRA PROJESİ : ASELSAN ölümleriyle ilgili bomba rapor !

Aselsan çalışanı Erdem Uğur’un geçtiğimiz ocak ayında evinde ölü bulunması dikkatleri bir kez daha Aselsan ölümlerine çevirdi.

Beşi intihar, ikisi kaza olarak kayıtlara geçen 7 ölüm üzerine birçok spekülasyon yapıldı. Kurumun genel müdürü Faik Eken de geçtiğimiz günlerde ‘bu kişilerin burada çalıştıkları için öldürüldüklerini söylemek yanlış olur’ dedi. Peki bu kişiler intihar mı etti, öldürüldü mü?

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun raporuna göre; mühendisler zihin kontrolü ile intihara sürüklenmiş olabilir. İki yıl önce hazırlanan rapora bilimsel görüş veren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "kurumda gizli yapılanma olabilir çalışanlar incelenmeli" dedi.

Habertürk’ün haberine göre, Yedi parlak zeka, beş farklı intihar, iki şüpheli kaza. Hepsi geleceğe dair plan yaptığı dönemde art arda psikolojik sorun yaşamaya başladı ve bir süre sonra ölü bulundu. beşi kayıtlara intihar olarak geçti.

Hepsinin ortak noktaları Aselsan’da bir dönem çalışmış ya da hali hazırda çalışırken ölmüş olmaları.

"ASELSAN ÖLÜMLERİNDE KİRLİ MÜDEHALE VAR"

Dördüncü ölümün ardından kamuoyunda spekülasyonlar çoğalınca Başbakanlık Teftiş Kurulu harekete geçti ve müfettişler 2013 yılında bir rapor hazırlamaya başladı.

Raporda dikkat çekici bir ayrıntı yer alıyor. Buna göre; mühendisler elektromanyetik dalgalarla zihin kontrolü yöntemiyle intihara sürüklenmiş olabilir.

Savcılığa yollanan raporda, mühendislerin, bu şekilde intihara yönlendirilmiş olma ihtimalinin gözardı edilmemesi istendi. Ancak aradan geçen iki senede, iki mühendisin daha şüpheli bir şekilde ölmesine rağmen, bu yönde bir açıklama yapılmadı.

Oysa ki, müfettişler bu ihtimal üzerine bilimsel görüş almışlardı. bu görüşün sahibi, Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Aselsan yönetiminin konuyu ciddiye alıp, inceleyip bir rapor hazırlamadığını belirten Tarhan, "ölümlerde kirli müdehale var" dedi.

"KİŞİ MEYİLLİYSE İNTİHARA SÜRÜKLENİR"

İki yıl önce müfettişlerin, ‘bu kişiler elektromanyetik silahlardan etkilenmiş mi, zihin sağlıkları, akıl sağlıkları bozularak böyle bir şeye yönlendirilmiş olabilirler mi? ‘ diye görüş istediklerini belirten Tarhan, " Belli bir oranın üzerinde bu kişiler elektromanyetik alana maruz kalmışlarsa bu kişilerde çeşitli ruhsal sorunlar ortaya çıkaması beklenir dedim" diye konuştu.

Nevzat Tarhan’a göre, Aselsan mühendisleri elektromanyetik alanda 6 dakikadan fazla kalmış olabilir. Eğer öyleyse bu durumda baş ağrısı, sersemlik, unutkanlık, gerginlik, depresif yapı gibi durumlar oluşur. bu hergün yapılırsa, kişi eğer meyilliyse intihar eder ya da öldürülür, intihar süsü verilir.

"MÜHENDİSLERİN PROJELERİNE ENGEL OLMAK İSTEYENLER OLABİLİR"

Peki eğer elektromanyetik alana maruz kaldırlarsa bu kendi çalıştıkları ortam nedeniyle mi, yoksa dışarıdan müdahale ile mi gerçekleşti? Prof. Dr. Tarhan’ın bu soruda dikkat çektiği nokta ilginç. Bu konuda dikkatli çalışan kurumlarda, ki Aselsan öyle, orada muhakkak teknik tedbirler alınmıştır. Ama kurum içinde eğer gizli yapılanmalar varsa, bu kişilerin projelerine engel olmak istiyorlarsa, ki bu işler yüksek zihinsel fonksiyon gerektiren işler, yazılım yapıyorlar- bu kişilere elektromanyetik uyaran vererek dikkatlerini dağıtmak, kaos oluşturmak, unutklanlık, dalgınlık yapmak zor değil.

Bu nedenle orada çalışanların incelenmesi, araştırılması gerekiyor. Aselsan yönetiminin bu konuyu ciddiye alıp, araştırıp rapor verdiğine dair bir bilgi kamuoyuna yansımadı."

ASELSAN, İDDİALARA YANIT VERMEDİ

Tarhan, aynı kurumda önemli projelerde çalışan kişilerin art arda ölmelerinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, "bu olaylar şu anda kendiliğinden olmuş, rastlantısal olaylar diyemiyoruz. Benim şahsi görüşüm burada bazı kirli müdahaleler var.

Bu konudaki soru işaretleri kuşkulu bir şekilde zihnimizde duruyor"dedi. Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda da yer alan ‘elektromanyetik müdehale’ iddialarını haberi hazırlarken Aselsan’a da sorduk. Ancak Aselsan’dan herhangi bir yanıt gelmedi.

MK ULTRA PROJESİ : Mühendis ölümleri – Aselsan o iddiaya yanıt vermedi

Aselsan çalışanı Erdem Uğur’un geçtiğimiz ocak ayında evinde ölü bulunması dikkatleri bir kez daha Aselsan ölümlerine çevirdi.

Aselsan’daki ölümler üzerindeki sır perdesi aralanıyor mu? Beşi intihar, ikisi kaza olarak kayıtlara geçen 7 ölüm üzerine birçok spekülasyon yapıldı. Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun iki yıl önce hazırladığı rapora göre mühendisler elektromanyetik dalgalarla zihin kontrolü yöntemiyle intihara sürüklenmiş olabilir.

‘Elektromanyetik müdahale’ iddialarını Aselsan’a soran Habertürk gazetesi, herhangi bir yanıt alamadığını okurlarına duyurdu. Aselsan’daki sır ölümlere ilişkin iddialar bugün Habertürk’te yer aldı.

Yedi parlak zeka, beş farklı intihar, iki şüpheli kaza. Hepsi geleceğe dair plan yaptığı dönemde art arda psikolojik sorun yaşamaya başladı ve bir süre sonra ölü bulundu. beşi kayıtlaraintihar olarak geçti. Hepsinin ortak noktaları Aselsan’da bir dönem çalışmış ya da hali hazırda çalışırken ölmüş olmaları.

"ASELSAN ÖLÜMLERİNDE KİRLİ MÜDAHALE VAR"
Dördüncü ölümün ardından kamuoyunda spekülasyonlar çoğalınca Başbakanlık Teftiş Kurulu harekete geçti ve müfettişler 2013 yılında bir rapor hazırlamaya başladı. Raporda dikkat çekici bir ayrıntı yer alıyor. Buna göre; mühendisler elektromanyetik dalgalarla zihin kontrolü yöntemiyle intihara sürüklenmiş olabilir.

Savcılığa yollanan raporda, mühendislerin, bu şekilde intihara yönlendirilmiş olma ihtimalinin gözardı edilmemesi istendi. Ancak aradan geçen iki senede, iki mühendisin daha şüpheli bir şekilde ölmesine rağmen, bu yönde bir açıklama yapılmadı. Oysa ki, müfettişler bu ihtimal üzerine bilimsel görüş almışlardı. bu görüşün sahibi, Prof. Dr. Nevzat Tarhan. Haberturk’e Aselsan yönetiminin konuyu ciddiye alıp, inceleyip bir rapor hazırlamadığını belirten Tarhan, "ölümlerde kirli müdahale var" dedi.

"KİŞİ MEYİLLİYSE İNTİHARA SÜRÜKLENİR"
İki yıl önce müfettişlerin, ‘bu kişiler elektromanyetik silahlardan etkilenmiş mi, zihin sağlıkları, akıl sağlıkları bozularak böyle bir şeye yönlendirilmiş olabilirler mi? ‘ diye görüş istediklerini belirten Tarhan, "Belli bir oranın üzerinde bu kişiler elektromanyetik alana maruz kalmışlarsa bu kişilerde çeşitli ruhsal sorunlar ortaya çıkarması beklenir dedim" diye konuştu.

Nevzat Tarhan’a göre, Aselsan mühendisleri elektromanyetik alanda 6 dakikadan fazla kalmış olabilir. Eğer öyleyse bu durumda baş ağrısı, sersemlik, unutkanlık, gerginlik, depresif yapı gibi durumlar oluşur. bu her gün yapılırsa, kişi eğer meyilliyseintihar eder ya da öldürülür,intihar süsü verilir.

"MÜHENDİSLERİN PROJELERİNE ENGEL OLMAK İSTEYENLER OLABİLİR"
Peki eğer elektromanyetik alana maruz kalırlarsa bu kendi çalıştıkları ortam nedeniyle mi, yoksa dışarıdan müdahale ile mi gerçekleşti? Prof. Dr. Tarhan’ın bu soruda dikkat çektiği nokta ilginç.

"Bu konuda dikkatli çalışan kurumlarda, ki Aselsan öyle, orada muhakkak teknik tedbirler alınmıştır. Ama kurum içinde eğer gizli yapılanmalar varsa, bu kişilerin projelerine engel olmak istiyorlarsa ki bu işler yüksek zihinsel fonksiyon gerektiren işler, yazılım yapıyorlar bu kişilere elektromanyetik uyaran vererek dikkatlerini dağıtmak, kaos oluşturmak, unutkanlık, dalgınlık yapmak zor değil. Bu nedenle orada çalışanların incelenmesi, araştırılması gerekiyor. Aselsan yönetiminin bu konuyu ciddiye alıp, araştırıp rapor verdiğine dair bir bilgi kamuoyuna yansımadı."

ASELSAN, İDDİALARA YANIT VERMEDİ
Tarhan, aynı kurumda önemli projelerde çalışan kişilerin art arda ölmelerinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, "Bu olaylar şu anda kendiliğinden olmuş, rastlantısal olaylar diyemiyoruz. Benim şahsi görüşüm burada bazı kirli müdahaleler var. Bu konudaki soru işaretleri kuşkulu bir şekilde zihnimizde duruyor" dedi.